8. Hukuk Dairesi 2012/14549 E. , 2013/17532 K. "" ........ Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali davasının reddine dair.......Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.11.2010 gün ve 376/812 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; .........parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde kaldığını kumsal ni…
**8. Hukuk Dairesi 2012/14549 E. , 2013/17532 K.** **"İçtihat Metni"** ........ Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali davasının reddine dair.......Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.11.2010 gün ve 376/812 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; .........parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde kaldığını kumsal niteliğinde bulunduğunu açıklayarak davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili özetle; 1171 nolu parsel üzerindeki birinci kat iki nolu meskenin tapu kaydına güvenerek iyi niyetle iktisap ettiklerini, kıyı kenar çizgisinin bu yerden geçmediğini davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamlarından sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinden bahisle hak düşürücü süre geçtiği için davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde Hazine vekili tarafından dilekçesinde yazılı olan gerekçelerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; tapu kaydı getirilmiştir. 1171 nolu parsel: 468 m2 olarak, arsa niteliğiyle kat irtifaklı olarak intikal, satış ve ifrazdan sonra paylı mülkiyet üzere ... ile dört arkadaşı adına tescilli olduğu görülmüştür. Hatay Valiliğinin dosyada mevcut 25 Kasım 2004 tarih ve 4159 sayılı yazısına göre bu yerde kıyı kenar çizgisinin idarece belirlenerek 09.09.1976 tarihinde onaylandığını bildirmiştir. Yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporu dosya içerisindedir. Hemen belirtmek gerekir ki, Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 tarih, 2009/31 Esas- 2011/77 Karar sayılı kararında özetle; “… 25.02.2009 gün ve 5841 sayılı çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 2. maddesi ile 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesi ile 3402 sayılı aynı Kanuna eklenen geçici 10.maddenin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline …” karar verilmiş ve bu iptal kararı ........ 23.07.2011 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kural olarak, ........iptal kararları makable şamil değildir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 153/2. maddesi ve 10.03.1969 gün, 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde açıklandığı üzere iptal; kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkların etkilemez ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına girer. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının derdest olan davalara uygulanacağında kuşku bulunmamaktadır.