Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2798 E. , 2024/4455 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2798 Karar No : 2024/4455 TEMYİZ EDEN (MÜDAHİL): (Davalı Yanında Katılan)... DAVALI : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2798 E. , 2024/4455 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2798 Karar No : 2024/4455 TEMYİZ EDEN (MÜDAHİL): (Davalı Yanında Katılan)... DAVALI : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Dairemizin 01/03/2023 tarih ve E:2020/1156, K:2023/1203 sayılı kararı sonucunda kesinleşen ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı arasındaki hüküm uyuşmazlığının, kesinleşen idari yargı kararının kaldırılması ve kesinleşen adli yargı kararının benimsenmesi suretiyle giderilmesi amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi isteminden ibarettir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının hüküm uyuşmazlığı bulunduğunu iddia ettiği kararların ilgili bulunduğu davaların taraflarının, konularının ve ilgili yasa maddelerinin farklı olduğu ayrıca, uygulanmaları açısından herhangi bir engelin olmadığı, dolayısıyla hüküm uyuşmazlığı iddiası yerinde bulunmamakla birlikte; öncelikle, davacının böyle bir istemde bulunma ehliyetinin olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, müdahilin yer aldığı davada hükmün taraflar hakkında verileceğinin kurala bağlandığı, derdest bir davanın her aşamasında o davaya katılmada hukuki yararı bulunduğunu iddia eden ve bu iddiası yargı yerince kabul edilerek davaya katılan üçüncü kişinin, yanında katıldığı tarafın yardımcısı olduğu, müdahilin taraf sıfatı bulunmadığından kendisine yönelik hüküm oluşturulamayacağı, müdahile yönelik biçimde hüküm oluşturulamama durumunun, müdahil açısından bir takım önemli hukuki sonuçlar doğurduğu, bu hukuki sonuçların; müdahilin tek başına hükmün icrasını isteyememesi, temyiz, karar düzeltme ve hüküm uyuşmazlığının giderilmesi gibi kanun yollarına başvuramamasının örnek olarak verilebileceği, bu bakımdan, davalı idare yanında müdahil olan başvurucunun hüküm uyuşmazlığının giderilmesini istemek noktasında ehliyetli olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle müdahilin hüküm uyuşmazlığının giderilmesi isteminin ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müdahil olarak davanın sonucundan doğrudan etkilendiği, yanında davaya müdahil olduğu idareden bağımsız kanun yollarına başvuru hakkının olduğu, nitekim bu konuda Danıştay içtihadı birleştirme kararının bulunduğu, yanında davaya katıldığı idarenin işlem ve açıklamalarına aykırı talebinin olmadığı, aksi kararın adil yargılanma hakkını ihlal edeceği ileri sürülmektedir. YANINDA DAVAYA MÜDAHİL OLUNAN DAVALI İDARENİN BEYANI :Temyiz başvurusunun reddi talep edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ :Olayda, davalı idare yanında davaya katılan müdahil tarafından, 15/09/2023 havale tarihli, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek üzere... Vergi Mahkemesine hitaben sunulan dilekçe ile "adli ve idari yargı yerleri arasında doğan hüküm uyuşmazlığının kesinleşen idari yargı kararının kaldırılması ve kesinleşen adli yargı kararının benimsenmesi suretiyle giderilmesi" talebini içermesi, söz konusu talebin, adli ve idari yargı yerleri arasında doğduğu iddia edilen hüküm uyuşmazlığının çözümüne yönelik olduğunda kuşku bulunmaması, hüküm uyuşmazlığını çözüm ve başvuruda bulunan müdahilin ehliyetli olup olmadığı gibi ilk inceleme konularını değerlendirme ve karara bağlama görev ve yetkisinin, Uyuşmazlık Mahkemesinde olması nedeniyle, Vergi Mahkemesinin görev ve yetkisini aşarak, müdahilin hüküm uyuşmazlığına başvuru yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile ehliyet yönünden reddine ilişkin kararında ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuki isabet görülmediğinden, temyize konu vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı sonucunda kesinleşen ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı arasındaki hüküm uyuşmazlığının kesinleşen idari yargı kararının kaldırılması ve kesinleşen adli yargı kararının benimsenmesi suretiyle giderilmesi amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi isteminden ibarettir. İLGİLİ MEVZUAT: 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; Uyuşmazlık Mahkemesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkeme olduğu, 24. maddesinde; 1. maddede gösterilen yargı mercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığının kabul edileceği, ilgili kişi veya makamın, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesini isteyebileceği, bu halde olumsuz görev uyuşmazlığının çıkarılması ile ilgili 15 ve 16. maddelerdeki usul kurallarının uygulanacağı, 15. maddesinde; olumsuz görev uyuşmazlıklarında dava dosyalarının, son görevsizlik kararını veren yargı merciince, bu kararın kesinleşmesinden sonra, taraflardan birinin istemi üzerine, ilk görevsizlik kararını veren yargı merciine ait dava dosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderileceği, 16. maddesinde; Uyuşmazlık Mahkemesinin, olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgili dosyaların ilk incelemesi sırasında ve gerekli gördüğü hallerde ilgili Başsavcıların görüşünü de alarak, görevli yargı merciini belirten kararını vereceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, adli ve idari yargı mercileri arasındaki hüküm uyuşmazlıklarını çözme görev ve yetkisinin, Uyuşmazlık Mahkemesine ait olduğu, ilgili kişi veya makamın, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesini isteyebileceği, dosyaların ilk incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince yapılacağı anlaşılmaktadır. Olayda, davalı idare yanında davaya katılan müdahil tarafından, 15/09/2023 havale tarihli, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek üzere... Vergi Mahkemesine hitaben sunulan dilekçe ile "adli ve idari yargı yerleri arasında doğan hüküm uyuşmazlığının kesinleşen idari yargı kararının kaldırılması ve kesinleşen adli yargı kararının benimsenmesi suretiyle giderilmesi" talebini içermesi, söz konusu talebin, adli ve idari yargı yerleri arasında doğduğu ileri sürülen hüküm uyuşmazlığının çözümüne yönelik olduğunda kuşku bulunmaması, hüküm uyuşmazlığını çözüm ve başvuruda bulunan müdahilin ehliyetli olup olmadığı gibi ilk inceleme konularını değerlendirme ve karara bağlama görev ve yetkisinin, Uyuşmazlık Mahkemesinde olması nedeniyle, Vergi Mahkemesinin görev ve yetkisini aşarak, müdahilin hüküm uyuşmazlığına başvuru yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile ehliyet yönünden reddine ilişkin kararında ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuki isabet görülmediğinden, temyize konu vergi dava dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.