11. Ceza Dairesi 2023/10 E. , 2024/1053 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/521 E., 2014/149 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2011/521 Esas, 2014/149 Karar sayılı kararı il…
**11. Ceza Dairesi 2023/10 E. , 2024/1053 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/521 E., 2014/149 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2011/521 Esas, 2014/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine dair Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2017/9441 Esas, 2021/5976 Karar sayılı kararı üzerine 08.04.2014 tarihli kesinleştirme şerhi ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/15376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138087 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138087 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/09/2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında "sahte fatura düzenleme" suçundan kamu davası açılması, "sahte fatura kullanma" suçundan ise açılmış bir davanın bulunmaması karşısında, ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura kullanma" ve "sahte fatura düzenleme" suçlarının birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, "2010 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan hüküm kurulmasında, 2-Kabule göre de, 213 sayılı Vergi Usûl Kanunu'nun 367. maddesi gereğince, dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı, ancak mütalaa ve vergi suçu raporu olmayan "2010 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçundan hüküm kurulmasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un Kaçakçılık Suçları ve Cezaları başlıklı 359 uncu maddesinin (b) bendi, "...Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.", aynı Kanun'un 367 nci maddesinin birinci fıkrası, "Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir." şeklindedir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme ile kamu davasının sınırları ortaya konulmaktadır. 3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.10.2022 tarihli ve 2022/11-153 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararında; "...Vergi kaçakçılığı suçları içinde en sık işlenen suçlardan olan sahte belge düzenlemek veya kullanmak suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlardır. Bu bağlamda incelendiğinde; Vergi belgelerindeki sahteciliğin amacı; düzenleyen için komisyon almak suretiyle haksız kazanç sağlamak veya vergi doğuran faaliyetini vergi dairesi bilgisi dışında tutarak vergi ödememek; kullanan için ise gideri fazla gösterip matrahı düşürmek, dolayısıyla vergiyi az ödemek veya hiç ödememek ya da hakkı olmayan vergi iadesi veya indiriminden yararlanmaktır. Yine belirtilen suçlar yönünden suçun konusunun farklı olup olmadığına da değinmek gerekecektir. Vergi kanunlarına göre düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeler her iki suçun da konusunu oluşturmaktadır. Ancak uyuşmazlık konusuyla ilgisi bakımından tek bir failin sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin ikisini de gerçekleştirdiği durumlarda düzenlenen ve kullanılan söz konusu belgelerin aynı ya da farklı olmaları failin işlediği suç sayısının belirlenmesinde önem arz etmektedir. Örneğin; failin bizzat düzenlediği sahte belgeyi, kendi mükellefiyeti yönünden vergi dairelerine sunduğu beyannamelere konu etmesi durumunun söz konusu olmadığı bir olayda, kullandığı belgelerin, başka bir sahte belge düzenleyicisi tarafından hazırlanan belgeler; düzenlediği belgelerin ise kendi mükellefiyetine ya da başka mükelleflere ait belgeleri gerçeğe aykırı olarak doldurmak suretiyle tanzim ettiği veya tamamen sahte oluşturduğu ve üçüncü şahısların kullanması için verdiği belgeler olacağı, böyle bir durumda failin düzenlediği ve kullandığı belgelerin, yani suç konularının birbirinden farklılık arz edeceği açıktır. Maddede belirtilen sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma suçlarında failin hareketi de birbirinden farklılık arz etmektedir. Sahte belge düzenleme suçunun maddi unsurunun hareket kısmını; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin asıl veya suretlerinin kanuni şekle uygun olarak tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi oluştururken, sahte belge kullanma suçunun maddi unsurunun hareket kısmını; sahte belgenin deftere kaydedilmesinden sonra dahil edildiği beyannamenin mükellef tarafından vergi dairesine verilmesi oluşturmaktadır. Özel Dairenin yerleşik uygulamalarında da sahte belge düzenlemek veya kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu kabul edilmekte, bu yöndeki Yargıtay uygulamasının doktrin tarafından da ağırlıklı olarak benimsendiği görülmektedir." denilmek suretiyle "sahte fatura düzenleme" ve "sahte fatura kullanma" suçlarının birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, birbirlerine dönüşemeyeceği kabul edilmektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 225 nci maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fail ve fiilden ibaret olup, sanık hakkında Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.09.2011 tarihli ve 2010/8619 Soruşturma, 2011/2342 Esas sayılı iddianamesiyle, ... Vergi Dairesi Başkanlığı Rapor Değerlendirme Komisyonu’nun 31.03.2011 tarihli ve RDKM-2011/15 sayılı komisyon mütalaası ile ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak "2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan kamu davası açıldığı, sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ayrı suçları oluşturduğu, "2010 takvim yılında sahta fatura kullanma" suçu yönünden verilmiş bir mütalaa ve açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında hem sahte fatura düzenleme hem de sahte fatura kullanma suçları anlatıldıktan sonra, hüküm fıkrasında sanığın sahte fatura kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2011/521 Esas, 2014/149 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.