Ceza Genel Kurulu 2014/345 E. , 2017/345 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sanık ...'ın tehdit suçundan 5237 sayılı TCK’nun 106/1, 62, 53, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.11.2010 gün ve 151-185 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.02.2014 gün …
**Ceza Genel Kurulu 2014/345 E. , 2017/345 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sanık ...'ın tehdit suçundan 5237 sayılı TCK’nun 106/1, 62, 53, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.11.2010 gün ve 151-185 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.02.2014 gün ve 984-1075 sayı ile; "...Oluşa ve dosya kapsamına göre; kardeş olan sanık ile mağdur arasında mal paylaşımı nedeniyle ihtilaf bulunduğu, İstanbul'da ikamet eden mağdurun geldiğini gören sanığın 'Buradan git, seni keserim, öldürürüm' dedikten hemen sonra bıçakla mağduru yaraladığı olayda; sanığın sarf ettiği sözlerin yaralama kastını gösterdiği, bu sözleri söylemesinin hemen ardından mağdura bıçakla vurmak suretiyle kastını ortaya koyduğu ve kastın yenilenmesinin de söz konusu olmadığı, sanığın bu eyleminin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, unsurları oluşmayan tehdit suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 03.04.2014 gün ve 51144 sayı ile; “... Maddi olayda, müşteki ... ile sanık ...'ın kardeş oldukları, 16.06.2009 tarihinde müşteki ...'ın İstanbul ilinden Düziçi ilçesine gelmesi üzerine, buna karşı çıkan sanık ...'ın müştekiye hitaben 'Buradan git, seni keserim, seni öldürürüm' diyerek elinde bulunan bıçak ile müştekiyi tehdit ettiği ve bıçakla göğüs sol kısmından yaraladığı, müştekinin alınan adli raporunda, 'Göğüs sol kısmında 3 cm uzunluğunda, 2 cm derinliğinde delici kesici alet yaralanmasının bulunduğu, sanığın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir' nitelikte müştekiyi yaraladığı, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında, müştekiyi korkutmak amacıyla yaraladığını ikrar etmesi ve tanık anlatımları göz önüne alındığında, sanığın yaralama kastıyla hareket etmeyip tehdit kastıyla eylemi gerçekleştirdiği ve sanık hakkında TCK'nun 106/3. maddesi kapsamında yaralama suçunun yanında, tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği halde, Yüksek Dairece sanığın sarf ettiği sözlerin yaralama kastını gösterdiği, bu sözleri söylemesinin hemen ardından mağdura bıçakla vurmak suretiyle kastını ortaya koyduğu ve kastın yenilenmesinin de söz konusu olmadığı, sanığın bu eyleminin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu, bu nedenle tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.