15. Hukuk Dairesi 2015/465 E. , 2016/168 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi . Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bı…
**15. Hukuk Dairesi 2015/465 E. , 2016/168 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi . Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ayıplı olarak imâl edildiği ileri sürülen torbalardaki ayıbın giderilme bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin; süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 16.04.2007 tarihli "....Sözleşmesi"nden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşme niteliği itibarıyla zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir eser sözleşmesidir. Davacı, bu sözleşmenin iş sahibi, davalı ise yüklenicisi konumundadır. Davacı iş sahibi davasında, davalı tarafından sözleşme hükümleri uyarınca imâl edilen torbaların garanti süresi içersinde kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek ayıbın giderilmesi bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece; ayıbın garanti süresi içerisinde meydana gelmesine karşın davacı tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Eser sözleşmelerinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip, iş sahibine teslim ettiği eserdeki sözleşme ve fenne aykırılıklar olup ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eser olarak tanımlanmaktadır. Ayıbın varlığı ile muayene ve ihbar mükellefiyetinin yerine getirildiği hallerde iş sahibinin sözleşme ve ayıbın ortaya çıktığı tarihlerde yürürlükte olup somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 360. maddesine göre üç hakkı mevcuttur. Bunlardan birincisi, BK'nın 360/I. maddesine göre eserin iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabulü icbar edilemeyecek derecede kusurlu olması halinde eseri reddederek bedelinin iadesini isteme, ikincisi aynı maddenin II. fıkrası uyarınca ayıp bu derecede önemli değilse bedelde indirim ve üçüncüsü de aynı maddenin II. fıkra ikinci cümlesi gereğince tamirinin büyük bir masrafı gerektirmemesi halinde tamirini (onarımını) isteme hakkıdır. Şayet yüklenici tarafından yapılan imalâtla ilgili bir garanti verilmişse yüklenici, açık ayıplar yönünden muayene ve