10. Hukuk Dairesi 2023/14002 E. , 2024/587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/150 E., 2023/184 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, kara
**10. Hukuk Dairesi 2023/14002 E. , 2024/587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/150 E., 2023/184 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. Dava Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalı şirkette 2008 yılından beri yılın belirli dönemlerinde sürekli belirli dönemlerinde ise aralıklarla çeltik yükleme boşaltma işinden sigortasız işçi olarak çalıştığını, 06.04.2014 günü müvekkilinin davalı şirkete ait çeltik fabrikasında sürekli olarak yaptığı gibi kamyondan çeltik çuvallarını indirirken çeltik çuvallarından dökülen çeltiğin paleti tıkaması sebebiyle paleti temizlemeye çalışırken müvekkilinin sol kolunun palete sıkıştığını ve iki yerden kırıldığını, müvekkilinin hemen İpsala Devlet Hastanesine yatırıldığını ve tedavi altına alındığını, olay neticesinde şirket sorumluları ..., ve ... hakkında soruşturma yürütüldüğünü ve şirket sorumluları hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan iddianame düzenlendiğini ve halen İpsala Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/74 Esasında yargılamanın devam ettiğini, ilgili mahkeme dosyasının hazırlık aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunda davalı şirketin iş kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin çalıştığı iş sahasında müvekkilinin sigortasız çalıştırıldığını, çalışma alanında gerekli kontol ve koordinasyonun sağlanmadığını, ... Devlet Hastanesince düzenlenen rapora göre müvekkilinin kolundaki kırıklar nedeni ile ağır derecede etkilendiğinin belirlendiğini, müvekkilinin geçimini hamallık yaparak kazandığını, bu geçirdiği kazanın müvekkilinin maddi ve manevi zorluklara neden olduğunu beyan ederek müvekkilinin davalı iş yerinde uğradığı kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. Cevap 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının hamal olduğunu, şirket çalışanı olmadığını, firma ile hukuki herhangi bir bağı olmadığından davalı firma aleyhine dava açamayacağını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının piyasada serbest hamal olarak çalıştığını, gerek davalıya gerek civardaki diğer fabrikalara gerekse sair işlere günlük yevmiye karşılığı gittiğini davacının yeşil kartlı olduğunu, Sosyal Güvelik Kurumuna bağlı olmadığını, davacı ile aralarında bir hizmet akdinin olmadığını, davacının delil olarak gösterdiği İpsala SCM'de yargılamanın devam ettiğini, bu dava neticelenmeden davanın bir iş kazası sayılamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiaları göz önüne alınarak Kurum kayıtları incelendiğinde davacının kaza ile ilgili olarak SGK Edirne İl Müdürlüğüne başvurmadığını, davacının öncelikle geçirdiği kaza ile ilgili olarak SGK'ya başvurması, kontrol memurluğunca inceleme yapılması ve ÇSGB'nin müfettişlerinin raporlar düzenlemesi gerektiğini, Kurum kayıtlarının karine olması sebebiyle davacının çalışma veya iş kazası iddiasının yazılı delilerle ispat etmesinin gerektiğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. Mahkeme Kararı Mahkemenin 04.12.2014 tarihli ve 2014/156-2014/370 Esas ve Karar sayılı kararıyla; davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 31.03.2016 tarih ve 2015/6067 - 2016/5680 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalı işyerinden işe giriş bildirgesinin verilmediği ve hizmet bildiriminde bulunulmadığı, davacının davalıya ait fabrikada çeltik çuvallarını indirirken 06.04.2013 tarihinde kaza geçirdiği, sadece kazanın olduğu 2013/Nisan ayı için davalı şirketin davacının hamal olarak çalıştığına dair muhtasar beyanname verildiği, bazı tanıkların davacının iş oldukça ama sürekli davalıya ait fabrikada çalıştığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden davacının serbest piyasa hamalı mı yoksa işyerinde devamlı çalışan hamal mı olduğu açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davacının yaptığı işin hamallık olduğu ve kazayı bu işi yaparken geçirdiği anlaşılmakla birlikte, piyasa hamalının sigortalı olamayacağı açık olduğu gözetilerek, davalıya ait işyerinin çeltik işleme fabrikası olup ve çeltik ve bunun gibi maddelerinin yükleme-boşaltma işini yapan bir işyeri olduğu, her gün veya belirli sürelerle düzenli olarak hamala ihtiyaç olup olmadığı, davacıya her gün iş verilip verilmediği, ücretin kim tarafından ödendiği ve ödenen ücret miktarı ve nasıl ödendiği (günlük, haftalık, aylık) hususlarını belirleyerek ve ihtilaflı dönemin tamamında çalışması bulunan tarafsız bordro tanıkları dinlenerek, bunların ifadeleri ile yetinilmemesi halinde Belediye ve zabıta aracılığıyla, aynı işi yapan komşu iş yerlerinin işveren ve çalışanları tespit edilip ifadelerine başvurularak, ayrıca işin süreklilik arz edip etmediği hususunda mahallinde keşif yapılarak işyeri kapsam ve kapasitesi belirlenip alanında uzman bir bilirkişiden alınacak rapor ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. "denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 14.02.2019 tarih ve 2016/722 -2019/52 Esas ve Karar sayılı kararı ile davacının davasının kabulüne, davacı ...'ın 06.04.2014 tarihinde davalının işyerinde uğradığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece 09.03.2021 tarih ve 2020/9838 - 2021/2962 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "Somut dava dosyası yukarıda anlatılan esaslar doğrultusunda incelendiğinde bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği ve verilen kararın eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olduğu görülmektedir. Mahkemece, davacının yaptığı işin hamallık olduğu ve kazayı bu işi yaparken geçirdiği anlaşılmakla birlikte, piyasa hamalının sigortalı olamayacağı açık olduğu gözetilerek, taşıma işinde davacının sürekli çalıştırılıp çalıştırılmadığı, piyasa hamallığı ve çağrıldıkça gelen hamal olup olmadığı, davacının geçimini gerçekten bu şekilde sağlayıp sağlamadığı tespit edilerek davalı tarafça davacının hizmet akdi ile çalışmasının bulunmadığının öne sürülmesi karşısında, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı, ödeme belgelerini içeren muhasebe evrakları değerlendirilerek, ödenen ücretlerin miktarı ve nasıl ödendiği (günlük, haftalık, aylık) hususlarını belirleyerek ödemelerin ne şekilde yapıldığını, mahallinde keşif yapılarak davalı iş yerinin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işyerinin kapasitesinin belirlenmesi, iş yerinde kadrolu hamala ihtiyaç bulunup bulunmadığı araştırılmalı, taşıma ve yükleme işinin nasıl ve kimlere yaptırıldığı, bilahare tarafları bilir, tarafsız kamu tanıkları tespit edilip, ihtilaflı dönemin tamamında çalışması bulunan tarafsız bordro tanıkları dinlenerek, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının mevcut olup olmadığı tespit edilmek suretiyle, davacının serbest piyasa hamalı şeklinde çalışıp çalışmadığı araştırılmalı; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacının İpsala Hamallar Kalkındırma Derneğine kayıtlı olmadığı bildirilmiş ise de müzekkere cevabında dernek başkanı tarafından davacının davalı işyerinde çeltik sezonunda (Eylül başından) sezon dönemi sonuna kadar iş kazasının meydana geldiği tarihe kadar çalıştığının bilindiğinin beyan edildiği, yine alınan bilirkişi raporunda iş kazasının meydana geldiği 2013 yılı itibari ile defter ve kayıtların davalı işverence ibraz edilmemesi, 2014 yılına ilişkin kayıtların sunulması nedeniyle davacıya yapılan ödemenin ne şekilde olduğu tespit edilememiş ise de, dinlenen kamu tanıklarının davacıyı, davalı işverenin işyerinde hamallık yapması nedeniyle tanıdıkları ve her sezon davalı işyerinde hamala ihtiyaç duyulduğuna, davalının da bu dönemde çalıştığına ilişkin anlatımları, bozma öncesi dinlenen davalı tanıklarının da sezon döneminde davacının davalının işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, bu haliyle tüm tanık anlatımları gözetildiğinde davacının sezonluk da olsa kaza tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığı başkaca bu süreçte iş almadığının anlaşıldığı, emek ve mesaisini bu işyerine harcadığı, yaptığı iş karşılığında ücretin davalı işverence ödendiği ve sezon dönemince davalı işverenin denetimi altında çalıştığı bu şekliyle zaman ve bağımlılık unsurunun bulunduğu, işçi-işveren arasındaki bağımlılık ve süreklilik ilişkisinin davacı ile davalı işveren arasında kurulduğunun kabulü ile davacının, davalının işyerinde meydana gelen yaralanmasının iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, davacının çalışan olmadığını belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,iş kazası tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla HUMK'un 428 ve 439 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.