Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5696 E. , 2024/965 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5696 Karar No : 2024/965 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Malmüdürlüğü-… KARŞI TARAF (DAVACI): … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ...'in sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2014 yılı kurumla…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5696 E. , 2024/965 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5696 Karar No : 2024/965 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Malmüdürlüğü-… KARŞI TARAF (DAVACI): … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ...'in sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2014 yılı kurumlar vergisi, 2014 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ile 2014/Ocak-Kasım dönemlerine ilişkin katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda, 07/10/2013 tarihinde mükellefiyet tesis ettiren ...'in davacıya vekaletname verdiği ve davacıyı vekil tayin ettiği, davalı idare tarafından söz konusu vekaletnameye istinaden davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği kabul edilmek suretiyle dava konusu vergi ziyaı cezalarının kesildiği görülmüş ise de, sahte belge düzenleme fiilinde bulunduğu kabul edilen ... tarafından davacıya vekaletname verilmiş olmasının davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğini ortaya koymaya yeterli olmadığı, vergi tekniği raporunda, davacının sahte belge düzenleme fiiline ne şekilde iştirak ettiğine dair bir tespitin bulunmadığı, ...'in muhasebecisi tarafından verilen ifade ve beyanlarda şirket faaliyetleri ile bağlantılı olarak davacı hakkında herhangi bir bilgiye ve ifadeye yer verilmediği, bu nedenle sahte belge düzenleme eylemi ile davacı arasında somut bir illiyet bağı kurulamadığı, kesilen vergi ziyaı cezalarının dayanaklarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği somut olarak tespit edilemeyen davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davalı idare tarafından davacı adına 2014/Ocak-Mart dönemine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak iki ayrı ihbarname düzenlendiğinin görüldüğü, Mahkemelerince yapılan ara karar ile dava konusu … sayılı vergi/ceza ihbarnamesi ile … sayılı vergi/ceza ihbarnamesinin aynı dönem, aynı tutar ve aynı cezaya ilişkin olduğu ve her iki ihbarnamenin de davacıya tebliğ edildiği belirtilerek buna ilişkin açıklama yapılmasının istenildiği, davalı idare tarafından verilen cevapta cezanın mükerrer kesildiğinin anlaşıldığı ve bu nedenle … sayılı vergi/ceza ihbarnamesinin kaldırıldığı, bu durumda davalı idare tarafından kaldırıldığı bildirilen … sayılı vergi/ceza ihbarnamesi yönünden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, Dairelerince verilen ara karar ile davaya konu vergi ziyaı cezalarına esas alınan ve davacının sahte belge düzenleme eylemine iştirak ettiği ileri sürülen ... hakkında yapılan tarhiyatlara ilişkin düzenlenen ihbarnamelerin anılan kişinin mirasçılarına tebliğ edildip edilmediğinin, tebliğ edildiyse bu işlemlere karşı dava açılıp açılmadığının, açılmışsa davanın hangi aşamada olduğunun sorulduğu, ara kararına cevaben davalı idare tarafından gönderilen yazıda, davacı hakkında kesilen cezalara esas alınan ... hakkında yapılan tarhiyatlara ilişkin olarak düzenlenen ihbarnamelerin ...'in mirasçılarına tebliğ edilmediğinin bildirildiği, bu durumda, ...'in sahte belge düzenlediği ve bu şekilde elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bırakarak vergi kaybına yol açtığı hususu sübuta ermediğinden, davacının sahte belge düzenleme eylemine iştirak ederek vergi kaybına sebep olduğu iddiasıyla adına kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediği, Mahkemece verilen kabul kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından davalı idare istinaf isteminin belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile anılan mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğunun ve davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinin tespit edildiği, davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında ve borcun tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, ...'in sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2014 yılı kurumlar vergisi, 2014 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ile 2014/Ocak-Kasım dönemlerine ilişkin katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaı sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, 2. fıkrasında vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı kuralına yer verildiği, 359. maddesinde ise; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağının ifade edildiği, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgenin sahte belge olduğu, kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanmasının 344. maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, "Cezalarda İndirim" başlıklı 360. maddesinde ise; 359. maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatini bulunmaması halinde Türk Ceza Kanunu'nun suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısının indirileceği bu itibarla, vergi kanunlarında düzenlenen vergi suç ve cezaları ile ilgili hususlarda uygulanacak olan Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesi gereğince, bir kişi tarafından işlenebilen bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda her bir failin sorumlu olduğunu, aynı Kanunun 40. maddesinin 1. fıkrasında ise; kasten ve hukuka aykırı olarak işlenen fiilin varlığının iştirakin oluşabilmesi için gerekli olduğu, diğer bir failin cezalandırılmasını engelleyen kişisel nedenlerin göz önünde bulundurulmaksızın her bir failin kendi kusurlu fiilinden dolayı cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile anılan mükellefin düzenlediği faturaların bir kısmının sahte olduğunun ve davacının da bu sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinin tespit edilmesi üzerine takdir komisyonuna sevk edilerek dava konusu vergi ziyaı cezalarının kesildiği ve davacı tarafından, söz konusu vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen Vergi Usul Kanunu'nda vergi suçlarına ilişkin düzenlemeler yer almakla birlikte ceza sorumluluğunun unsuru olan suça iştirak halinin tanımı bulunmamaktadır. Ceza hukukunda ceza sorumluluğunun esaslarını düzenleyen genel hukuk hükümlerinin düzenlendiği Türk Ceza Kanunu'nun suça iştirak halini düzenleyen bölümünde ise; suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her birinin fail olarak sorumlu olacağı; suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığının yeterli olduğu; suçun işlenişine iştirak eden her bir kişinin, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılacağı hususu düzenlenmiş olup, iştirak fiilinde esas olanın fiil olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından sahte belge düzenleme fiiline iştirak edilip edilmediğinin asıl borçlu şirket veya mükelleften bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Olayda; her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesi tarafından; ... adına sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle yapılan tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin ...'in mirasçılarına tebliğ edilmeden iştirak nedeniyle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin ihbarnamenin davacıya tebliğ edildiği görüldüğünden, ...'in sahte belge düzenlediği ve bu şekilde elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bırakarak vergi kaybına yol açtığı hususu sübuta ermeden, sahte belge düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiş ise de; yukarıda da belirtildiği üzere davacı tarafından sahte belge düzenleme fiiline iştirak edilip edilmediğinin asıl borçlu mükelleften bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesince öncelikle davacının iştirak halinde bulunduğu mükellefin sahte fatura ticareti faaliyetinde bulunup bulunmadığı (iştirak edilen fiil nedeniyle yapılan tarhiyatlara karşı açılmış dava varsa dikkate alınarak), bulunmuş ise davacının bu fiile iştirak edip etmediği hususu hakkında değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.