(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/6193 E. , 2011/9818 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bilidirdiği ... Belediyesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan taşınmazın tapuda…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/6193 E. , 2011/9818 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bilidirdiği ... Belediyesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 18/09/2009 havale tarihli ... bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile işaretli 7020,65 m²'lik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tescilin, aynı rapor ve krokide (A) harfiyle işaretli 9865.06 m2, (C) harfiyle işaretli 1343.80 m2 ve (D) harfiyle işaretli 621.94 m²'lik kısımlara yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından (B) harfiyle işaretli bölüme yönelik temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 01.03.1977 tarihinde ulanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 16/08/1966 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Mahkemece, krokide (B) harfi ile gösterilen temyize konu taşınmazın, orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek, davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan jeolog ve ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın öncesinin keletelik arazi olduğu, keşifteki bulgu ve incelemelere taşınmazın genel görünümü itibarıyla taşlık ve kayalık olduğu, toprağın kayalıklar arasında cepler halinde bulunduğu, taşınmazın üzerinde belirgin bir imar ve ihya çalışmasının yapılmadığı ve doğal hali ile bulunduğu, içindeki taşlık ve kayalık alanların tamamen temizlenmediği, dar kelete alanlarından açığa çıkan ... parçalarının bir kısmının kenarlara atılması suretiyle temizlendiği ve üzerinde bulunan delice ve harnup ağaçlarının aşısız olduğu açıklanmıştır. Bu tür yerlerde 3402 sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında imar ve ihyanın tamamlandığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Öte yandan dava konusu taşınmazın hükme esas alınan uzman orman bilirkişi ...’ın raporunda, çekişmeli taşınmazın doğal eğiminin % 15 olduğu, 1961 tarihli memleket haritasında çalılık simgeli yeşile ... alanda kaldığı bildirilmiştir.