12. Ceza Dairesi 2013/14796 E. , 2014/18753 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca Beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Sanık ...'ın beraatine ilişkin hükmün yapılan incelemesinde; Sanık ... hakkında yapılan yargıla
**12. Ceza Dairesi 2013/14796 E. , 2014/18753 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca Beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Sanık ...'ın beraatine ilişkin hükmün yapılan incelemesinde; Sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, 1. derece arkeolojik sit alanındaki taşınmaz üzerinde bulunan fiillerin ve ürünlerin sit kararından çok daha önce var olduğunun rapor edildiği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, temadi eden eylem nedeniyle sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, B) Sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükmün incelenmesine gelince; İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 20/03/1997 tarih ve 6736 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli “... Antik Kenti” içerisindeki 35 parselin, 23/05/2003 tarihi itibariyle sanık ...'a ait olduğu, adı geçen sanığın İstanbul ilinde ikamet etmesi nedeniyle taşınmazın bakımının sanık ... tarafından yapıldığı, sanıklar hakkında, bahse konu taşınmaz üzerine mandalina ağacı dikmek suretiyle 1. derece arkeolojik sit alanına fiziki müdahalede bulundukları iddiasıyla dava açıldığı; 28/06/2010 tarihinde icra edilen keşif sonrası arkeolog, inşaat ve ziraat mühendisi bilirkişilerce ortak düzenlenen 28/07/2010 tarihli raporda, 35 parselde mevcut mandalina ağaçlarının 4-5 yaşlarında olduğunun belirtildiği, tanık...'ın kovuşturma aşamasında verdiği ifadede, sanık ... suça konu tarlayı satın aldığında, üzerinde ağaçların mevcut olduğunu, yeni ağaç dikilmediğini, eskiden dikilmiş olmasına rağmen toprak yapısı ve yer altı suları nedeniyle ağaçların yaşlarına göre bodur kaldıklarını beyan ettiği, tanık beyanı dikkate alınarak 35 parsel üzerindeki ağaçların yaşlarının kesin şekilde belirlenmesi hususunda 28/07/2010 tarihli raporda imzası bulunan ziraat mühendisi bilirkişiden ek rapor alındığı, 20/04/2011 tarihli ek raporda, suça konu parseldeki mandalina ağaçlarının normal gelişimlerini sağlayamamaları nedeniyle yaşlarının hesaplanmasında yanılgıya düşüldüğünün ve 8-9 yıllık olduklarının belirtildiği anlaşılmakla; 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan ve sanık ...'e ait olup sanık ... tarafından bakımı yapılan taşınmaz üzerinde, ziraat fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti refakate alınmak suretiyle yeniden keşif yapılarak, toprak yapısı, yer altı sularının etkisi, suyun tuzluluk derecesi ve mandalin fidanlarının araziye dikilmeden önce fide olarak kaç yıl yetiştirildiği gibi teknik veriler dikkate alınmak suretiyle ağaç dikme fiilinin ne zaman gerçekleştirildiğinin, başka bir deyişle, taşınmaz üzerinde mevcut ağaçların kaç yıllık olduğunun her türlü şüpheden uzak biçimde belirlenmesi, ağaçların, suça konu taşınmazın sanık ... tarafından satın alındığı 23/05/2003 tarihinden sonra dikildiği sonucuna varılması halinde; sanık ...'nın bölgenin niteliğini bildiği de göz önünde bulundurularak, ağaç dikimi fiilinin, sanık ...'in talimatı ile sanık ... tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması, böylece maddi gerçeğin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, çelişkili bilirkişi raporlarına itibarla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.