Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6486 E. , 2024/3206 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6486 Karar No : 2024/3206 TEMYİZ EDEN (DAVACI ) : .. San. A.Ş. KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava ko…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6486 E. , 2024/3206 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6486 Karar No : 2024/3206 TEMYİZ EDEN (DAVACI ) : .. San. A.Ş. KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep ili Merkez ilçesi ... mahallesinde II-A grubu işletme ruhsatı sahibi davacının ruhsat sahasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin imar uygulaması ile alanı başka bir amaçla kullanacak olması nedeniyle 7. madde izinleri tamamlamayıp ruhsat sahasında üretim yapamadığından bahisle davalılardan müşterek ve müteselsilen şimdilik 50.000-TL lik zararının tazminine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen ihalesi sonucunda Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde bulunan ER:... sayılı II-A grubu maden sahası ihalesi uhdesinde kalan davacı tarafından; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nce söz konusu maden sahasında kalker ocağı kırma-eleme tesisi kurulması ve işletilmesinin uygun görülmediği, idarece maden sahasına ilişkin araştırma yapılmadan ihaleye çıkıldığı, olayda idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, dolayısıyla zararlarının karşılanması gerektiği ileri sürülmekte ise de; mevzuat hükümleri incelendiğinde, işletme izni verilebilmesi için Maden Kanunu'nun 7. maddesine göre gerekli izinlerin alınmış olması gerektiği, ancak söz konusu izinler ile ilgili sorumluluğun hak sahibine ait olduğu, ruhsat sahalarının ihalelerine katılanların, Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili araştırmayı ihaleden önce yapmaları gerektiği açık olup, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak ilk nazım imar planının 18/03/2005 tarihli Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı ile uygulama imar planının ise 17/11/2005 tarihli Büyükşehir Belediye Meclis Kararı ile onaylandığı dolayısıyla işletme ruhsatı tarihi itibariyle planlı olduğu anlaşılan söz konusu maden sahası ile ilgili gerekli araştırmayı ihaleden önce yapması gerekirken, bu sorumluluğunu gereği gibi getirmediği ve Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili gerekli araştırmayı önceden yapmadığı, bu sebeple zarara uğramasına kendi kusurunun neden olduğu, davalı idareler tarafından yürütülen idari işlemler ile arasında illiyet bağı bulunmadığı sonucuna varılan zararların tazmini talebinin reddi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti Mahkemece; dava konusu tazminat istemine konu olayda idarelere atfı kabil bir kusur bulunmadığı, ortaya çıktığı iddia edilen zararın davacının kendi kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise de; uyuşmazlıkta her bir idare için tazminat isteminin ayrı ayrı irdelenmesi gerekirken bunun yapılmadığı, bununla birlikte, işletme ruhsat sahasına konu alanın ruhsat tarihi itibariyle planlı olmasının ve işletme izni alınamaması noktasında, davacı şirketin bu durumu araştırmaması yada bilmemesinin nedeniyle kusurlu olduğu sonucunun çıkarılamayacağı, zira maden mevzuatı hükümlerine göre planlı alanlarda da izin alınarak faaliyette bulunulabileceği anlaşıldığından, mahkemenin dava konusu uyuşmazlıkta davacının kusurlu olduğu yönünde ki gerekçesinde ve buna bağlı olarak verilen kararda hukuki isabet görülmemiş; istinaf istemine konu kararın kaldırılarak yeniden değerlendirme yapılması gerektiği, Dava konusu tazminat istemi, davalı Maden İşleri Genel Müdürlüğü açısından incelendiğinde; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket tarafından, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün, ruhsat sahasının ihaleye çıkarmadan önce bu sahalar üzerinde herhangi bir kısıtlama olup olmadığıyla ilgili belediyeler nezdinde herhangi bir araştırma yapmadığı ve bu nedenle kusurunun bulunduğu ileri sürülmüş ise de; Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün bu nitelikte bir araştırma yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, ... Köyü (... Mahallesi) mevkiinde bulunan 95,73 hektarlık alana ilişkin olarak davacı şirkete 2012 yılında işletme ruhsatının verildiği, işletme ruhsatının verildiği bu tarihte herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı, işletme ruhsatının verildiği tarihten üç yıl sonra Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 14/08/2015 tarihli kararıyla kabul edilen planlar nedeniyle de Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, Dava konusu tazminat istemi davalı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi açısından değerlendirildiğinde ise; Öğretide ve Danıştay içtihatlarında, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, idarenin eylem veya işleminden gerçek, kesin olarak ortaya çıkmış, miktarı belli, uğranıldığı kanıtlanmış bir zararın doğması ve meydana gelen zarar ile idarenin eylem ve işlemi arasında doğrudan ilişki kurulabilen, biri diğerinin uygun ve normal sonucu olan bir nedensellik bağının bulunması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta; davacı şirketin, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan ruhsat sahasına güvenerek, söz konusu alanı işletip uzun yıllar söz konusu ruhsat sahasında çalışıp üretim yapacağını varsayarak ve bu amaçla işletmesine daha fazla yatırım yaparak risk aldığı, mal taahhüdünde bulunduğu ve piyasadan talep edilen mal siparişlerini karşılamak için yükümlülük altında giren borçlandırıcı sözleşmeler imzaladığı, kamu kurum ve kuruluşlarına mucır, agrega tedariki yapacağını varsayarak ihaleye girdiğini belirterek ruhsat sahasında üretim yapamaması nedeniyle yoksun kaldığı uğradığı kar mahrumiyetinden oluşan zararlarının tazmini istemiyle bakılmakta bu davayı açtığı dikkate alındığında, ortada tazmin borcuna konu olabilecek somut tespite dayalı muayyen, kesin ve gerçek bir zararın olmadığı, gösterilen zararların tamamen varsayım ve tahmine dayandığı, dolayısıyla tazmini mümkün bir zararın olmadığı anlaşıldığından, maddî tazminat isteminin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi açısından da bu gerekçeyle reddinin gerektiği sonucuna varıldığı, Öte yandan; dava konusu uyuşmazlığın mahkemeye erişim hakkı ve Anayasa Mahkemesi kararı ışığında değerlendirildiğinde de, davalı idare lehine maddi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurulduğundan Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığından kaldırılarak, belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, izinlerin alınması için dava dışı bir şirkete vekalet verildiği, bu şirketin ÇED izni almak Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığına görüşünün sorulduğu, ilgili idarenin 14.08.2015 tarihli kararı ile ruhsat sahasının ticaret borsası olarak planlandığından alanda davacının kalker ocağı ve kırma eleme tesisi kurmasının idarelerince uygun görülmediği, idarelerin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan kar mahrumiyeti tazminatının tahsili için bu davanın açıldığı, hukuk devleti ilkesi gereği kişilerin kendilerine uygulanacak kuralları bilme ve buna göre davranışlarını ayarlayabilme imkanının var olması gerektiği, bu ilkenin bir sonucu olarak da idarenin mali sorumluluğunun bulunduğu, maden ruhsatını kullanamamasının nedeninin Belediyenin imar düzenlemesi olduğu arada nedensellik bağının bulunduğu zararın miktarının ise mahkemece ortaya çıkarılacağı, Belediyenin alanda maden ruhsatı olduğu değerlendirmeden hazırlanan imar planı ile işletme faaliyetinin engellenmesi ile üretim yapamaması nedeniyle kazanç kaybı ile üretimin başlaması için hazırlık aşamasında harcanan bedellerde hizmet kusuru sebebiyle mağdur edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu savunulmaktayken, davalı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir. belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 24/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.