1. Hukuk Dairesi 2009/9956 E. , 2009/11576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, babasına ait olan K...köyü 183 parsel sayılı taşınmaza komşu 182 parsel iken ifraz sonucu oluşan 856 ve 857 parsel malikleri davalıların tel örgü çekmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmasının önlenmesine ve tel örgünün yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çek
**1. Hukuk Dairesi 2009/9956 E. , 2009/11576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, babasına ait olan K...köyü 183 parsel sayılı taşınmaza komşu 182 parsel iken ifraz sonucu oluşan 856 ve 857 parsel malikleri davalıların tel örgü çekmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmasının önlenmesine ve tel örgünün yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalıların müdahalesinin olmadığının keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, çaplı taşınmaza el atmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının yada kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır. Somut olayda, keşif sonucunda bilirkişice düzenlenen raporun keşfi izlemeye ve denetime olanak tanımadığı, yapılan uygulamanın ölçüm verilerinin belirtilmediği, kadastro sırasında konan nirengi noktalarının ve sabit noktaların gösterilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeleri karşılar biçimde yeniden keşif yapılıp bilirkişilerden rapor ve kroki alınması, davalıların taşınmaza müdahalesi bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz uygulama ve bilirkişi raporu ile yetinilip hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.