T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1908 KARAR NO : 2026/714 KARAR TARİHİ: 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/06/2025 NUMARASI : 2025/61 2025/417 DAVANIN KONUSU: Tazminat Taraflar arasındaki davada İstanbul 6. Tüketici Mahkemesince, İstanbul43. Asliye Hukuk Mahkemesince ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkeme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1908 KARAR NO : 2026/714 KARAR TARİHİ: 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/06/2025 NUMARASI : 2025/61 2025/417 DAVANIN KONUSU: Tazminat Taraflar arasındaki davada İstanbul 6. Tüketici Mahkemesince, İstanbul43. Asliye Hukuk Mahkemesince ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul 6. Tüketici Mahkemesince, "...Dava konusu aracın ilk sahibi ticari bir şirket olup, aracı mesleki ve ticari amaç için satın alması nedeni ile 6502 Sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince tüketici sıfatını taşımamaktadır. Davacının halefiyet esasına dayanarak açmış olduğu için ancak dava dışı ilk malik şirketin sahip olduğu haklarla sınırlı olmak üzere talepte bulunma hakkına sahip olacağından aracı ilk satın alanın ticari şirket olduğu gözetildiğinde aracı sonradan satın alan davacının da tüketici sıfatının olmadığı, taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olmadığı..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...Davacının dava konusu ... Şase numaralı, ...plaka sayılı ... marka, ... model aracı davalılardan 13.04.2021 tarihinde .... Ltd. Şti.'den satın alındığı, davalı şirketlerden dava dışı ".... Ltd. Şti." adlı şirket tarafından satın alındıktan sonra dava dışı bu şirket tarafından davacıya satıldığı, halefiyet ilkesi uyarınca davacının bu davayı açmış olması nedeniyle ilk araç satışı tacirler arası satış olup, davacı halefiyet ilkesine göre aracı satın aldığı dava dışı şirkete değil, dava dışı şirketin aracı satın aldığı şirkete karşı açmış olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...davacı tarafından dava konusu olan araçta gizli ayıp bulunduğundan bahisle araçtaki arızaların giderilmesine yönelik yapılan onarım bedellerinin davalıdan tahsilinin talep edildiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 11/2 Maddesine göre, davacının üretici ithalatçı konumunda olan davalı şirkete başvurabileceği, davacının ticari veya mesleki bir amaçla hareket etmemesi nedeni ile anılan yasanın 3/1-k Maddesine göre tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği, 3/1-ı maddesine göre tüketici ile ticari amaçla hareket eden kamu-özel gerçek veya tüzel kişileri arasında kurulan sözleşmesinin tüketici işlemi olarak tanımlandığı, 73/1 Maddesinde tüketici işlemine ilişkin davaralara Tüketici Mahkemeleri tarafından bakılacağının hüküm altına alındığı, göreve ilişkin kuralı daha da tartışmasız hale getiren 83/2 Maddesi hükmü ile de "diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi" 6502 Sayılı Yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağının açıkça belirtildiği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, açılan davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesinde ise, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukukî işlemin, sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması, tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Sözü geçen yasının 3. maddesine göre "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Asliye ticaret Mahkemesinin gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, görev, ilk alım-satım işleminin taraflarına göre değil de, davacının satın alma işleminde tüketici sıfatını haiz olup olmamasına göre belirlenecektir. Davacı tarafından açılan dava, satın almış oludğu araçta gizli ayıp bulunduğundan bahisle araçtaki arızaların giderilmesine yönelik yapılan onarım bedellerinin tahsiline ilişkin olup, araç, üretici veyahut tek satıcısı(distribütör) veyahut tek satıcının bayisinden satın alınmamış, bunlardan yapılan ilk satın alma işlemi tüketici sıfatını haiz olmayan kişi tarafından yapılmış olsa dahi "ikinci elde" satın alınan aracın hususi otomobil olmasına ve mesleki veyahut ticari amaçla hareket ettiğine dair bir bilgi ve belge bulunmayan davacının tüketici sıfatını haiz olmasına göre satın alma işlemi davacı bakımından tüketici işlemi olmaktadır.Keza, dava da, aracın Türkiye distribütörüne karşı onun tarafından verildiği iddia olunan uzatılmış garanti kapsamı ve ayıba tekeffül hükümlerine göre tüketici yasasından kaynaklanan haklara binaen açılmıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 09/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere