4. Hukuk Dairesi 2012/12169 E. , 2012/17693 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/07/2011 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi taraf…
**4. Hukuk Dairesi 2012/12169 E. , 2012/17693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/07/2011 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hakaret nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul olunmuş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı, eyleminin savunma hakkının kullanılmasından ibaret olup davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesi ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul olunarak istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacının Cumhuriyet Savcısı sıfatı ile yer aldığı bir duruşma sırasında davalının da sanık müdafisi olup, sanığın beyanlarının zapta geçirilmesi konusunda ihtilaf yaşandığı, bu sırada davalının davacıya hitaben söylediği sözlerden dolayı davalı hakkında ceza davası açıldığı, dosyanın temyiz edilmekle henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasının sonucu beklenerek ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bu bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.