T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1159 KARAR NO : 2026/98 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.04.2023 NUMARASI : 2021/709 Esas 2023/261 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27.09.2021 KARAR TARİHİ : 23.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.01.2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.04.202…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1159 KARAR NO : 2026/98 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.04.2023 NUMARASI : 2021/709 Esas 2023/261 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27.09.2021 KARAR TARİHİ : 23.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.01.2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.04.2023 tarih 2021/709 Esas 2023/261 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ......tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacının 03/01/2020 tarihinde .... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada ..... plakalı araç ile ..... plakalı aracın, karıştığı kazada yaralandığı, kolluk tarafından düzenlenen 07.01.2020 tarihli tutanakta .... plakalı araç sürücüsü ....'in ve .... plakalı araç sürücüsü....'ın kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, .... plakalı aracın sigortacısı .... A.Ş'nin ve .... plakalı aracın maliki ...'nün ve sigortacısı ... A.Ş'nin de kazadan doğan zararlardan sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı .... A.Ş vekili, davacının başvuru belgelerinde eksiklik bulunması nedeniyle usulüne uygun başvuru yapılmadığını, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili şirketin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere yalnızca gerçek zarardan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin gerekli araştırmaların yapılması ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespitinin gerektiği, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin mevzuata aykırı olduğu savunulmuştur. Davalı .... A.Ş vekili, davanın zamaşımına uğradığını, müvekkili şirkete eksik evrakla başvurulduğunu, müterafik kusurun bulunması halinde bunun tenzili gerektiği, müvekkil şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının sorumluluk kapsamında bulunmadığı, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespitinin gerektiği, faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiği, hatır taşıması indirimi talep ettikleri savunulmuştur. Davalı ... vekili, meydana gelen trafik kazasında davacını sağ el bileğinde kırık meydana geldiği, davacının kaza tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra 15/02/2021 tarihinde Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinden aldığı raprda özür oranının %12 olarak tespit edilirken rapor süresinin 2 yıl olarak belirlendiği, davacının müvekkili kurumda 657 Sayılı Kanun'a tabi olarak çalıştığından maaşında herhangi bir şekilde eksilme olmadığı, kalıcı iş göremezlikten bahsetmenin mümkün olmadığı, davacının müvekkili kurumda mühendis olarak görev yaptığından çeşitli işletmeleri denetlemekle görevli olduğu, davacının yaptığı işin kurum şoförünün kullandığı araçla çeşitli işletmelerde denetlemeler yapmak olduğu, davacının kaza tarihinden önce harcadığı efordan daha fazla efor harcamasının söz konusu olmadığı, davacının kaza tarihinden önce 04/01/2019 başlangıç tarihli rapora göre romatoid artrit tanısı aldığı, bunun göz önünde bulundurulması gerektiği savunulmuştur. Davalılar ....ve ....tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 03/01/2020 tarihinde, davalı sürücü .... idaresindeki .... plakalı otomobil ile davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin çarpışmasıyla kazanın meydana geldiği, 02/12/2021 tarihli bilirkişi raporu ve ATK'nun 09/03/2022 tarihli raporuna göre davalı sürücülerin %50'şer oranda kusurlu oldukları, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/3159 soruşturma nolu dosyasındaki ifade tutanaklarına göre, davacı, fabrika denetimi görevinden dönüş nedeniyle sürücü .... idaresindeki .... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu, hatır taşıması bulunmadığının anlaşıldığı, davalı sürücü ....'in idaresindeki ..... plakalı otomobilin, kaza tarihinde davalı ... A.Ş'nin trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, davalı sürücü ...'ın idaresindeki .... plakalı aracın işleteni, davalı ... olup, araç diğer davalı ... A.Ş. trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, Adli Tıp Kurumu İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 26/09/2022 tarih ve 13699 Karar nolu raporuna göre, davacının tüm vücut engellilik oranı %5 olarak tespit edildiği, aktüerya bilirkişi tarafından sunulan rapor ile, davacının devlet memuru olarak çalıştığı ve maaş bordrolarına göre geçici iş göremezlik döneminde maaşını almaya devam ettiği, %5 oranındaki maluliyetine ve davalıların %100 kusuruna göre yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik zararının 274.412,04-TL olarak tespit edildiği, davacının müterafik kusurunun bulunduğunun da ispat edilemediği, davaya konu kazanın oluşumunda ....plakalı otomobil sürücüsü davalı işletenler, araç sürücüleri ve araçların ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketlerinin sürücülerin kusur oranına isabet eden 137.206,02-TL sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketlerine 11/01/2021 tarihinde başvurulduğundan bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 22/01/2021 tarihinde temerrüde düştüklerinden davanın kısmen kabulü ile, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 274.412,04-TL sürekli iş göremezlik tazminatının; 137.206,02-TL kısmının davalılar ....'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve .... A.Ş.'den 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 274.412,04-TL sürekli iş göremezlik tazminatının; 137.206,02-TL kısmının davalılar ....'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'nden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve .... A.Ş.'den 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, dosyada mevcut 06.04.2022 tarihli adli sağlık kurulu raporunda davacının engellilik oranı %2 olarak belirkenmişken, 28.09.2022 tarihli raporda bu oranın %5 olarak belirlendiğini, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmediğini, 04.01.2019 tarihli rapora göre davacının romatoid artrit tanısı aldığı kaza nedeniyle tespit edilen maluliyet oranı, kaza ile illiyetli olmayan arazlarla birlikte değerlendirildiğini, davacının söz konusu kaza sebebiyle sigorta şirketlerinden herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılmadığını belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının 3. kişilere karşı sorumluluklarının niteliği de kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumludurlar. Aynı yasanın 163.maddesi gereğince; davacı alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun tamamen veya kısmen tahsilini isteyebilir. Borcun tamamen tahsiline kadar bütün borçluların sorumluluğunun devam edeceği de aynı yasanın 162/2 maddesinde açıklanmıştır. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup zarara neden olan davalılar meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacı açıkça davalıların kusur oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, müteselsil sorumluluğu bulunan davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda, gerek dava dilekçesinde; gerekse ıslah dilekçesinde zararın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmesine karşın, mahkemece her bir aracın sigorta şirketi, işleteni ve araç sürücüsünün kusur oranına göre tazminattan sorumlu tutulmasında isabet bulunmamakta ise de, bu hususta ileri sürülen herhangi bir istinaf sebebi bulunmadığından, dairemizce bu husus kaldırma konusu yapılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, davalılar alacaklıya karşı borçtan müteselsilen sorumludurlar. TBK'nun, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır. Bunun yanında, TBK'nun 166. maddesine göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğerleri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri için alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gerekir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan feragat etmiş olması veya böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine TBK'nun 168. maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceğine dair hükmüne havidir.(Yargıtay 17. HD'sinin 2016/4300 E-2019/2158 K sayılı kararı) Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalılar aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı sigorta şirketi hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıları etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir Davacı vekilince sunulan 09.01.2026 tarihli dilekçeyle, davacı ile davalı .... A.Ş. arasında varılan mutabakat gereğince 130.000 TL tazminat, 70.000 TL işlemiş faiz, 20.708,85 TL vekalet ücreti, 3.289 TL yargılama gideri ve 30.000 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 253.997,85-TL ödeme yapılması nedeniyle davalı .... A.Ş yönünden davadan açıkça feragat edildiğinden, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinden davalılar ... A.Ş ve ...'nün istinaf talebi konusunda herhangi bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiş, ayrıca taraflar arasında düzenlenen ibraname ve feragatname içeriğine göre söz konusu zarar tamamen tazmin edildiğinden davalı sigorta şirketi ile birlikte araç işleteni ve araç sürücüsünün de dava konusu kaza nedeniyle talep edilen her türlü hak, alacak ve davadan kayıtsız ve şartsız olarak ibra edildiğinden, davacı vekilince sunulan 09.01.2026 tarihli dilekçe ekindeki ibraname ve feragatname içeriği değerlendirilerek bu davalılar yönünden karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; ilk derece mahkemesi kararından sonra yargılama aşamasında, davacı vekilince sunulan 09.01.2026 tarihli dilekçe ekindeki ibraname ve feragatname uyarınca davalı ..... A.Ş yönünden davadan açıkça feragat edildiğinden bu davalı yönünden feragat nedeniyle davanın reddine; ibraname ve feragatname belgesinde davalı sigorta şirketiyle birlikte araç işleteni ve araç sürücüsünün de dava konusu kaza nedeniyle talep edilen tazminattan, tüm haklardan ve davadan kayıtsız ve şartsız olarak ibra edildiği görülmektedir. Bu halde, davacı için belirlenen maddi tazminat açısından davalı işleten ... ve davalı sürücü ....'ın ödeme nedeniyle ibra edildiği anlaşıldığından sunulan ibraname-feragatname içeriği değerlendirilerek, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yapılan ödeme nedeniyle bu davalılar yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının 09.01.2026 tarihli dilekçesi ile .... A.Ş yönünden davadan açıkça feragat edildiğinden, davalılar ..... A.Ş ve ...'nün istinaf talebi konusunda herhangi bir inceleme yapılmasına gerek görülmemekle birlikte Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.04.2023 tarih 2021/709 Esas - 2023/261 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, 137.206,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... A.Ş'den kaza tarihi olan 03.01.2020 tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 22/01/2021 tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı vekilince sunulan 09.01.2026 tarihli dilekçe ekindeki ibraname ve feragatname uyarınca davalı ... A.Ş yönünden davadan feragat edildiğinden, davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, Davacı vekilince sunulan 09.01.2026 tarihli dilekçe ekindeki ibraname ve feragatname uyarınca diğer davalılar ... ve ...'ın ödeme nedeniyle ibra edildiği anlaşıldığından, davalılar ... ve ...aleyhine açılan davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.372,54-TL karar harcından başlangıçta peşin olarak alınan 59,30-TL peşin harç ile 936,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 995,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.377,24-TL'nin davalılar .... ve ...A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından işbu dava nedeniyle sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı, 59,30-TL peşin harcı, 936,00-TL ıslah harcı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 2.546,80-TL ATK masrafı ve 1.476,80-TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 6.578,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 3.289,10-TL'sinin davalılar ... ve... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar .... ve ....A.Ş tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 20.708.85-TL vekalet ücretinin davalılar.....ve .... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, Davalı ....A.Ş, davalı ... ve davalı ... yönünden 09.01.2026 tarihli ibraname ve feragatname uyarınca davadan feragat edildiği anlaşılmakla, tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu konularda karar verilmesine yer olmadığına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi gereğince UYAP sistem üzerinden arabuluculuk dosyasında yapılan inceleme neticesinde sarf kararında 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığı görülmekle, arabuluculuk ücretinin davalılar ....ve .... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf karar harcının talep halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı .... A.Ş tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 23.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.