9. Ceza Dairesi 2024/9110 E. , 2025/895 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal, sağlık için tehlikeli madde temini suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahke…
**9. Ceza Dairesi 2024/9110 E. , 2025/895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal, sağlık için tehlikeli madde temini suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, özel hayatın gizliliğini ihlal ve sağlık için tehlikeli madde temini suçlarından beraatine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, organ sokma eyleminin gerçekleşmediğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ve yetersiz inceleme neticesinde kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal ve sağlık için tehlikeli madde temini suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, diğer suçlardan verilen ceza miktarlarının yeterli olmadığına, en üst hadden cezalandırılması gerektiğine, bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçlarından Kurulan Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Karar Yönünden 1. Mahkemece hata hükümleri değerlendirilmemiş ise de, tüm dosya kapsamı nazara alındığında hata hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçlarından Kurulan Karalar Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenle, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Sanığın, mağdurenin on sekiz yaşında olduğunu bildiğine dair savunması nazara alındığında; ilk derece mahkemesince mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, resmi bir kurumda doğduğunun veya on beş yaşından küçük olduğunun belirlenmesi durumunda ise olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, kararın bu yönden bozulması gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.