8. Hukuk Dairesi 2018/12052 E. , 2018/15700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, müvekkilinin (eski ... ada ... parsel) ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın hissedarı olup; 07.09.1973 ve 14.12.197
**8. Hukuk Dairesi 2018/12052 E. , 2018/15700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, müvekkilinin (eski ... ada ... parsel) ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın hissedarı olup; 07.09.1973 ve 14.12.1973 tarihlerinde o zamanki hissedarlardan dava konusu taşınmaza ev, havuz ve müştemilat yaptırması için noter aracılığıyla muvafakatname aldığını, bunun üzerine müvekkilinin taşınmaza ev, havuz ve müştemilat yapıp kullandığını, dava konusu taşınmaza ilişkin ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesine açılan 2009/184 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi dosyasında taşınmazın hissedarlarının değiştiğini öğrendiğini belirterek, yeni hissedarlara karşı geçerli olabilmesi için ... ada ... parselde bulunan ev, havuz ve müştemilatın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir Davalılardan ... Büyükşehir Belediyesi vekili; dava konusu taşınmazda davacıya ait mermer atölyesi olduğunu,davalı belediyenin dava konusu taşınmaza müdahalesi olmadığı için davanın husumetten reddini savunmuş, davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu taşınmazda hissedar olan müvekkil belediyenin davacı tarafından iddia olunan tasarruflara muvafakatinin olmadığını bildirmiş, davalı ... vekili ise; açılan davaya bir diyeceklerinin olmadığını belirtmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile “... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada, ... nolu parselde Fen bilirkişisi ...'in 03/03/2015 tarihli ek raporunda gösterilen iki katlı ev, 27 m2 alanlı müştemilat, havuz ve iki adet kuyunun mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat tespiti talebine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, dosya içerisindeki tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere, dava konusu taşınmazda hissedar olan davalı ... Belediyesi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 Sayılı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin/ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere göre dava konusu muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatların mülkiyetlerinin davacılara aidiyetine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrası (1) nolu bentteki "... mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine ..." kelimelerinin hükümden çıkartılmak suretiyle yerine, "... davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine ..." cümlesinin yazılmasına, sair yönleri doğru bulunan Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'nin 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE, taraflarca HUMK.nin 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.