4. Hukuk Dairesi 2025/13923 E. , 2026/1341 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/1197 Değişik İş-2025/1197 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;…
4. Hukuk Dairesi 2025/13923 E. , 2026/1341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/1197 Değişik İş-2025/1197 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, orta hasarlı kabul edilerek 11.04.2023 tarihinde 102.785,28 TL ödeme yapıldığını, binanın ağır hasarlı olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca 25.11.2022 tarihli güncel tarifeye göre metre kare birim fiyatının 3.016 TL olduğunu , bu fiyat üzerinden ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik ödenen 107.853,28 TL tazminatın DASK 'a yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından deprem tarihini kapsayan ZDS poliçesi kapsamında hasar ödemesi yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davalının başkaca bir sorumluluğu bulunmadığından dolayı başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan belgeler ile mevcut zararın hesaplanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile talebin usulden reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı konutun yıkım gerekçesinin 6306 sayılı Yasa'nın 6/A maddesi kapsamında olduğu ancak binanın bulunduğu alanın mı yoksa binanın mı riskli yapı olduğunun anlaşılamadığı, bu hususların araştırılmasının tahkim aşamasında mümkün olmadığından bahisle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yeni tarifeye göre zararın hesaplanması gerektiği, ayrıca taşınmazın yıkıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık, zorunlu deprem sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu binanın orta hasarlı olarak tespit edilmesi nedeniyle davalı tarafından poliçede yazılı sigorta bedelinin yarısının ödendiği görülmektedir. İtiraz Hakem Heyetinin binanın yıkım gerekçesinin belirlenmesinin tahkim aşamasında mümkün olmadığı gerekçesi somut olaya uygun bulunmamıştır. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un Geçici 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde orta hasarlı olarak tespit edilen ve güçlendirilmesi fen ve sanat kurallarına göre elverişli olmadığı için yıktırılan konut, işyeri ve ahırla ilgili 29 uncu maddenin üçüncü ve sekizinci fıkraları hariç olmak üzere, ağır hasarlı konut, işyeri ve ahıra ilişkin hükümleri uygulanır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Anılan düzenleme gereğince de İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından çıkarılan 21.11.2023 tarihli ve (758731) 2023/8 sayılı Genelge ile orta hasarlı olarak tespit edilen binaların ağır hasarlı gibi işlem görmesi ya da güçlendirilmesine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan belgede dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu binanın yıktırılacak bina listesinde yer aldığı görülmüştür. Anılan genelgede ; "7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un Geçici 27 nci maddesinde “6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde orta hasarlı olarak tespit edilen ve güçlendirilmesi fen ve sanat kurallarına göre elverişli olmadığı için yıktırılan konut, işyeri ve ahırla ilgili 29 uncu maddenin üçüncü ve sekizinci fıkraları hariç olmak üzere, ağır hasarlı konut, işyeri ve ahıra ilişkin hükümleri uygulanır. ” denilmektedir. Bahsi geçen Kanun hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda düzenlenmiştir. 1) Orta hasarlı binaların ağır hasarlı gibi işlem görmesi ile ilgili olarak: a. Hasar tespit süreçleri sonunda orta hasarlı olduğu kesinleşen binalar, yeni bir hasar tespit işlemi tesis edilmesine gerek kalmaksızın ağır hasarlı binalar gibi işlem görür. b. Bu Genelge kapsamında ağır hasarlı olarak kabul edilen orta hasarlı bina bağımsız bölümlerinden hak sahibi olanlar, yeni bir hak sahipliği işlemi tesis edilmesine gerek kalmaksızın yeni bina yapımı için kredi verilmesi imkânından faydalandırılır." Genelgeden açıkça anlaşılacağı üzere 1.maddede belirtilen orta hasırlı binaların ağır hasarlı olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Bu halde 21.11.2023 tarihli ve (758731) 2023/8 sayılı Genelge gereğince sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu ve orta hasarlı olarak tespit edilen binanın ağır hasarlı olarak işlem görmesinin kabul edilmesi gerekir. Taraflar arasında zorunlu deprem sigortası sözleşmesinin yazılı delili olan, dosya içerisinde bulunan 23.03.2022 tarihli poliçede sigorta bedelinin 214.136,00 TL olarak belirlendiği, TTK 1461. maddesi ve Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları B.3.1 maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlı olup sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacının uğranılan zarardan fazlasını ödemeyeceği, ancak yukarıda açıklandığı üzere sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu binanın ağır hasarlı olarak işlem görmesi gerektiğinden ve poliçeye göre her bir hasarda %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağı ve ayrıca davacıya yapılan 102.785,28 TL ödeme miktarı da düşülerek, kalan miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin tümden reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2- Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.