12. Ceza Dairesi 2022/7471 E. , 2025/2157 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/393E., 2022/1069K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemler…
**12. Ceza Dairesi 2022/7471 E. , 2025/2157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/393E., 2022/1069K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gökçeada Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2017/290 E., 2019/236 K. sayılı ilamıyla sanıklar hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanık ... yönünden 2863 sayılı Kanunun 65/4, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58 maddeleri uyarınca neticeten 6 ay 20 gün hapis cezasına, diğer sanıklar yönünden 2863 sayılı Kanunun 65/4, 5237 sayılı TCK'nin 62, 52/2 maddeleri uyarınca neticeten 4.000TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, karara karşı katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince CMK 280/1-a ve 303. Maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, "Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın 2863 sayılıYasa'ya muhalefet suçundan mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesi hükmünün (1.), (3.), (4.) ve (5.) maddesi hükümlerinin tüm fıkraları ile birlikte ortadan kaldırılarak yerine; "1-Her ne kadar sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında, 2863 sayılı Yasa'ya muhalefet etme suçunu işledikleri ve cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; aşamalarda alınan tüm savunmalarında "suça konu taşınmazın sanık ...'a ait olduğunu, ...'ın bu taşınmazın tadilatı için izin aldığını bildiklerini, kendisine yaptığı işler yönünde yardım amaçlı olarak olay yerinde bulundukları, suça konu taşınmazda ... tarafından alınan izin dışında bir işlem yapıldığından bilgilerinin olmadığını" belirten sanıkların bu savunmalarının aksini gösterir, atılı suçu işleme kastına sahip olduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebi ile, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanıkların AYRI AYRI BERAATLARINA" hükmünün eklenilmesi ve hükmün diğer maddelerinin buna göre teselsül ettirilmesi, Hükmün, katılan kurum lehine vekalet ücreti ödenmesini düzenleyen (6.) maddesinde belirtilen "sanıklardan müteselsilen" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "sanık ...'tan" ibaresinin eklenilmesi, yine, hükmün bu maddesine ayrı bir paragraf olarak "beraatına karar verilen sanıklar ..., ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettiklerinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazine'den alınarak sanıklara verilmesine" ibarelerinin eklenilmesi, Hükmün yargılama giderlerinin sanıklardan tahsilini düzenleyen (7.) maddesinin tümden hükümden çıkartılarak yerine; "7-Beraat eden sanıklar için yapılan masraflar çıkarıldıktan sonra, yargılama için yapılan toplam 959,84 TL yargılama giderinin mahkumiyetine karar verilen sanık ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına" ibarelerinin eklenilmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların sit alanı olduğunu bilerek yardım ettiklerine, cezalandırılmaları gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından olay günü kolluk görevlilerine temyiz dışı ...'a ait Çanakkale ili Gökçeada İlçesi, Kaleköy, Köyiçi mevkii 114 ada 7 parselde yer alan taşınmazda onarım izin süresi bitmesine rağmen izinsiz inşai faaliyet yapıldığı ihbarı yapılması üzerine olay yerine intikal edildiği, sanıkların olay yerinde ağaç, dal parçalarını istiflerken ve odunları parçaladıkları sırada bulundukları, kendilerine ne yaptıkları sorulduğunda temyiz dışı sanık ...'ın taşınmazda onarım için izin belgesi aldığını kendilerinin de yardım amacıyla gittiklerini beyanı üzerine başlatılan soruşturma işlemleri sırasında sanıkların müdafisiz alınan ifadelerinde temyiz dışı sanık ...'nın aldığı izin doğrultusunda duvarları kaplamak için kazı yaptıklarını beyan ettikleri, temyiz dışı sanık ...'nın müdafisiz alınan ifadesinde akrabaları olan diğer sanıkların kendisine yardım amacıyla geldiklerini izin belgesinde belirtilen hususlar dışında bir işlem yapmadığını beyan ettiği, temyiz dışı sanık ... tarafından Çanakkale İl Özel İdaresi KUDEP biriminden dava konusu taşınmaz için 1 yıl süreli onarım ön izin belgesi alındığı ve süresinin 16.01.2018 yılında dolacağının tespit edildiği, yerinde yapılan incelemeler neticesinde ise taşınmazda onarım ön izin belgesini aşacak şekilde esaslı onarımlar yapıldığının tespiti üzerine sanıklar ve temyiz dışı sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/4, 5237 sayılı TCK'nın 53, 58 (sanık ... yönünden) maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan inşat ek bilirkişi raporuna göre onarım ön izin belgesini aşacak şekilde taşınmazda baca ile ilgili bir izin bulunmamasına rağmen ön cephede yer alan bacanın yıkılarak yerine yenisinin yapıldığı, pencere ve giriş kapısının ölçüleri değiştirilmeden yapılmasına dair izin bulunmasına karşılık yapılan pencere ve giriş kapısının ölçülerinin değiştirildiği, taşınmazın dış çephesinin taş kaplama ile değiştirilmesine yönelik izin kapsamı dışında kaplama yerine taş duvar örme işlemi olduğu ve taş duvarda nevürlü inşaat demiri kullanıldığının belirtildiği, anlaşılmıştır. Keşif üzerine dosyaya sunulan arkeolog ek bilirkişi raporuna göre taşınmazın Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 27.03.2012 tarihli ve 287 sayılı kararıyla kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisindeyken, aynı Kurul'un 03.10.2012 tarihli ve 519 sayılı kararıyla 2.derece arkeolojik sit alanı olarak güncellendiği, ön izin belgesinde yer alan basit onarım şartlarını aşar şekilde gerçekleşen müdahalelerin inşai ve fiziki müdahale kapsamında kaldığının belirtildiği, Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 21.02.2012 tarihli yazısında kalıp kurularak demirli beton uygulaması yapılmasının basit onarım kapsamında değerlendirilemeyeceğinin verilen onarım izinlerinin dışına çıkıldığının belirtildiği, anlaşılmıştır. Sanık ...'ın yargılama sırasında alınan savunmasında olay günü alınan izin kapsamında bir gün çalıştığını ve sadece duvarın kenarında bulunan toprağı attığını herhangi bir inşaat faaliyetinin başlamadığını beyan ettiği, sanık ...'ın yargılama sırasında alınan savunmasında, olay günü eniştesi Burhan'ın kendisini arayarak toprak atılması için yardım istediğini, yerle ilgili izin alındığını söylediklerini kendisinin de yalnızca toprak atılmasına yardım ettiğini inşaat faaliyetinin bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'ın yargılama sırasında alınan savunmasında suçlamaya konu yerin sit alanı olduğunu bildiğini, kardeşi temyiz dışı Mustafa'nın kendisine izin aldığını söylediğini ve belgeleri gösterdiğini, olay günü evin çevresindeki pislikleri temizlediklerini, beyan ettiği, sanık ...'ın yargılama sırasında alınan savunmasında olay günü diğer sanıklarla birlikte inşaat yapılacağı için etrafı temizlediklerini kardeşi temyiz dışı sanık ...'nın kendisine izin aldığını söyleyerek belgeleri gösterdiğini, kendisinin de ilk gün yardıma gittiğini ve ev çevresini temizlediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Temyiz dışı sanık Mustafanın yargılama sırasında alınan savunmasında diğer sanıkların olay günü yalnızca inşaatın çevre temizliğinde kendisine yardım için geldiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;"...Toplanan deliller kapsamında sanıklar ..., ... ve ...'ın Gökçeada'da uzun süredir yaşadıkları, onarım ön izin belgesi talebinde bulundukları esnada mevcut ada parselin kentsel sit alanı içerisinde kaldığına dair ibarenin yer aldığı, bu durumu bilmeme gibi bir durumların hayatın olağan hayat akışına ters düştüğü, diğer sanıkların ise süren çalışmalar boyunca yardım ederek 2863 sayılı kanunun 65/4 madde ve fıkrasına muhalefette bulundukları anlaşılmış olup" gerekçeleriyle sanıkların mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,"-Her ne kadar sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında, 2863 sayılı Yasa'ya muhalefet etme suçunu işledikleri ve cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; aşamalarda alınan tüm savunmalarında "suça konu taşınmazın sanık ...'a ait olduğunu, ...'ın bu taşınmazın tadilatı için izin aldığını bildiklerini, kendisine yaptığı işler yönünde yardım amaçlı olarak olay yerinde bulundukları, suça konu taşınmazda ... tarafından alınan izin dışında bir işlem yapıldığından bilgilerinin olmadığını" belirten sanıkların bu savunmalarının aksini gösterir, atılı suçu işleme kastına sahip olduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebi" gerekçeleriyle sanıklar hakkındaki hükmün beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tüm dosya kapsamından sanıkların Yerel Mahkemece yürütülen yargılama sırasında alınan savunmalarında temyiz dışı sanık ...'nın almış olduğu izin belgesi doğrultusunda yasal olarak onarım işlemlerini yaptığını düşünerek olay günü yapılacak tadilat işlemleri öncesinde yardım etmek için etrafı temizlemek amacıyla gittiklerini savundukları, temyiz dışı sanık ...'nın da diğer sanıkları doğrular şekilde savunmada bulunduğu, dosya kapsamındaki olay yeri tutanağına göre sanıkların çevredeki ağaç, dal ve odun parçalarını istiflerken görüldüklerinin belirtildiği dikkate alındığında devam eden süreçte sanıkların suçlamaya konu izin belgesini aşar nitelikteki esaslı onarım işlemlerine katkıda bulunduklarına dair herhangi bir tespit bulunmadığı değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkemece sanıkların savunmalarının aksini gösterir, atılı suçu işleme kastına sahip olduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gökçeada Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.