Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/313 E. , 2024/3334 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/313 Karar No : 2024/3334 DAVACI : ... Genel Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı işçi sendikası tarafından, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Sendikal faaliyette bulunma hakkı"
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/313 E. , 2024/3334 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/313 Karar No : 2024/3334 DAVACI : ... Genel Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı işçi sendikası tarafından, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Sendikal faaliyette bulunma hakkı" başlıklı 39. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenleme ile PTT personelinin 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümlerine tabi kılındığı, oysa 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve ilga edilen (gerek 04/10/2013 tarih ve 28785 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan gerekse Resmi Gazete'de yayımlanmaksızın yürürlüğe konulan 29/12/2017 ve 12/04/2018 tarihli) Yönetmelikler ile dava konusu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hükümleri incelendiğinde; personelin iş güvencesi, sosyal güvenlik hakkı, izin hakkı, görevden ayrılma hakkı yönlerinden "işçi kavramına" tam olarak uyduğu, personelin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca sigortalı sayılacağının ve işsizlik sigortasından yararlanabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle dava konusu Yönetmeliğin 39. maddesinde yer alan idari hizmet sözleşmeli personelin kamu görevlileri sendikasına üye olabilecekleri yönündeki düzenlemenin Anayasa'ya, 5510, 4857 ve 6356 sayılı Kanunlara aykırı olduğu, işçi niteliği taşıyan personelin "işçi sendikasına" üye olması gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmelikle idari hizmet sözleşmeli personele tanınan iş güvencesi, sosyal güvenlik ve görevden ayrılma (istifa/sözleşme feshi) haklarının 4857 sayılı İş Kanunu'nda yer alan iş akdinin unsurları olmadığı, bu hakların münhasıran işçilere tanınan haklar olmayıp 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 18., 19. ve 20. maddelerinde de Devlet memurlarına tanındığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nda işçilere tanınan iş güvencesi hakkının daha dar kapsamlı ve sınırlı bir koruma içerdiği, bu açıdan dava konusu Yönetmelikte yer alan iş güvencesi hakkının 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki iş güvencesi ile örtüşmediği, dava konusu Yönetmelikle idari hizmet sözleşmeli personelin kamu personeli olarak görüldüğü ve statüsünün kamu personelinin tabi olduğu hak ve yükümlülüklere göre belirlendiği, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olmanın, doğrudan işçi olmak anlamına gelmediği, işçilerin de idari hizmet sözleşmeli personelin de anılan madde kapsamında sigortalı olduğu, aynı sosyal sigortadan yararlanmalarının işçileri idari hizmet sözleşmeli personel yapmayacağı gibi, idari hizmet sözleşmeli personelin de işçi olarak değerlendirilmesini mümkün kılmayacağı, kanun koyucunun 375 sayılı KHK'nin Ek 27. maddesiyle kamuda idari hizmet sözleşmeli personel istihdamının, Ek 28. maddesiyle ise iş mevzuatına tabi işçi istihdamının koşullarını belirleyerek bu iki kavramı açıkça ayrıştırdığı, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 29. maddesinin de idari hizmet sözleşmeli personelin kamu görevlisi olduğunun teyidi mahiyetinde bulunduğu, Anayasanın 51. maddesinde çalışanların sendika kurma ve sendikaya üye olma haklarının düzenlendiği, 5. fıkrasında, işçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin sendikal haklarının kapsamının kanunla düzenleneceğinin ifade edildiği, bu kanunun da 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu olduğu, kamu görevlisi olduğu yasal düzenlemeler ve Danıştay ilamıyla ortada olan idari hizmet sözleşmeli personelin 4688 sayılı Kanun'a tabi olmasının Anayasaya aykırı olduğu iddiasının mesnetsiz olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 19/11/2019 gün ve 30953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 39'uncu maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Ülke genelinde posta hizmetlerinin kaliteli, sürekli, tüm kullanıcılar için karşılanabilir bir ücretle, etkin, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde sunulmasını sağlamak üzere posta sektörünün serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaflığı sağlanmış bir sektör oluşturulması ve bu sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin kuruluşu, yapılanması, faaliyet konuları ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 21'inci maddesinde; bu Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulduğu belirtilmiş, 6'ncı maddesinde de, "Posta tekeli" düzenlenerek, posta tekelinin posta hizmet yükümlüsünün Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin tekelinde olduğu belirtilmiş; 9. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, "PTT, bu Kanun çerçevesinde yurtiçi ve yurtdışında posta hizmetlerini yürütmeye ve gerekli alt yapıyı kurmaya yetkilidir. PTT'nin söz konusu yetkiye ilişkin hak ve yükümlülükleri Kurum (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ile imzalanacak görev sözleşmesi ile belirlenir." hükümlerine yer verilerek; PTT'nin hem Kamu İktisadi Kuruluşu statüsüne son verilerek özel hukuk hükümlerine tabi ticari işletme olması, hem de posta hizmetleri üzerindeki tekelinin genişletilerek sürdürülmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, 6475 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle PTT'nin 6102 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olarak kurulması ve yine 6475 sayılı Kanunun 6'ıncı maddesiyle özel hukuk tüzel kişisi olan PTT A.Ş. adına yasayla "posta tekeli" yaratılması ve PTT A.Ş.'nin faaliyet yürüttüğü taşımacılık, lojistik ve bankacılık sektörlerinde, faaliyette bulunan diğer firmalardan hukuki bir farklılığı yok iken, ayrı kurallara tabi tutularak ayrıcalıklı kılınmasını öngören 6475 sayılı Kanunun 29'uncu maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkralarının Anayasanın 10'uncu maddesine aykırılık taşıdığı iddiasıyla 6475 sayılı Kanunun ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan dava, Anayasa Mahkemesinin 4.12.2014 gün ve 2014/183 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Öte yandan; 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 118'inci maddesi ile 6475 sayılı Kanunun 27'nci maddesinin 2'nci fıkrasında yapılan değişiklik ile anılan Yönetmeliğin Genel Kurul Kararı ile yürürlüğe konulacağı, hüküm altına alınmıştır. Sonuç itibarıyla; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; gerek sermayesinin tamamının hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği, gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 657 sayılı Kanun'a tabi memur ve 399 sayılı KHK'ya tabi kadrolu ve sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi, gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nın kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması, 6475 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre, kurumun yapısının organları da yine ilgili kamu idarelerinde görevli kamu görevlileri tarafından oluşturulan kuruluşun sahip olduğu yetki ve ayrıcalıklar da dikkate alındığında; halen kamu tüzelkişiliği sıfatını koruyan ve ülke çapında faaliyette bulunan kurumda görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilmesi ile eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla uygulamaya konulan Yönetmelik, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ve üst hukuk normlarına uygun olarak hazırlandığından, kurum personelinin sendikal faaliyette bulunma haklarını belirleyen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Özel bir kuruluş olmayan ve kamu tüzel kişiliği özelliği taşımayan PTT A.Ş. ile ilgili davacı Sendika tarafından ileri sürülen, diğer iddialarda da yasal isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı işçi sendikası tarafından, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik"in 39. maddesinde yer alan "Personel, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümlerine tabi olup anılan Kanunda belirtilen hükümler uyarınca, sendika kurabilir ve bunlara üye olabilir." hükmünün iptali istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun, dava konusu Yönetmeliğin yayımı tarihinde yürürlükte olan haliyle; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; ülke genelinde posta hizmetlerinin kaliteli, sürekli, tüm kullanıcılar için karşılanabilir bir ücretle, etkin, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde sunulmasını sağlamak üzere posta sektörünün serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaflığı sağlanmış bir sektör oluşturulması ve bu sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmü; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, (1) Bu Kanunun uygulanmasında; ... (h) bendinde, "Evrensel posta hizmet yükümlüsü: Evrensel posta hizmetini görev sözleşmesi uyarınca sağlamakla yükümlü kılınan hizmet sağlayıcısını,"; ... (ı) bendinde, "Görev sözleşmesi: PTT’nin posta hizmetlerini sunmak üzere hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşmeyi,"; ... (y) bendinde, "PTT: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketini, ifade eder" hükmü; "Posta Tekeli" başlıklı 6. maddesinde, "Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir: a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. b) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dâhil her türlü tebligatın kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri. ç) Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartları ve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılması. ..." hükmü; "Kuruluş" başlıklı 21. maddesinde, "... (3) PTT, bu Kanun ve 6102 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanan esas sözleşmesinin Genel Kurul tarafından onaylanmasını müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçer. Esas sözleşmede yapılacak değişikliklerde Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü aranır. 6102 sayılı Kanunun ayni ve nakdî sermayesinin vaz’ına müteallik hükümleri ile 414 üncü madde hükmü PTT hakkında uygulanmaz. ... (5) T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi işyerleri hakkında; 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 3 üncü maddesi ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 81 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (6) Yapım ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu hükümleri PTT ve iştirakleri hakkında uygulanmaz." hükmü; "Sorumluluk, başvuru hakkı ve zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Hizmet akdiyle görev yapan işçiler hariç diğer PTT çalışanları ve acenteleri, PTT’nin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ve ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır. ..." hükmü; "Personel statüsü değişikliği" başlıklı Geçici 6. maddesinde, "(1) Mülga T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğünde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışan ve mevcut statülerinde PTT’de istihdamına devam olunan personel ile işçi statüsünde istihdam edilen personelden isteyenler Yönetim Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde bu Kanunda tanımlanan sözleşmeli personel statüsüne geçirilebilir, geçmek istemeyenler ile geçmesi uygun görülmeyenlerin tabi olduğu mevzuatına göre istihdamına devam olunur. ... (3) İşçi statüsünde istihdam edilmekte iken bu madde kapsamında sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlerin İş Kanununa tabi olarak geçirdikleri hizmet süreleri, yıllık izin sürelerinin tespitinde dikkate alınır. Bunların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki yıl içinde hak kazandığı hâlde henüz kullanamadığı yıllık ücretli izin süresi ile bir önceki yılda yazılı olarak talepte bulunduğu hâlde kullanılmasına izin verilmeyen yıllık ücretli izin süreleri sözleşmeli personel statüsüne geçirildikten sonraki iki yıl içinde kullanılması kaydıyla saklı tutulur ve kendilerine kullanılmamış yıllık ücretli izin süreleri sebebiyle bir ücret ödenmez. Bu şekilde sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlere iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul ve esaslarda belirtilen iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır. Bunlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilave tediye veya ikramiye ödenmiş olması hâlinde ödenen tutarların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki çalışılmayan günlere tekabül eden kısmı geri alınır." hükmü yer almıştır. Ayrıca 6475 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü’nün, sektörde Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet yapan diğer şirketlerle eşit koşullarda rekabet edebilir hale gelmesi amacıyla PTT A.Ş. olarak yapılandırılmasının öngörüldüğü açıkça ifade edilmiştir. 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin düzenlendiği Yirmisekizinci Bölümünün; "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde, "(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur. (2) PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir." kuralı yer almış; "Yönetim Kurulu" başlıklı 389. maddesinin 3. fıkrasının (h) bendinde, "Faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli organizasyonu ve çalışma usullerini tespit etmek ve Genel Müdürlükçe hazırlanan yönetmelik ve yönergeleri onaylamak." Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmış; 14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değişik "Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinin 1. fıkrasında, "PTT personeli, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı ve ek 27 nci maddelerine göre istihdam edilir." hükmüne yer verilmiştir. 375 sayılı (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında) Kanun Hükmünde Kararnamenin, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik; "Yerli veya yabancı sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı ek 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren geçici mahiyetteki işlerde, yerli veya yabancı personel tam zamanlı, kısmi zamanlı veya projelerle sınırlı olarak sözleşmeyle istihdam edilebilir." hükmü; "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı ek 27. maddesinde, "(1) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür. (2) Bunlara, mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenen emsali personele mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçememek üzere Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makamca belirlenir. (3) Bu madde kapsamında sözleşmeli olarak istihdam edilen personel, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. (4) Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü; "İş mevzuatına tabi personel istihdamı" başlıklı Ek 28. maddesinin 1. fıkrasında, "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler iş mevzuatı hükümlerine göre istihdam edilen personel eliyle yürütülür." hükmü getirilmiştir. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/2019 tarihli, 30953 sayılı Resmi Gazate'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin; "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilmesi ile eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." kuralı yer almış; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, personel, "375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesi kapsamında PTT’de idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilenler" olarak tanımlanmış; Dava konusu "Sendikal faaliyette bulunma hakkı" başlıklı 39. maddesinde ise, "Personel, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümlerine tabi olup anılan Kanunda belirtilen hükümler uyarınca, sendika kurabilir ve bunlara üye olabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca, 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, iktisadi devlet teşekküllerinden, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıkları ve iştiraklerindeki kamu paylarından, sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası Devlete ve/veya diğer kamu tüzel kişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu paylarından, sermayesinin tamamı kamuya ait olan ticari amaçlı kuruluşların sahip olduğu hisse ve varlıklardan, Devletin diğer iştiraklerindeki kamu paylarından ve Hazineye ait paylardan Cumhurbaşkanı tarafından Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasına veya Şirket tarafından yönetilmesine karar verilenler, Türkiye Varlık Fonunun kaynakları arasında sayılmıştır. 6741 sayılı Kanun'un anılan hükmüne dayanılarak 05/02/2017 tarihli ve 29970 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/01/2017 tarihli ve 2017/9756 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile PTT A.Ş.'nin Hazineye ait hisselerinin tamamının Türkiye Varlık Fonuna aktarılması kararlaştırılmıştır. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Esas Sözleşmesinin "Kuruluş" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, "4 sayılı, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 385 inci maddesinin birinci fıkrası ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi kurulmuştur." düzenlemesi; "Sermaye" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Şirketin sermayesi 5.000.000.000 (beş milyar) Türk Lirası olup, tamamı Türkiye Varlık Fonu'na aittir. ..." düzenlemesi; "Yönetim Kurulu" başlıklı 15. maddesinin 4. fıkrasında, "Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacakların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48'inci maddesinde yer alan genel şartları haiz olması ve en az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmaları, kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak, alanında en az beş yıl çalışmış olmaları şarttır. ..." düzenlemesi; "Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli organizasyonu ve çalışma usullerini tespit etmek ve Genel Müdürlükçe hazırlanan yönetmelik ve yönerge ve prosedürleri onaylamak." düzenlemesi; "Genel Müdür" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Genel Müdür, Genel Kurulca atanır. Genel Müdürün yönetim kurulu üyesi seçilebilme şartlarını haiz olması gerekir." düzenlemesi yer almıştır. Öte yandan; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmü; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ya da bunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır." hükmü yer almış; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, kamu görevlisi, "Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri" olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde çalıştırılan idari hizmet sözleşmeli personelin sendikal faaliyetlerini kamu görevlileri sendikasında mı, yoksa işçi sendikasında mı yürütebileceği; daha açık bir anlatımla, davalı şirkette çalışan idari hizmet sözleşmeli personelin kamu görevlisi statüsünde mi, yoksa işçi statüsünde mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümü, davalı şirket ile davalı şirkette çalışan idari hizmet sözleşmeli personelin hukuki statüsünün ortaya konulmasına bağlı bulunmaktadır. Bununla birlikte, öncelikle, davacının iddiaları da dikkate alınarak, dava konusu Yönetmeliğin yetki ve şekil yönünden incelenmesi gerekmektedir. 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesinin 4. fıkrası, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 389. maddesinin 3. fıkrasının (h) bendi ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Esas Sözleşmesinin 16. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca, idari hizmet sözleşmeli personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartları, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususları yönetmelikle düzenleme yetkisinin davalı şirketin Yönetim Kuruluna ait olduğu; dava konusu Yönetmeliğin de idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilmesi ile eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Genel Müdürlükçe hazırlanıp Yönetim Kurulu kararıyla kabul edildiği; ayrıca (-dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi üzerine, PTT A.Ş. Yönetim Kurulunun 30/12/2019 tarih ve 304 karar sayılı kararı ile yürürlükten kaldırılmasına karar verilen- 12/04/2018 tarihli "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik"in "Sendikal faaliyette bulunma hakkı" başlıklı 39. maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 06/03/2019 tarih ve E:2018/3427 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz üzerine, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanması gereken Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayınlanmaması karşısında şekil yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile Daire kararının kaldırılması ve dava konusu Yönetmeliğin 39. maddesinin yürütülmesinin durdurulması yolunda verilen) Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun YD İtiraz No:2019/708 sayılı kararının uygulanması amacıyla dava konusu Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Yönetmelikte yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemektedir. Uyuşmazlığın esasına gelince; Davalı şirket, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, "T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü" adı ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi bir kamu iktisadi kuruluşu olarak kamu hizmeti yürütmekte iken; 6475 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile statüsü yeniden düzenlenerek sermayesinin tamamı Hazineye ait olan, bu Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak yapılandırılmış ve "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi" (PTT) adını almıştır. Akabinde, mevzuatın Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyumlaştırılması amacıyla çıkarılan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle PTT'nin statüsünü belirleyen hükümler yürürlükten kaldırılmış ve PTT'nin kuruluş, teşkilat ile görev ve yetkileri, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlenmiştir. Anılan Kararname ile PTT'nin yine, sermayesinin tamamı Hazineye ait olan, bu Kararname ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak kurulduğu belirtilmiştir. Sonrasında ise PTT'nin Hazineye ait hisselerinin tamamı Türkiye Varlık Fonuna aktarılmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; her ne kadar kamu iktisadi kuruluşu olmaktan çıkarılarak Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi kılınmış ise de; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile "evrensel posta hizmet yükümlüsü" statüsü tanınmak ve tekel niteliğindeki hizmetleri de içerecek görev ve yetkilerle donatılmak suretiyle sermayesinin tamamı Hazineye ait olmak üzere kurulan, Genel Müdür ve Yönetim Kurulu üyeleri, kamu görevlilerine yönelik bazı özel hükümlere tabi tutulan, hizmet akdiyle çalışanlar hariç diğer (memur ve idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilen) personelinin PTT'ye karşı işledikleri suçlar nedeniyle kamu görevlisi gibi cezalandırılması öngörülen, işyeri açma ve çalıştırma hakkındaki genel mevzuatta aranan koşullardan muaf tutularak özel hukuk tüzel kişilerine nazaran bir takım imtiyazlar tanınan, bilahare hisselerinin tamamı Türkiye Varlık Fonu’na devredilen Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nin, belirtilen niteliklerinin tamamı bir bütün olarak gözetildiğinde, kamu tüzel kişiliği sıfatını koruduğu, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu, hisselerinin tamamının Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasının statüsünü değiştirmediği sonucuna varılmaktadır. Nitekim, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in 19. ve 74. maddelerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 11/12/2019 tarih ve E:2018/10250, K:2019/10057 sayılı kararı temyizen inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03/03/2021 tarihli ve E:2020/3394, K:2021/392 sayılı kararında, "Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; gerek sermayesinin tamamının Hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği, gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 657 sayılı Kanun'a tabi memur ve 399 sayılı KHK'ya tabi kadrolu ve sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi, gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nın kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; davalı kurumun halen kamu tüzel kişiliği sıfatını koruduğu ... sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verilmesi de ulaşılan bu sonucu desteklemektedir. Yine, mülga 12/04/2018 tarihli "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik"in "Sendikal faaliyette bulunma hakkı" başlıklı 39. maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 06/03/2019 tarih ve E:2018/3427 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz üzerine, dava konusu Yönetmeliği şekil unsuru yönünden inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yaptığı değerlendirme sonucunda, PTT A.Ş.'nin kamu tüzel kişisi olduğu, dava konusu Yönetmeliğin kamu personeline ait genel hükümleri kapsadığı tespitlerine açıkça kararında yer vermiştir. Aynı şekilde, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun bazı madde ve kısımlarının iptali istemiyle yapılan soyut norm denetimi başvurusunu karara bağlayan Anayasa Mahkemesinin 04/12/2014 tarihli ve E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğunun ifade edilmesi, yukarıda aktarılan hukuki değerlendirmeyi teyit edici mahiyettedir. Ayrıca 6475 sayılı Kanun'un "Kuruluş" başlıklı 21. maddesinin 7. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarih ve E:2018/96, K:2023/222 sayılı kararında, "PTT’nin evrensel hizmet yükümlülüğünün bulunması devletin sunumunda kamu yararı görülen hizmetler de dâhil olmak üzere haberleşme hakkı gibi vatandaşlık haklarının temel bileşenleri olan değişik hizmetlerin sunumunun devamını sağlama yükümlüğünün bir gereğidir (AYM, E.2013/84, K.2014/183, 04/12/2014). PTT lehine getirilen tekel ise evrensel posta hizmetinin ülkenin her tarafına kesintisiz ve makul ücretlerle götürülebilmesinin yanında niteliği gereği kamu yararını barındıran işlerin gördürülmesini de garanti altına almaktadır. Bu yönüyle PTT tarafından yerine getirilen hizmetlerin bu bölümünün kamu yararı amacı taşıdığı ve kamu hizmeti niteliğinde olduğu açıktır. Öte yandan PTT A.Ş.nin sermayesinin tamamının hazineye ait olduğunu belirten 6475 sayılı Kanun’un bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan davada şirketin kamu tüzel kişisi niteliğinde olduğu ifade edilmiştir. (AYM, E.2013/84, K.2014/183, 04/12/2014). Her ne kadar 24/1/2017 tarihli ve 2017/9756 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sermayesinin tamamı Hazine Müsteşarlığından Varlık Fonuna devredilmiş olsa da şirketin bu niteliğini koruduğu ve bu yönüyle kamu kaynağı kullandığı da anlaşılmaktadır." gerekçesine yer verilmek suretiyle yapılan hizmetin kamu hizmeti, davalı şirketin de kamu tüzel kişisi olduğu açıkça ifade edilmiştir. Öte yandan; 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesinde, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen (sözleşmeli) personelden, Ek 28. maddesinde ise, iş mevzuatı hükümlerine göre istihdam edilen personelden bahsedildiği; 6475 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesiyle, mülga T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğünde 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışan personel ile işçi statüsünde istihdam edilen personelden isteyenlerin 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsüne geçebilmesine, geçmek istemeyenler ile geçmesi uygun görülmeyenlerin ise tabi olduğu mevzuata göre istihdamına devam olunmasına izin verildiği, dolayısıyla aktarılan hükümlerin tamamında sözleşmeli (idari hizmet sözleşmesiyle çalıştırılan) personel ile iş mevzuatına göre istihdam edilen personelin farklı statülere tabi olduğunun açıkça düzenlendiği dikkate alındığında; her ne kadar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmakta iseler de, PTT A.Ş.'de idari hizmet sözleşmesiyle çalıştırılan personelin, "işçi" olarak kabulüne olanak bulunmadığı ve bu nedenle 4688 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde tanımlanan "kamu görevlisi" kapsamına girdiği sonucuna varılmaktadır. Buna göre, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin, yalnızca idari hizmet sözleşmeli personeli kapsadığı, 6475 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesi uyarınca halihazırda PTT A.Ş.'de işçi statüsünde istihdam edilen personele yönelik kural içermediği de dikkate alındığında; PTT A.Ş.'de idari hizmet sözleşmesiyle çalıştırılan personelin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na tabi olduklarını ve bu Kanun'a göre sendika kurabileceklerini veya kurulan sendikaya üye olabileceklerini öngören dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.