T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1700 KARAR NO : 2026/491 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2023 NUMARASI : 2022/883 Esas 2023/617 Karar DAVANIN KONUSU : Sigorta KARAR TARİHİ : 26.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26.03.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.07.2023 tarih 2022/883 E. 2023/617 K. sayılı kararın Dai…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1700 KARAR NO : 2026/491 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2023 NUMARASI : 2022/883 Esas 2023/617 Karar DAVANIN KONUSU : Sigorta KARAR TARİHİ : 26.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26.03.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.07.2023 tarih 2022/883 E. 2023/617 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacı ....'ya ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobiliyle davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan.... plakalı otomobille 13/07/2022 tarihinde arkadan çarpışmasıyla maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, hasar bedeli ve değer kaybı bedeli olarak 110,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden belirsiz alacak olarak tahsilini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, alacak miktarının belirlenebilir olduğunu, belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararının bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, değer kaybı tazminatı hesaplamasının 04/12/2021 tarihli genel şartlar'ın esas alınarak yapılmasının gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ....plakalı araç sürücüsünün yeterli takip mesafesini korumamış olması sebebiyle davacıya ait ... plakalı otomobile arkadan çarptığını, bu nedenle %100 kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın 50.000 TL, aracın pert olması nedeniyle değer kaybı olmadığının tespit edildiği, davalı sigorta tarafından davacıya 17.250,00 TL ödeme yapılması nedeniyle bakiye hasar kaybının 32.500,00 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar ve değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davacının faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren başlatılması talebinin bulunduğundan davanın kısmen kabulüne, zarar veren aracın ticari nitelikte bulunmaması nedeniyle alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, hükme esas alınan kusur raporunda sürücü ...'un kazada tek kusurlu olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, davacı araç sürücünün trafiği tehlikeye sokacak şekilde gereksiz şekilde ani olarak yavaşladığını, bu nedenle davacı araç sürücünün % 50 oranında kusurlu olduğunu, dava konusu araca pert total işlemi uygulanmasının ekonomik olmadığını, davacının aracındaki hasarın müvekkili şirketçe karşılandığını, bilirkişi raporunda tespit edilen onarım tutarı ile müvekkili sigorta şirketinin ödediği hasar tutarı arasındaki farkın iskonto ve kdv'den kaynaklandığını, bilirkişi raporunda iskonto yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin kdv'den sorumlu tutulamayacağını, zira davacının herhangi bir onarım faturası sunmadığını, ıslah edilen rakam için ıslah tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E-2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD'nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde kusur oranının tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır.(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K. sayılı ilamı) Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4.HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. Sayılı ilamı ) Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, aracın pert total olarak kabul edilmesi nedeniyle değer kaybı oluşmayacağının gözetilmiş olmasına, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin mahsup edilmiş olmasına, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, zararın poliçe teminatı kapsamında kalmadığının kanıtlanamamış olmasına, davalı sigorta şirketi yönünden 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihe 8 iş günü ilavesiyle temerrüt tarihinin belirlenmiş olmasına, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin de zarar görene ödenmek zorunda olunmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.220,08-TL'den peşin alınan 555,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.664,23-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/03/2026