T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/998 - 2026/424 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/998 KARAR NO : 2026/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2021/303 Esas 2024/315 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.03.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/998 - 2026/424 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/998 KARAR NO : 2026/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2021/303 Esas 2024/315 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Taşımacılık ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2019 tarihinde davalı ...’in sevk ve idaresindeki ve diğer davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ve davalı ... İnş. Taah. Turz. Taş. ve Araç Kir. Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin de maliki olduğu ... plakalı aracı ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, olayın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/413 Esas - 2020/559 Karar sayılı dosyasında da davalı sürücünün taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile beraber sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan, 500,00-TL geçici, 500,00-TL sürekli iş görmezlik ve 500,00-TL diğer tedavi giderlerin olmak üzere toplam 1.500,00-TL maddi tazminat isteminin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren, diğer davalılar açısından haksız fiilin gerçekleştiği 25.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 08.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı için 51.594,43-TL geçici iş göremezlik tazminatı için 1.398,16-TL, bakıcı ve diğer tedavi giderleri için 654,59-TL olmak üzere üzere toplam 53.647,18-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazalarında yaralanma ve malul kalma hallerinde sigortacının zararı tazmin yükümlülüğünün olduğunu, davacının kusura bağlı olarak sorumluluğunun doğabileceğini, kazanın oluşumunda davacı yanın asli ve tam kusurlu olduğunu, aniden yola çıktığını ve bu kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kalıcı iş göremezlik tazminatı talep etmelerine rağmen iddialarını ispatlar nitelikte hiçbir delil sunmadıklarını, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, kusur incelemesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden, maluliyet tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesi veya ATK'dan rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın aktüer sıfatını haiz bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davanın ... Sigorta AŞ'ye ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İnşaat Taahhüt Tur. Taş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı aracın davalı firmaya ait olduğunu, kazanın oluşumunda davacı yanın tamamen kusurlu olduğunu, aniden yola çıktığını ve bu kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiğini, davacının söz konusu kazada ağır kusurlu olduğunu, ortada oluşan bir zarar mevcut ise bunun müsebbibinin davacının bizzat kendisi olduğunu, tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının herhangi bir kalıcı maluliyetinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde kalıcı iş göremezlik tazminatı talep etmesine rağmen iddialarını ispatlar nitelikte hiçbir delil sunmadığını, davacının söz konusu trafik kazası dolayısıyla yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 25.12.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, zarara neden olarak davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in % 20 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 19.09.2022 tarihli raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %6 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, bakıcı ihtiyacının 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) ay olduğunun belirlendiği, kabul edilen ek bilirkişi raporu da nazara alınarak, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle 1.398,16-TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 51.594,43-TL, geçici bakıcı gideri nedeniyle 592,83-TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri nedeniyle 61,76-TL maddi zararının olduğu, davalı ... İnşaat Taahhüt Tur. Taş. Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu, diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesindeki sakatlık ve tedavi klozları gereğince söz konusu maddi zararların poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı, bu nedenle diğer davalılarla birlikte davalı sigorta şirketinin de zararın tazmininden sorumlu olduğu, dava ve talep artırım dilekçesi de nazara alınarak davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerektiği, davacının trafik kazası nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği belirtilerek, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 51.594,43-TL sürekli iş göremezlik, 1.398,16-TL geçici iş göremezlik, 592,83-TL geçici bakıcı gideri ile 61,76-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 53.647,18-TL maddi tazminatın, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 05.02.2021 temerrüt, diğer davalılar yönünden 25.12.2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... İnş. Taah. Tur. Taş. ve Araç Kira. Hiz. Tic. Ltd. Şti. ile ...’den 25.12.2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... İnşaat Taahhüt Tur. Taş. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların önceki hatalı değerlendirmeler kapsamında yapıldığını, davacı için belirlenen maluliyet oranı çok düşük belirlenmiş olup davacıya kusur atfedilmesinin ise hatalı olduğunu, kusur oranının kabulü mümkün olmayıp davalının tamamıyla kendi ihmal ve dikkatsizliği sonucu sebebiyet verdiği kazada kusurunun bu denli düşük atfedilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, davcının dava konusu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, maluliyet oranının da tekrar değerlendirilmesi gerekir iken yerel mahkemece bu hususlarda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, davacı lehine hükmedilen bedellerin oldukça düşük olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Taahhüt Tur. Taş. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davacı yanın tamamen kusurlu olduğunu, aniden yola çıkarak kazaya sebebiyet verdiğini, davacının herhangi bir kalıcı maluliyetinin olmadığını, kalıcı iş göremezlik tazminatı talep etmelerine rağmen iddialarını ispatlar nitelikte hiçbir delil sunamadığını, kazaya sebebiyet veren davacının hem araç sahibi davalı şirketi hem de diğer davalı araç sürücüsünü hem maddi hemde manevi olarak mağdur ettiğini kazanın oluşumunda davacı yan tamamen kusurlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve diğer tedavi giderleri ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminata davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. Maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamında davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile olay mahalli kavşakta sağ ön ilerisinde seyir halindeyken, sola dönüşle önüne geçen davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kesimlerine çarpması sonucunda meydana gelen kazanın oluşumunda 30.03.2023 tarihli ATK kusur raporunda; kaza tespit tutanağı ve ceza dava doyasındaki kusurun takdir ve tayini ile uyumlu şekilde, davacı sürücü ...'ın % 80 oranında asli, davalı sürücü ...'in ise % 20 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, söz konusu raporda açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, olay anına ilişkin kamera kayıtları da değerlendirilerek, kaza tespit tutanağı ve Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/413E-2020/559 K. Sayılı dosyasındaki kusurun takdir ve tayini ile uyumlu şekilde, kusur değerlendirilmesi yapılarak belirlenen kusur oranlarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. ) Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacıda 25.12.2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı meydana gelen omuz dislokasyonu dikkate alınarak; toplam vücut engel oranının % 6 olduğu sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 1 (bir) ay olduğunun belirlendiği, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik sigortacısı tedavi giderlerinden de sorumludur. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, bilinen / bilinmeyen dönem ayrımı yapılıp, asgari ücreti üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut hâlde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, davacının yakınlık derecesi tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2010) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Taşımacılık ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 732,00-TL +732,00-TL istinaf harcından peşin alınan 855,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 608,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -Davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Taşımacılık ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 4.689,28-TL istinaf harcından peşin alınan 1.343,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.345,53-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın usulüne uygun taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n