6. Hukuk Dairesi 2024/3194 E. , 2025/2239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2098 E., 2024/2303 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2024/85 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara d
**6. Hukuk Dairesi 2024/3194 E. , 2025/2239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2098 E., 2024/2303 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2024/85 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı asil ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arsa sahibi ... arasında 31.03.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin yapı ruhsatını alarak villaların yapımı için inşaata başladığını, müvekkilinin 2015 yılında geçirdiği trafik kazası sonucunda büyük bölümünü tamamlamış olduğu villaların inşasına devam edemediğini, inşaatın yavaşlamasını önlemek adına iyileşene kadar ...’in inşaatla ilgilenmesi konusunda arsa sahibi ile anlaştıklarını, iyileştikten sonra müvekkilinin yüklenici olarak görevine devam ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye göre alacağı 6 villanın 5 tanesini , ..., , ...’a devrettiğini tescillerin adlarına yapıldığını, 21.11.2015 tarihinde de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan şahsi haklarını oğlu ...’ye devrettiğini, davalı ...’in yetki ve sorumluluğunu kötüye kullanarak oğlunu mağdur ettiğini, ...’in taraf olmamasına karşılık geçersiz belgeye dayalı kendisini yüklenici ilan ettiğini, yüklenici olan müvekkilinin yurtdışında olmasından dolayı içlerinde ...e’nin de bulunduğu 1/6 pay sahibi olan hissedarların bir araya gelerek yapı sahibinin villalarını tamamlamak konusunda anlaştıklarını, parayı ....’nün topladığını, ...’ın da 18.08.2020 tarihinde payına düşen 10.000,00 TL’yi gönderdiğini ileri sürerek ...’in yüklenici olmadığının tespitine, müvekkili ...’nin şahsi hak sahibi olduğunun kabulü ile davalı ... adına olan C blok, 2 no'lu bağımsız bölüm tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, müvekkili ...’nin şahsi hak sahibi sahibi alacağının kabul edilmemesi ve tapu iptal tescile karar verilmemesi halinde davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili yüklenici ... adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ... tarafından dava konusu taşınmaz için yüklenici ...’den daire alan 3. kişi sıfatıyla açtığı Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 Esas sayılı dosyasında yüklenici inşaatı tamamlamadığından verilen red kararının kesinleştiğini, gerek kesinleşen mahkeme kararı gerekse 21.11.2015 tarihli sözleşme ile yüklenicinin hak ve yetkileri ...’e geçtiğinden davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin de 21.11.2015 tarihli sözleşmenin de tarafı olmadığını, 21.11.2015 tarihli sözleşme ile yüklenici ...’nin yüklenici sıfatına son verildiğini, aynı gün müvekkili ile arsa sahibi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin devri sözleşmesi yapıldığını, vekaletnameler ile yüklenici müvekkilinin yetkilendirildiğini, inşaatı müvekkili ...’in tamamladığını, davacının Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 Esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği beyanında ikrarı olduğunu, davacının yükleniciliği bırakmadan ona verilen yetkilerin azilname ve ihtarnameler ile geri alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ile davalı arsa sahibi ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, inşaat yapımı devam ederken davacı ...'nin 2015 yılında trafik kazası geçirdiği, bu aşamadan sonraki imalâtların davalı ... tarafından gerçekleştirildiği, davacı tarafından işlerin devrinden çok sonra Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 Esas sayılı dosyasında 03.02.2017 tarihinde yapılan keşifte arsa sahibine verilmesi kararlaştırılan villaların %86 seviyesinde, davacıya verilmesi kararlaştırılan C blok, 2 no'lu bağımsız bölümün %62,50 seviyesinde olduğunun tespit edildiği, davacı ve vekili ile davalılar vekilinin duruşmada, dava konusu taşınmazda projenin tamamlandığını, eksik kalmadığını ve bu sebeple taşınmazda keşif uygulamasına gerek bulunmadığını beyan ettikleri, bu durum karşısında eksik kalan imalâtların ... tarafından yapıldığı, ... ve arsa sahibi ... tarafından düzenlenen 21.11.2015 tarihli belge başlıklı yazılı belgede, ...'nin sözleşmeyle ilgili bütün yetki ve sorumluluğu ...'e devrettiğinin kararlaştırıldığı, keza ... ve ... tarafından düzenlenen inşaat sözleşmesi devir protokolü başlıklı yazılı belgede, dava konusu taşınmazda yapımı istenen inşaat işini yüklenici olarak ...'in üstlendiğinin kararlaştırıldığı, her ne kadar ... tarafından ...'e sözleşmenin devredilmediği, sadece işlerin takibi için yetki verildiği ileri sürülmüş ise de, işlerin takibi durumunda iş takibi yapan kişinin emir ve talimatları ile hareket etmesi bütün masraf ve malzemenin talimat veren tarafından karşılanması gerektiği, oysa tarafların kabulüne göre olayda devirden sonraki imalâtların ... tarafından yapıldığı, ayrıca davacı ... bu sözleşmeden doğan şahsi haklarını oğlu ...'ye devrettiğini beyan etmiş ise de, ... tarafından Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 Esas sayılı dosyasında açılan davada, babası ...'nin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini devrettiğini beyan ederek yüklenici sıfatı ile ...'e karşı açtığı davada koşulları oluşmadığı için davasının reddine karar verildiği, ayrıca işbu dava dosyasından tefrik edilen ve 2020/160 Esas numarasını alan davada ...'nin bu kez asıl yüklenicinin ... olduğunu, ...'nin şahsi hakkını devraldığını ileri sürerek açtığı davada davanın reddine karar verilmiş ve verilen bu kararlar kesinleşmiş olup bu durum karşısında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ... tarafından yeni yüklenici ...'e devredildiği, devirden sonra yeni yüklenicinin edimlerini ifa ettiği, bu aşamada hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu için şekil eksikliğini ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacının, davalı ...'in yüklenici olmadığının tespitine ilişkin talebinin reddine, davacı ... ve arsa sahibi ... arasında yapılan protokole göre, bütün yetki ve sorumluluk ...'e geçtiğinden, sözleşmenin devrinde taraflardan biri aynı kalıp, devreden tarafın ise tümüyle sözleşmeden çıktığı, sözleşmeden doğan hak ve borçlar da tümüyle devralana geçtiğinden ve taraflar arasında sözleşmenin devri sebebiyle ayrıca devredene karşı ifa edilmesi gereken tapu devrine ilişkin bir yükümlülük de kararlaştırılmadığı gerekçesiyle davacının arsa sahibine karşı açtığı davanın da reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hükme dayanak yapılan 21.11.2015 tarihli davalılar arasında yapıldığı iddia edilen “inşaat devir protokolü” isimli belgenin davalılarca dosyaya sunulmadığını, çünkü bu belgenin sonradan uydurulmuş sahte belge olduğunu, davacının ...’i temsilci atamasına ilişkin sözleşmenin, inşaat sözleşmesinin devri olarak anlaşılıp yorumlanması için uydurulmuş belge olduğunu, bu belgenin inşaat bittikten sonra ortaya çıktığını, b. Davalı ...’in inşaatla ilgili harcama yaptığına dair tek bir belge sunamadığını, davalı ...’in sadece 1/6 oranında kendisine düşecek bağımsız bölüm için harcama yaptığını, harcamaların ... tarafından yapıldığına dair davacı kabulü olmadığını, davalı ...’in eksik işler için davacıdan 10.000,00 TL aldığını keşif zaptında kabul ettiğini, c. 21.11.2015 tarihli belgenin inşaat sözleşmesinin devrine ilişkin olmayıp, inşaatta eksik kalan işlerin müvekkili adına yürütülmesi için ...’in “temsilci atanmasına” “ifa yardımcısı tayinine” ilişkin olduğunu, d. Müvekkilince yapılıp bitirilme aşamasına gelen sözleşme konusu yerle ilgili davalı tarafça sunulan ve arsa sahibi ile davalı ... arasında yapıldığı iddia edilen, 21.11.2025 tarihli; "...inşaat işini yüklenici olarak kabul ve taahhüt ediyorum...." şeklindeki belgenin, arsa sahibinin sözleşmenin devrine onay verdiği şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığını, e. Trafik kazasından sonraki imalâtların ... tarafından yapıldığına dair beyanları bulunmadığını, aksine hiç harcaması olmadığını beyan ettiklerini, davalının sunduğu 5 adet harcama kaleminin gerçeği yansıtmadığına dair sunulan somut delillerine karşı davalı tarafın itiraz ileri sürülmediğini, f. Arsa sahibine düşen villaların eksik imalâtlar bedelinin inşaatın yapımını üstlenen 6 ortak tarafından eşit şekilde karşılandığını, davalının diğer 5 ortaktan fazla bir ödemesi olmadığını, yükleniciye düşecek 6 villada ise villa kime ait ise eksikliğin o ortak tarafından giderileceğini, bu kapsamda inşaattaki eksikliğin giderildiğinin kabul edildiğini, g. Davalı tarafın iddiası ve yerel mahkeme kararında belirtildiği gibi sözleşme ve sözleşmeye göre müvekkile düşen bağımsız bölüm şayet davalıya devredilmiş olsaydı, davalının söz konusu bağımsız bölümü müvekkilin oğluna devretmeyeceğini, bu belge ile hak devredilmiş olsaydı ...’nin davasının kabul edilmesi gerektiğini, söz konusu dosyada ... hakkında taraf sıfatının bulunmadığının açıkca belirtildiğini kararın kesinleştiğini, h. İnşaatla ilgili bütün resmi işlemlerin yüklenici olarak müvekkili tarafından takip edilip neticelendirildiğini, keza inşaatla ilgili harcamaların da müvekkil tarafından yapıldığını, bu bağlamda, inşaat ruhsat işleri, elektrik, su, SGK ile ilgili resmi işlemlerin tamamı müvekkil tarafından yapıldığını ve bu görevleri inşaatın bitimine kadar devam ettiğini, ı.İnşaatın yapımını parasal olarak üstlenen şahıslarca imzalanan 21.11.2015 belgede davalı ...'in de imzası bulunduğunu, bu belgenin, inşaat sözleşmesinin devredilmediğinin ve bu bağlamda ...'in yüklenicilik sıfatını kazanmadığının açık kanıtı olduğunu, şayet ... sözleşmeyi devralsaydı böyle bir belgeyi neden imzaladığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yüklenici olduğunun tespiti ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalılar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.