5. Hukuk Dairesi 2025/16132 E. , 2026/3691 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/70 Esas, 2024/111 Karar KARAR : Kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya u…
5. Hukuk Dairesi 2025/16132 E. , 2026/3691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/70 Esas, 2024/111 Karar KARAR : Kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Taraf vekillerince Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, .... ilçesi, ... köyü 1 60... parsel sayılı taşınmazın tapuda müvekilleri adına kayıtlı olduğunu, davalı Hazine tarafından taşınmazın 1.320,33 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle tapu iptali davası açıldığını, dava konusu taşınmazın büyük bölümü ve deniz kıyısındaki en değerli ve tek arsası kıyı kenar çizgisi sebebiyle müvekkillerinin elinden gittiğini, taşınmazın geri kalan kısmının ekonomik değerinin çok azaldığını, müvekkillerinin kadastro tespiti sonrası tapusunu aldığını, tapu kütüğünün bu şekilde oluşmasında Devletin sorumluluğu olduğunu, dava konusu taşınmazın ... köyünde denize sıfır konumda olduğunu, kumsalında önceden halkın denize girdiğini, şimdi ise yat çekek ve imalat yeri olarak kullanıldığını, terkin edilen tapu kaydı alanının çok büyük m²yi kapsadığını, müvekkiline ait Muğla ili, ... ilçesi, ... köyü 1 60... parsel sayılı taşınmazda tapu kaydı iptal ve terkin olunan 1.320,33 m²lik alana karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/142 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; çekişmeli taşınmazın iptaline karar verilen 1.320,33 m² yüzölçümlü kesiminin zararın doğduğu 01.03.2013 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı çerçevesinde arsa yahut arazi vasfında olup olmadığı yeniden araştırılması ve taşınmazın bu ilkelere göre arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre 01.03.2013 tarihindeki gerçek değeri, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle varsa üzerinde bulunan yapıların resmî birim fiyatları esas alınarak yıpranma payı düşülmek suretiyle tespit edilmesi, emsal satış yöntemine göre zarar belirlenecek ise taraflarca gösterilecek veya bilirkişi kurulu tarafından resen belirlenecek emsaller arasından, değerlendirme tarihine yakın zamanda, gerçek satışlara ait taşınmazların resmî satış tablosu getirtilmesi, imar parsellerine yakın olup olmadığı, kadastro veya imar parseli niteliğinde olup olmadığı, düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerekip gerekmediği araştırılması, çekişmeli taşınmazın konumunun, emsal taşınmaz ve çevredeki yakın imar parselleri ile birlikte kroki üzerinde gösterildiği, denetime imkan veren rapor hazırlattırılması ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu parselin turistik ... Mahallesinin denize sıfır konumundaki çok kıymetli bir arsası olduğunu, bilirkişi heyetinin hatalı olduğunu, önceki Yargıtay bozma kararına göre araştırma ve inceleme yapmadan hüküm tesis ettiklerini, belirlenen değerin gerçek emsallerine göre çok düşük kaldığından yerel Mahkemenin kararının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava zamanaşımı süresinin geçtiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle Devletin sorumluluğuna dayanılmış ise de Devletin hukuki sorumluluğunu gerektirecek nitelikte tapu sicilinin yanlış tutulmasının söz konusu olmadığını, aleyhe harca hükmedildiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 15.09.2025 tarihli ve 2025/810 Esas, 2025/11379 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; dava tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, düşük bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek karar düzeltme talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle onanmış olup davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. 3. Davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, 2.Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme itirazlarının kısmen kabulü ile Dairemizin 15.09.2025 tarihli ve 2025/810 Esas, 2025/11379 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve (1) numaralı bent olarak “Davacı vekilin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,” cümlesinin, devamla (2) numaralı bent olarak “Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin çıkartılması, devamla (2) numaralı bendin sonuna “davacı tarafından yatırılmış olan 14.656,20 TL peşin harcın istem halinde davacı tarafa iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 442/son ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4 üncü ve 7 nci maddeleri ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle takdiren 3.992,00 TL para cezasının karar düzeltme talep eden davacıdan tahsiline; karar düzeltme harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.