Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2766 E. , 2024/4072 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2766 Karar No:2024/4072 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde faaliyet gösteren S.S. ... Motorlu Taşıyıcılar …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2766 E. , 2024/4072 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2766 Karar No:2024/4072 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde faaliyet gösteren S.S. ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi olan ve ... plakalı minibüs ile yolcu taşımacılığı yapan davacı tarafından, Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının ... tarih ve ... sayılı karar ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plaka daha eklenerek toplamda 100 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve .... sayılı kararı ile, farklı güzergahlarda olmak üzere toplam 40 adet (M) plakanın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca ihaleye çıkarılmasına karar verildiği, daha sonra Belediye Meclisi'nin 07/09/2020 tarih ve 35 sayılı kararı ile şehir içi toplu taşıma hatlarının 10 yıllık süreleri dolduğundan hatların iptal edilmesine ve 10/07/2020 tarih ve 33 sayılı karar ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plaka daha eklenerek toplamda 100 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına karar verildiği, davalı idarece hem mevcut hatların iptal edilmesi hem de yeni hatlar için ihaleye çıkılması öncesinde, anılan işlemler sonrasında oluşacak yeni duruma uyum göstermeleri için süre ve imkân tanınmadan, mevcut hatların iptali ve yeni hatlar için ihaleye çıkılmasının olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem alınmadan ve daha da önemlisi mevcut hatların iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlenmeden imtiyazın sona erdirilerek mevcut hatların iptal edilmesine ilişkin bütün külfetin davacıya yüklenmesi sonucunu doğuracağı, yani davacı durumunda olan kişilere öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yükleyeceği, bu sebeple de Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı, ulaşım yönünden şehir içi toplu taşıma hattı ihalesi yapılmasına ilişkin karar alınması öncesinde, toplu taşıma kapasitesi, ihtiyacı, güzergahı gibi hususlara ilişkin gerekli teknik inceleme ve araştırmanın da yapılmadığı, Belediye Meclisinin 07/09/2020 tarih ve 35 sayılı kararının, 20 adet (M) plaka ile toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hatlarının iptaline ilişkin kısmının da Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olması da göz önüne alındığında bu durumun şehir içi ulaşım hattının sayısında belirsiz ve anormal bir artışa neden olabileceği, bu nedenlerle dava konusu Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, ... sayılı Meclis kararı ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, ... sayılı Meclis kararının 55 adet (M) plakaya yönelik kısmının da iptaline karar verildiği, anılan kararda yer alan gerekçenin temyize konu kararda belirtilmesinin hatalı olduğu, dava konusu işlemin hukuki denetimi yapılırken 20 adet hat için ayrı ve 35 adet hat için de ayrı şekilde değerlendirme yapılması gerektiği, çünkü hatlardaki taşıma faaliyetlerinin farklı usullere dayanılarak yürütüldüğü, 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının somut olaya uygulanamayacağı, çünkü plakaların ihale ile alınmadığı, iptal kararına gerekçe olarak alınan Anayasa Mahkemesi kararında yer alan olay ile dava konusu olayın aynı olmadığı, davacının çalışma faaliyetinin hemen sonlandırılmadığı, aynı Meclis kararı ile 55 adet hat da iptal edildiğinden, uyuşmazlıkta bunların yerine yeni hatların ihale edilmesi ve iptal edilen 55 adet hatta aslında sadece ek 5 hat daha eklenmesinin söz konusu olduğu, esasa dair kabul anlamına gelmemekle birlikte geçiş süreci konusunda yerel mahkemenin yeterli bir açıklama yapmadığı, bir yıllık çalışma ruhsatı sonunda tekrar çalışmak için bir yıllık süre ile sınırlı olacak şekilde işleme ihtiyaç duyan ve bu durumdan bilgisi olan davacı bakımından, bir yılı aşacak şekilde süre tanınması gerektiğinin kabulünün fiili duruma aykırılık teşkil ettiği, idarelerinin, süresiz çalışma hakkı veya vaadi sunmadığı, belediyenin toplu taşıma alanında faaliyet usullerinin belirli olduğu, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığı, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ihale edilecek plaka sayısı belirlenirken asgari düzeyde dahi hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri'nce, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Yüksekova Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararı ile, ... sayılı Meclis kararı ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına karar verilmiştir. Dava konusu işlemin öğrenilmesi üzerine S.S. ... Nolu Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi ve ... plakalı minibüsle yolcu taşımacılığı yapan davacı tarafından bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 03/05/1986 tarih ve 19096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve çeşitli tarihlerde değişikliğe uğrayan 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Karar’da amaç, vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi ve disiplin altına alınması, korsan taşımacılığın önlenmesi ve fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmektir."; "Ticari Plaka Sayısının Tespiti" başlıklı 4. maddesinde, "Nüfus artışı ve şehrin ulaşım planı dikkate alınmak suretiyle o il veya ilçenin toplu taşıma ihtiyacı, trafik komisyonu tarafından düzenlenecek bir raporla İçişleri Bakanlığına bildirilir. Halen plaka tahdidi uygulanan illerde, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları için tespit edilen ticari plaka sayısının arttırılması, iade edilenler ile henüz tahsis edilmemiş olanlar dâhil, bunların trafik komisyonlarınca dağıtılması, İçişleri Bakanının onayına tabidir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce tespit edilip, henüz tahsisi yapılmamış plakalar ile herhangi bir sebeple iade edilen plakaların dağıtımında 5 inci madde hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde; toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış; belediyenin, toplu taşıma hizmetlerini Danıştayın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebileceği gibi imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek, toplu taşıma hatlarını kiraya vermek veya 67'nci maddedeki esaslara göre hizmet satın almak yoluyla da yerine getirebileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davaya konu ... tarih ve ... sayılı Meclis kararının, ilçenin toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan ve davacının plakasının da dahil olduğu toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının 2886 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın "Toplu Taşıma Hatlarının Kira Süreci" konulu yazısı gereğince on yıllık süreleri dolduğundan iptaline yönelik kısmına ilişkin olarak davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayıtlı dava açılmış olup anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu karara yönelik yapılan istinaf başvurusunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Temyize konu kararda davaya konu işlemin iptalinin gerekçelerinden biri olarak gösterilen söz konusu kararın temyiz incelemesi ise Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2023/868 sayılı dosyasında yapılmış olup anılan Dairenin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanmasına ilişkin kararının işbu temyiz dosyası yönünden de dikkate alınması gerekmektedir. Anılan Daire kararında, "(...) Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce, tahditli plakalı hatlarla taşımacılık yapıldığı kabulünden hareketle değerlendirme yapılmış ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; belediyede yolcu taşımacılığının başladığı ve (M) plakaların ilk kez verildiği 1998 yılı ve sonrasında mevzuat hükümlerinde belirtilen şekilde İçişleri Bakanlığı onayı da dahil, gerekli hukuki usuller işletilerek plaka sayısının sınırlandığı/tahdit altına alındığının ortaya konulamadığı sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte, somut uyuşmazlık ve davacının hukuki durumu Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı ışığında değerlendirildiğinde, dava konusu işlem sonrasında oluşacak yeni duruma uyum gösterilmesi için süre ve imkân tanınmadan hattın iptal edilmesi, verilen kararın olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem alınmaması, hattın iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlenmemesi nedeniyle taşımacılara öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen kararda sonuç itibarıyla hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu Belediye Meclis kararı ile yalnızca davacının (M) plakası değil, toplam 55 (M) plaka iptal edilmiş, diğer bir anlatımla; ayrı ayrı 55 (elli beş) plaka, işleme konu edilmiş olup, Mahkemece verilen iptal kararının (M) plakası iptal edilmek suretiyle kişisel menfaati ihlal edilen davacının kendisi yönünden uygulanacağı da tabiidir." açıklamasıyla 07/09/2020 tarih ve 35 sayılı Meclis kararının bahse konu kısmının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, temyize konu kararda da, tahditli plakalı hatlarla taşımacılık yapıldığı kabulünden hareketle değerlendirme yapılmış ise de, aktarılan Danıştay 8. Dairesinin kararına göre plaka sayısının tahdit altına alındığını gösteren bir kararın ortaya konulamadığı, ancak davacının hukuki durumu Anayasa Mahkemesinin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı ışığında değerlendirildiğinde, davalı idarece tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Meclis kararı ile taşımacılara öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiği sonucuna varılmasında hukuki isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin iptaline yönelik kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair kararın Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı kararı ile açıklama eklenerek onandığı göz önüne alındığında, söz konusu açıklamanın temyize konu karar yönünden de geçerli olduğu, davacının (M) plakasının iptali yönünde alınan Meclis kararı hakkında verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının yine söz konusu Daire kararında belirtilen şekilde uygulanması gerekeceği, bu durum toplu taşıma hizmetinde kullanılacak araç sayısının belirlenmesi ve hizmetin üçüncü kişilere gördürülmesi sürecinin yürütülmesini doğrudan etkileyeceğinden, işbu davaya konu işlemin hukuki değerlendirmesinde ve yargılama sonrası davalı idarece tesis edilecek işlemlerde anılan Daire kararının dikkate alınacağının açık olduğu; diğer yandan, ulaşım yönünden şehir içi toplu taşıma hattı ihalesi yapılmasına ilişkin karar alınması öncesinde, toplu taşıma kapasitesi, ihtiyacı, güzergahı gibi hususlara ilişkin gerekli teknik inceleme ve araştırma yapılmadan tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen AÇIKLAMAYLA ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, ... sayılı meclis kararı ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına karar verilmesine ilişkin kısmının iptalinin istenildiği ve idare mahkemesince; davalı idarece hem mevcut hatların iptal edilmesi hem de yeni hatlar için ihaleye çıkarılması öncesinde, anılan işlemler sonrasında oluşacak yeni duruma uyum göstermeleri için süre ve imkân tanınmamış olmasının yanı sıra toplu taşıma kapasitesi, ihtiyacı, güzergahı gibi hususlara ilişkin gerekli teknik inceleme ve araştırmanın da yapılmadığı; Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hatlarının iptaline ilişkin kısmının da iptaline karar verilmiş olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi kararının, "toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının on yıllık süreleri dolduğundan iptal edilmesine" ilişkin kısmının iptali istemiyle bu davadan ayrı olarak ... İdare Mahkemesi'nin E:... esasına kayıtlı bir dava açılmış ve "..Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı ışığında değerlendirildiğinde, dava konusu işlem sonrasında oluşacak yeni duruma uyum gösterilmesi için süre ve imkân tanınmadan hattın iptal edilmesi, verilen kararın olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem alınmaması, hattın iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlenmemesi nedeniyle taşımacılara öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan iptal kararı Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı kararı ile; "... dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen kararda sonuç itibarıyla hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu Belediye Meclis kararı ile yalnızca davacının (M) plakası değil, toplam 55 (M) plaka iptal edilmiş, diğer bir anlatımla; ayrı ayrı 55 (elli beş) plaka, işleme konu edilmiş olup, Mahkemece verilen iptal kararının (M) plakası iptal edilmek suretiyle kişisel menfaati ihlal edilen davacının kendisi yönünden uygulanacağı da tabiidir." açıklaması eklenmek suretiyle onanmıştır. Temyize konu kararın gerekçe eklenmek suretiyle onanmasına ilişkin karara sonucu itibariyle katılmakla birlikte karara eklenen gerekçeye katılmıyorum. Şöyle ki; Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı onama kararına eklenen "... mahkemece verilen iptal kararının (M) plakası iptal edilmek suretiyle kişisel menfaati ihlal edilen davacının kendisi yönünden uygulanacağı da tabiidir." şeklindeki açıklamayla, Belediye Meclis kararının iptaline ilişkin idare mahkemesi kararının yalnızca dava açılan plaka yönünden sonuç doğuracağı, dava açılmayan diğer plakalar yönünden ise Belediye Meclisinin iptal kararının geçerliliğini sürdüreceği kabul edilmiş bulunmaktadır. Danıştay Sekizinci Dairesinin anılan "açıklamalı onama" kararının temyize konu bu karara etkisini belirleyebilmek için, Anayasa Mahkemesi ihlal kararlarının ve idari yargı merciilerince verilen iptal kararlarının objektif etkisinin yani dava konusu işlemden etkilenen ancak dava açmamış olan üçüncü kişilerin de ihlal veya iptal kararının etki ve sonuçlarından yararlanıp yararlanamayacağı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurulara ilişkin hak ihlali kararının objektif bir etkisi tartışılmakla birlikte Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararlarının diğer yargı makamları tarafından benzer uyuşmazlıklarda dikkate alınması gerektiği doktrin ve Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği gibi idari yargı uygulamasında da ihlal kararları benzer uyuşmazlıklarda dikkatle alınmaktadır. Nitekim yukarıda açıklanan ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı kararında ihlal kararının objektif etkisi dikkate alınmış ve Danıştay Sekizinci Dairesince de bu karar onanmak suretiyle objektif etki kabul edilmiştir. (Anayasa Mahkemesin 1/12/2016 tarihli ve 2014/2293 Başvuru Nolu Genel Kurul Kararı; 1/12/2016, Danıştay VDDK’nın 19/01/2022 tarihli ve E.2020/853, K.2022/17 sayılı kararı; Danıştay Dördüncü Dairesinin 24/6/2021 tarihli ve E.2016/6555, K.2021/3565 sayılı kararı; Danıştay Altıncı Dairesinin 1/7/2021 tarihli ve E.2021/3708, K.2021/9221 sayılı kararı Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 8/6/2021 tarihli ve E.2020/70, K.2021/3703 sayılı kararı; Danıştay Onuncu Dairesinin 26/5/2021 tarihli ve E.2016/2130, K.2021/2679 sayılı kararı; Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/08/2023 tarihli ve E.2023/700, K.2023/2839 sayılı kararı) İptal kararlarının geriye yürümesi prensibi uyarınca, iptal kararı hukuken sakat idari işlemi geriye yürür biçimde ortadan kaldırır ve hukuka aykırı işlemin yapılmasından önceki duruma dönülür. İptal edilen işlem genel de olsa birel de olsa iptal kararı üzerine idarenin, işlemin tüm etki ve sonuçları gidermesi gerekmektedir. İptal davalarının “objektif niteliği” gereğince de, bir işlem iptal edildiğinde ilgili herkes için etki ve sonuç doğurur. İşlemin iptalinden sadece iptal davasını açan/açanlar değil, o işlemle doğrudan bağlantısı olan herkes etkilenir. Bu etkilenme olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz yönde de olabilir. (Ulusoy, Ali D, “Bireysel İdari İşlemlerin İdari Yargı Tarafından İptalinin Üçüncü Kişilere Etkisi” İdare Hukuku ve İlimleri Dergisi, 2023, s. 87) Genel nitelikteki işlemin iptalinin sonuçlarından herkesin yararlanacağı, birel nitelikteki işlemlerin iptalinin ise yalnızca dava açan kişiyi etkileyeceği prensibi kabul edilmektedir. Ancak bazı idari işlemler şeklen genel düzenleyici işlem niteliğinde olmasa dahi kapsam ve etkisi bakımından birden çok kişiyi etkileyecek genel nitelikte olabilir. Bu tür idari işlemin iptalinin etkisi genel nitelikte olup, bu iptal kararının sonucundan dava açmamış ama iptal edilen işlemden etkilenen üçüncü kişilerin de yararlanması gerekir. Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, "toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının on yıllık süreleri dolduğundan iptal edilmesine" ilişkin işlem şeklen genel düzenleyici işlem niteliğinde olmasa da kapsam ve sonuçları dikkate alındığında genel nitelikli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu işlemin iptali için ... İdare Mahkemesi'nin E:... esas sayısı ile açılan davanın dava dilekçesi ve mahkemece verilen iptal kararının gerekçesi incelendiğinde, davacının iddialarının yalnızca kendi kişisel durumuna ilişkin sübjektif hususlar olmadığı, tüm plakalar yönünden geçerli olan objektif hukuka aykırılıkları içerdiği; iptal yönündeki mahkeme kararının gerekçesinin de davacının kişisel durumuna ilişkin olmayıp, benzer bir olaya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararındaki objektif nitelikteki gerekçeleri içerdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, ... İdare Mahkemesinin iptal kararı yalnızca davacı yönünden değil dava açılmayan diğer plakalar yönünden de sonuç doğurmalıdır. Aksinin kabulü halinde davalı belediyenin iptal kararını, davacının çalışmaya devam etmesi diğerlerinin ise çalışmasını sonlandırıp yerlerine yeni ihale yapılması şeklinde uygulaması sonucunu doğurur. Bu durum ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde yer alan: " Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur." şeklindeki emredici hükme aykırılık oluşturur. Toplam 55 (M) plakanın iptal edilmesine ilişkin Belediye Meclis kararının, her bir plaka yönünden ayrılabilir nitelikte olmaması ve bu işlemin iptaline ilişkin karar gerekçesinin 55 plaka yönünden de geçerli olacak genel hukuka aykırılıkları içerdiği hususları ile iptal davalarının “objektif niteliği” gereğince, bir işlem iptal edildiğinde ilgili herkes için etki ve sonuç doğuracağı hususu birlikte dikkate alındığında; Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı kararına eklenen açıklamanın temyize konu işbu karara etkisinin bulunmaması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, temyize konu mahkeme kararının "Davaya konu ihale işleminin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi kararının, "toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının on yıllık süreleri dolduğundan iptal edilmesine" ilişkin kısmının ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle ihale işleminin de iptali edilmesi gerekeceği" gerekçesiyle onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.