5. Ceza Dairesi 2009/2558 E. , 2012/7498 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Kanuna muhalefet, memura hakaret görevli memura mukavemet HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ... oğlu ..., ... oğlu ...'ın üzerlerine atılı 6136 sayılı Yasaya muhalefet, memura hakaret, görevli memura mukavemet, suçlarının 765 sayılı Kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/…
**5. Ceza Dairesi 2009/2558 E. , 2012/7498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Kanuna muhalefet, memura hakaret görevli memura mukavemet HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ... oğlu ..., ... oğlu ...'ın üzerlerine atılı 6136 sayılı Yasaya muhalefet, memura hakaret, görevli memura mukavemet, suçlarının 765 sayılı Kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi 25/07/2001 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. Maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE; Sanık ... oğlu ...'ın hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Rüşvet suçu; bir kamu görevlisinin görevlerinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıyla oluşacağı ayrıca bu suçta her iki tarafın, rüşvet teklifi suçunda ise öneride bulunan tarafın, gayri meşru zemin içinde bulunmaları gerektiği, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda rüşvet suçunun meydana geleceği, dava konusu olayda ise; sanık ... oğlu ...'ın görevli polis memuru ...'ın, oğlu ...'ın üzerindeki silahı almaması için iki üç kez boynuna sarılıp “silah kalsın, silah kalsın, oğlum askerden yeni geldi, 2 gün sonra düğünü var, bizim hasmımız vardır, başımıza bir şey gelmesin diye oğlum bu silahı taşıyor, bu silahı oğlumdan almazsan seni memnun ederim, seni paraya boğarım, bu iyiliğinin altında kalmam, sana dolar veririm, para veririm, bu olay büyümesin, aramızda kalsın, olayı burada kapatalım” şeklinde görevi nedeniyle rüşvet teklifinde bulunduğu, bu suretle gayri meşru zeminde bulunduğu hususunda yeterli ve inandırıcı delil bulunduğundan, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/12/1995 tarih ve 5-339 Esas, 359 sayılı Kararı uyarınca; "Nitelikli rüşvet verme suçuna eksik veya tam teşebbüsün mümkün olmayacağı” 765 sayılı TCK'nın 213. maddesi uyarınca nitelikli rüşvetin teklif ya da vaat olunmasıyla suçun tamamlandığı, 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesindeki düzenlemeye göre suçun teşebbüse elverişli hale geldiği, lehe yasa değerlendirmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Sanık .... oğlu ...'ın kazanılmış hakları saklı tutulmak suretiyle hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.