10. Hukuk Dairesi 2022/8065 E. , 2023/12700 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/90 E., 2020/587 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul kısmen ret Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Kapatılan 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısme…
**10. Hukuk Dairesi 2022/8065 E. , 2023/12700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/90 E., 2020/587 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul kısmen ret Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Kapatılan 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 03.05.2000 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocukları için maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, olayın iş kazası olmadığını, meydana gelen olayda müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.11.2012 tarihli ve 2006/674 Esas, 2012/724 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden davanın maddi tazminatlar yönünden kısmen kabulüne; 81.264,68 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e ödenmesine, 59.866,80 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e ödenmesine, 1.312,04 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... ’e ödenmesine, 28.455,16 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e ödenmesine, 30.022,76 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e ödenmesine, 128,66 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 412,17 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden talebin reddine, asıl ile birleşen davalar yönünden manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne; her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile her bir davacıya ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 16.12.2013 tarih ve 2013/18031 Esas- 2013/24076 Karar sayılı ilamında özetle; pasif dönem hesabında aktif dönem gelirinin % 70'i oranında gelir elde edebileceği farzolunarak bulunan ücretin esas alınarak hesaplama yapılması ve Kurum tarafından davacılara iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirler tenzil edilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmadan sonra yargılama devam ederken davacılar vekili tarafından Diyarbakır 3. İş Mahkemesinin 2015/379 Esası ile davacı ... tarafından davalıya karşı yeni bir dava açıldığı, dava dilekçesinde davacının özür durumu dikkate alınarak hesaplama yapılmadığından bu davanın açıldığının belirtilmiş olduğu ve mahkemesince eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, dava dilekeçesinin davalıya hemen tebliğ edilmediği, davalı tarafından bu davadan haberdar olunması üzerine süresi içerisinde 21.07.2015 tarihli dilekçe ile zamanaşımı def'inde bulunulduğu, birleşen bu dosyada davacının mahkemenin işbu dosyasında, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak dava açıldığı ve bu dava görülmekte iken bu kez 23.06.2015 tarihli ikinci davanın açıldığı, asıl dava dilekçesinde davacı ...'in özürlülük durumuyla ilgili herhangi bir iddiada bulunulmadığı, birleşen dava ile bu hususun dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılmasının talep edildiği, birleşen davanın ek bir dava olmadığı asıl dava ile aynı konu ve talebe ilişkin tazminat davası olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesinde “derdestlik”in dava şartları arasında düzenlenmiş olduğu aynı Yasanın 115/1 maddesine göre göre mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak durumunda olduğu, halin böyle olmasına göre birleşen davanın 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gözetilerek derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, bozma sonrasında SGK'ya yazılan müzekkere cevabında davacılardan ...'e 125.319,43 TL, Kadriye'ye 37.970,40 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığı, Ahmet'e ise gelire girdiği ve gelirden çıktığı tarihler arasında 27.056,49 TL fiili ödeme yapıldığının belirtildiği, ...'in özür derecesinin -maluliyeti %60 üzerinde olmadığından SGK tarafından kendisine maaş bağlanamayacağından bu davacı yönünden PSD olarak herhangi bir mahsup yapılmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar murisinin davalı bünyesinde bakım onarım işçisi olarak çalıştığı ve 03.05.2000 tarihinde öğlen yemek molası verdiği ve yaya olarak Bismil ilçe merkezindeki lokantaya giderken geçirdiği kalp krizi sonucu vefat ettiği, meydana gelen olayın iş saatler içerisinde geçmesi nedeniyle iş kazası olduğu, meydana gelen olayda davalının % 50 oranında kusurlu bulunduğu davalının kusuru oranında davacıların uğradığı maddi zarardan sorumlu olacağının kabulü ile davalının usuli kazanılmış hakları ve SGK tarafından hak sahibi davacılara iş kazası kolundan bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin mahsubu, %50 kusur indirimi dikkate alınarak bilirkişi Çağdaş Dağlı tarafından hazırlanan hesap raporu hükme esas alınarak maddi tazminat talebi yönünden karar verildiği, davacı ... 'in murisin ölümünden önce evlenerek murisin desteğinden çıktığından bu davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, manevi tazminat yönünden herhangi bir bozma yapılmadığından önceki karar doğrultusunda her bir davacı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için 5.000 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; birleşen Diyarbakır 3. İş Mahkemesi’nin 2015/379 E. sayılı dava yönünden HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine, asıl ve birleşen Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2011/939 E. sayılı dosyası ile açılan maddi tazminat davalarının kısmen kabulüne, 3.685,51 TL davacı ... için, 38.141,98 TL davacı ... için, 16.106,12 TL davacı ... İçin, 9.469,96 TL davacı ... için, 128,66 TL davacı ... için, 412,17 TL davacı ... için, 1.312,04 TL ... için olmak üzere toplam 69.256,44 TL maddi tazimatın kaza tarihi olan 03/05/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, davacı ... ’in maddi tazminat talepli davasının reddine, her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile her bir davacıya ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini, davacıların gerek ilk dava dilekçesinde 29.04.2005 gerekse birleştirme talepli Diyarbakır 21.09.2011 tarihli 1. İş 2011/939 Esas ile açılan iş bu dava ile birleştirilen dava dilekçelerinde davanın kısmi dava olduğu yönünde beyanları olmadığı gibi dosya da mevcut bir ıslah bulunmadığını, mahkemenin bozmadan sonra ıslah olmaz ilkesi ile talep arttırımını bir birine karıştırdığını ve ıslah ile talep arttırımını aynı gördüğünü, mahkemenin zamanaşımına atıf yaptığını ancak buna ilişkin bir karar vermediğini, ancak ikinci fıkrasında derdestlik itirazı ile reddettiğini, davacı ... için ve diğer davacılar için ilk pesin sermaye değerinin bilirkişice güncel olan sonradan arttığı belli olan tutarın esas alındığını, asgari ücret uygulamasının kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiğini, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her davacı yönünden maddi ve manevi tazminata ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun inceleme ve tespitler başlığı altında gerek eş, gerekse diğer mirasçılar hakkında yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, kişinin gelirlerinden rutin ve olası giderlerin tam olarak düşümü yapıldıktan sonra net hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenle Mahkemece müvekkili şirket aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın haksız olduğu kadar, miktar olarak da çok fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 nci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,42,43,44,46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.