Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 05.10.2018 tarihinde Bağımsız Yüklenicilik Sözleşmesi akdedildiğini, yürürlük tarihinin 24.09.2018 olarak kararlaştırıldığını, davalı şirketin ... kontuarlarda bagajların taşınması servisini sunduğunu, sözleşme uyarınca müvekkili yüklenici şirketin davalı şirkete bu bagaj sisteminin taşınması için gereken IT kurulumu ve yazılım operasyonunun yürütülmesini sağlayacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 10.1 maddesinde süresinin yürürlük tarihinden itibaren 10 ay olduğunun, yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde davalı şirketin sürenin uzatılmayacağını yazılı olarak bildirmesi halinde sözleşmenin kendiliğinden 16.08.2021'e kadar hiçbir eylem gerekmeksizin uzayacağının, bu altı ay içinde sözleşmenin uzamayacağı yazılı olarak bildirilirse 16.08.2019 tarihinde sona ereceğinin düzenlendiğini, bu hüküm gereği altı aylık yazılı bildirim süresinin sonunun 24.03.2019 olduğunu, sözleşmenin 10.2 maddesinde ise davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce fesih koşulları düzenlenerek, bu durumda feshin yürürlük tarihinin fesih ihbarının tebliğinden itibaren en az 120 gün sonra olacağının, fesih ihbarının alınması üzerine yüklenici müvekkil şirketin en son kestiği ücret faturasındaki aylık miktarı temel alarak sözleşmenin kalan süresi ile ilgili aylık ücretlerin toplamını tek seferde davalı şirkete fatura edeceği ve davalı şirketin sözleşmedeki ödeme koşullarına göre ödemeyi gerçekleştireceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin ifası devam ederken ve sözleşme süresi kendiliğinden 16.08.2021 tarihine kadar uzamışken, 24.04.2019 tarihinde davalı şirketin müvekkiline elden tebliğ ile İngilizce fesih ihbarında bulunduğunu ve öncelikle müvekkilinin emeğine teşekkür ettiğini, operasyonun artık dışarıdan değil şirket bünyesinden sağlanacağını belirttiğini, yeni işe alacakları yöneticiye müvekkilinin işi öğreteceğini, sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca 16.08.2019 tarihinde sona ereceği yönünde karar alındığını bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin de 09.05.2019 tarihinde davalıya keşide ettiği ihtarla, sözleşmenin 10.2 maddesine göre davalı şirketin süresinden önce fesih halini uyguladığını ancak sözleşme hükmüne göre altı ay içinde sözleşmenin devam etmeyeceği yönünde bildirimde bulunulmadığından sözleşmenin 16.08.2021 tarihine kadar uzadığını belirterek, süresinden önce fesih nedeniyle sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde müvekkilinin kalan süreye isabet eden alacağı için düzenlediği faturanın ödenmesini talep ettiğini, ödeme için sözleşmede belirtilenden daha da fazla (5 gün yerine 13 gün) süre vererek bedelin ödenmesi için temerrüt ihtarında bulunduğunu, müvekkili şirketin bu sözleşmenin akdinden önce ticari hayatı sonlandırmayı düşünüp tasfiye kararı almışken bahse konu sözleşmenin varlığı nedeniyle tasfiyeden dönerek 28.02.2019 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı şirketçe müvekkiline "artık hizmeti şirket içinde sağlayacağız, yeni yöneticiye bütün bildiklerini öğret ve şirketten ayrıl" denilerek müvekkili ile iş ilişkisinin sora erdirildiğini, sözleşmeye açık aykırılık bulunduğunu, sözleşme cezası olarak kararlaştırılan tutarın götürü tazminat olması nedeniyle müvekkilinde zarar doğup doğmamasından bağımsız şekilde ödenmesi gerektiğini belirterek, sözleşmenin 10.2 maddesi uyarınca müvekkilinin sözleşme fesih tarihinden sözleşmenin uzadığı 16.08.2021 tarihine kadar hakettiği tutara ilişkin düzenlenen (KDV dahil 673.902,72 TL tutarlı) fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle davanın kabulüne, sözleşme'nin 10.2 maddesi uyarınca düzenlenen fatura bedelinin (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 8.500,00 TL alacağın) müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.