Başvuru, itirazın iptali davasında yetki itirazının gerekçesiz reddedilmesi, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesi, harcın ve vekâlet ücretinin hatalı hesaplanması ve kesin nitelikli kararda kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; itirazın iptali davasında yetki itirazının gerekçesiz reddedilmesi, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesi, harcın ve vekâlet ücretinin hatalı hesaplanması ve kesin nitelikli kararda kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/7/2013 tarihinde Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından10/11/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 9/12/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 14/12/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında iki adet bono bedelini ödemediği gerekçesiyle Konya İcra Müdürlüğünün E.2011/7609 sayılı dosyasında icra takibi başlatılmıştır. Başvurucunun ödeme emrine itiraz etmesiyle takip durmuş, bunun üzerine başvurucu aleyhine Konya Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) itirazın iptali davası açılmıştır. Başvuruya konu dava dosyasına ilişkin Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde kayıtlı belgeler incelendiğinde başvurucunun, cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak Hadim icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürdüğü, davacı vekilinin ise cevaba cevap dilekçesinde takip konusu bonolar incelendiğinde Konya icra dairelerinin yetkili olduğunun anlaşılacağını savunduğu, takip konusu bonolarda taraflar arasında çıkacak ihtilaflarla ilgili Konya icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunun yazılı olduğu, Mahkemenin 17/12/2012 tarihli duruşmada açık bir gerekçe belirtmemekle birlikte başvurucunun yetki itirazının reddine karar verdiği görülmüştür. Yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 30/5/2013 tarihli ve E.2012/167, K.2013/457 sayılı kararı ile davanın kabulüne, başvurucunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin 800 TL asıl alacak ve 257,62 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, 320 TL vekâlet ücretinin başvurucudan tahsiline karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:“...Konya İcra Müdürlüğünün 2011/7609 E. sayılı icra takip dosyasıyla borçlu aleyhine 800 TL asıl alacağın tüm ferileriyle birlikte toplam 057,62 TL alacağın tahsili için 13/7/2011 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takibin konusunun 23/8/2007 tanzim, 30/11/2007 vadeli400 TL bedelli bono ve 23/7/2007 tanzim, 30/12/2007 vade tarihli 400 TL bedelli bono olduğu, örnek no:7’ye göre tanzim edilen ödeme emrinin davalıya 14/7/2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının 15/7/2011 tarihli dilekçesiyle icra takibine itirazda bulunduğu ve takibin 28/7/2011 tarihinde durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı 24/4/2012 tarihli dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş, 17/12//2012 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararıyla yetki itirazının reddine karar verilerek davalıya tebliği üzerine davalı 11/1/2013 tarihli dilekçesinde, borca mesnet teşkil eden malların kendisine teslim edilmediğini belirtmiş ise de, mahkememizin 16/4/2013 tarihli yargılamasında verilen 1 nolu ara karar gereğince davacı vekiline takibe dayanak bono asıllarını ibraz etmek üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde bono asıllarını ibraz ettiği, bonoların incelenmesinde, 23/8/2007 tanzim ve 30/12/2007 vade tarihli bonoda keşidecinin davalı, lehtarın ise davacı olduğu, bononun metninde malen ibaresinin yazılı olduğu, 23/8/2007 tanzim ve 30/11/2007 vade tarihli bonoda ise keşidecinin ve lehtarın aynı kişiler olduğu ve bono metninde malen ibaresinin yazılı olduğu, takibe konu malların davalı tarafından teslim alındığı anlaşıldığından açılan davanın kabulüyle Konya İcra Müdürlüğünün 2011/7609 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve 800 TL asıl alacak ve 257,62 TL faiz üzerinden takip talebindeki diğer şartlar çerçevesinde takibin devamına karar vermek gerekmiş[tir].” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici maddesi gereğince temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrasına göre 2013 yılı itibarıyla miktar veya değeri 820,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin kararlar temyiz edilemeyeceğinden dava değeri bu miktarın altında kalan söz konusu kararın, verildiği tarih itibarıyla kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Kesin nitelikte olan bu kararda temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiş ve karar 1/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/7/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ...” 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktü esas üzerinden alınır.” 6100 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Celse, karar ve ilam harçları. ... ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. ...” 6100 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” 6100 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir....” 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin maddesi şöyledir: “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümü şöyledir: “Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret ... İcra Mahkemelerinde takip edilen dava ve duruşmalı işler için 440,00 TL ...”