11. Ceza Dairesi 2024/2994 E. , 2025/902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/161 E., 2018/96 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/96 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama y
**11. Ceza Dairesi 2024/2994 E. , 2025/902 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/161 E., 2018/96 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/96 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2. maddesi ve 7394 sayılı Kanun uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2024/3891 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34770 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34770 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ve 62/1. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2018 tarihli ve 2016/161 esas, 2018/96 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 11/05/2018 tarihli ve 2018/2324 esas, 2018/2300 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince uyarlama kararı verilmesi talebi üzerine, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 359/son maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2023 tarihli ve 2016/161 esas, 2018/96 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.", şeklindeki düzenleme ile benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/10/2023 tarihli ve 2023/15838 esas, 2023/13367 karar sayılı ilâmına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden, sanık haberdar edilmeksizin ve duruşma açılmadan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2018 tarihli kararı ile sanık hakkında defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne dair 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin tayin edilen cezaya uygulanarak karar verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca yapılan uyarlama yargılaması neticesinde de anılan Kanun'un 62/1. maddesi uygulamasının zorunluluk arz ettiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.05.2018 tarihli ve 2018/2324 Esas, 2018/2300 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine dosya üzerinden uyarlama yargılamasının yapıldığı ve Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/96 Karar sayılı ek kararı ile "...defter ve belge ibraz etmeme suçundan verilen cezadan 7394 sayılı yasanın 4. maddesi ile değişik 359 maddesinin eklenen son fıkrasının 2. bendine göre tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı kesilen ceza bulunmadığından 1/2 oranında indirim yapılmasının gerektiği.." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu belirlenmiştir. 5. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının; "- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. " Şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının, aynı Kanun'un 359 ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, sanık hakkında alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmediği, bununla birlikte; Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/96 Karar sayılı kararı ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan sanığın 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı ancak, adli sicil kayıtları incelendiğinde, tekerrüre esas alınan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (uyarlama neticesinde verilen) 14.06.2006 tarihli ve 2002/137 Esas, 2002/191 Karar sayılı ilamındaki 6 yıl 3 ay hapis cezasının 30.05.2007 tarihinde, 3.000,00 TL adli para cezasının ise 21.11.2008 tarihinde infaz edildiği, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca bu tarihlerden itibaren 5 yıl geçtikten sonra tekerrüre esas alınamayacağı, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ise suç tarihinin 20.09.2015 olduğu nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kesin nitelikteki istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi kapsamında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık lehine itiraz yoluna başvurulup başvurulmayacağı hususunda ihbarda bulunularak, sonucuna göre cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının duruşmalı olarak değerlendirilmesinin gerektiği ve 28.02.2018 tarihli hükümde 5237 sayılı Kanun 62. maddesi uyarınca indirim yapıldığı halde, uyarlama yargılamasında bu maddenin uygulanmaması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2013 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/96 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.