T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 NUMARASI : .... Esas- ....Karar DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -.... VEKİLİ : Av. .... : 2 -.... VEKİLİ : Av...... DAVANIN KONUSU : Ticari Nit…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 NUMARASI : .... Esas- ....Karar DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -.... VEKİLİ : Av. .... : 2 -.... VEKİLİ : Av...... DAVANIN KONUSU : Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkiline ait .... plakalı 2021 model ... marka aracın garanti kapsamında olduğunu, aracın 05/10/2023 günü arızalandığını ilgili servise çekildiğini, yapılan incelemede Adblue sisteminde arıza oluştuğunu, Adbluedan kaynaklanan arızaların garanti kapsamına girmediğini öğrendiğini, 55.181,00 TL'sinin müvekkilince ödendiğini, aracın arızalanmasında müvekkilinin bir suçunun bulunmadığını, araçta meydana gelen Adblue deposu ve pompasındaki arızanın kullanıcı hatası olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile haksız şekilde tahsil edilen 55.181,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın 24.11.2021 tarihinde satılarak teslim edildiğini, dava konusu araç için verilen 2 yıl / 60.000 km garanti süresinin 24.11.2023 tarihinde sona erdiğini, dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan Adblue, %32,5 oranında temizlenmiş üre ile %67,5 oranında saf sudan oluştuğunu, seçici katalitik indirgeme sistemi yani SCR sistemine sahip olan araçlarda kullanılan bu emisyon sıvısı, egzoz gazında bulunan azot oksitin azaltılmasını sağladığını, ..., yasal mevzuat uyarınca dizel motorların performansını veya yakıt tüketimini olumsuz etkilemeden çevreyi korumak ve Euro 6 standardına uygunluğu sağlamak amacıyla araçlarında egzoz gazlarının işlenmesi için SCR sistemini dizel partikül filtresi (DPF) ile kullanan bir sistemle kullanma kararı aldığını, AdBlue deposu boşaldığında, yasalar tarafından kullanılması zorunlu olan bir cihaz motorun tekrar çalıştırılmasını önlediğini, SCR sistemi arızalandığında, aracın emisyon seviyesi artık Euro 6 standardını karşılamayacağını ve araç çevreyi kirletmeye başladığını, AdBlue sıvısının asla dizel yakıt deposuna konulmaması gerektiğini, ..... markası tarafından üretilen ürünün kullanımı halinde herhangi bir sorun yaşanmadığını,.... markası araçlarda orijinal .... markalı AdBlue ürünü düzenli kullanıldığında ve yukarıda belirtilen şartlarda saklanması, depolanması ve doldurulması sağlandığından araçta herhangi bir problem yaşanmadan kullanımın devam edeceğini bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın 24.11.2021 tarihinde satılarak teslim edildiğini, dava konusu araç için verilen 2 yıl / 60.000 km garanti süresinin 24.11.2023 tarihinde sona erdiğini, dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan Adblue, %32,5 oranında temizlenmiş üre ile %67,5 oranında saf sudan oluştuğunu, seçici katalitik indirgeme sistemi yani SCR sistemine sahip olan araçlarda kullanılan bu emisyon sıvısı, egzoz gazında bulunan azot oksitin azaltılmasını sağladığını, AdBlue deposu boşaldığında, yasalar tarafından kullanılması zorunlu olan bir cihaz motorun tekrar çalıştırılmasını önlediğini, SCR sistemi arızalandığında, aracın emisyon seviyesi artık Euro 6 standardını karşılamayacağını ve araç çevreyi kirletmeye başladığını, AdBlue sıvısının asla dizel yakıt deposuna konulmaması gerektiğini, .... markası tarafından üretilen ürünün kullanımı halinde herhangi bir sorun yaşanmadığını, .... markası araçlarda orijinal .... markalı AdBlue ürünü düzenli kullanıldığında ve yukarıda belirtilen şartlarda saklanması, depolanması ve doldurulması sağlandığından araçta herhangi bir problem yaşanmadan kullanımın devam edeceğini bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ; taraflar arasındaki uyuşmazlığın satın alınan araçta meydana gelen arızanın garanti kapsamında onarılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinin Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” şeklindeki düzenlemesi ile HMK’nın 190/1. maddesine göre ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı, dava konusu araç garantisinin satış tarihinden itibaren iki yıl ya da 60.000,00 km'ye kadar olduğu, araçta meydana gelen arazının garanti süresi içerisinde oluştuğu bu haliyle hasarın garanti kapsamı dışında kaldığı hususunun ispat yükünün davalılar üzerinde olduğu, yetkisiz servis dışında yapılan işlemlerin garanti kapsamı dışında kaldığına ilişkin iddiaların davalılar tarafından ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında yapılan bilirkişi heyet incelemesi sonucu düzenlenen raporda adblue pompasındaki arızanın malzeme veya üretim kaynaklı meydana geldiği ve arızanın zamanla kullanım sonucu ortaya çıkabilecek nitelikte olduğu, arıza onarım bedelinin ise 55.181,78 TL olarak tespit edildiği yönünde görüş ve kanaatin bildirildiği, heyet bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetlenebilir bulunması nedeniyle mahkemece de iş bu rapora itibar edildiği, dolayısıyla davalının iddiasını ispat edemediği, arızanın garanti kapsamında kaldığı, meydana gelen hasar bedelinin davalı ... Türkiye..'nin dava konusu aracı ithal eden firma, davalı .... otomotivin ise davaya konu harasın onarımını gerçekleştiren ve onarım bedelini tahsil eden yetkili servis hizmetini veren firma olması sebebiyle "garanti belgesi uygulam esaslarına dair yönetmeliğin" 14. maddesi son cümlesi ve bu yönetmeliği kaldıran ve yerine getirilen "garanti belgesi yönetmeliğinin" 8. maddesi ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı .....Tic.San.A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; açılan davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddi gerekmekte iken bu hususun yerel mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu aracın davacı yana 24.11.2021 tarihinde satıldığını, araç için verilen 2 yıl/60.000 km garanti süresi 24.11.2023 tarihinde dolduğunu, eldeki dava 14.12.2023 tarihinde açılmış olup dava tarihine kadar herhangi bir ayıp ihbarının da yapılmadığını, bu sebeplerle davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, davaya konu araçta mevcut olan arızanın Adblue sisteminden kaynaklanmakta olup dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan Adblue, %32,5 oranında temizlenmiş üre ile %67,5 oranında saf sudan oluştuğunu, aracın 10.000 kilometrede bir yapılması gereken tüm bakımları yapılmış olmasına rağmen arızanın onarıldığı tarihe kadar .... markalı AdBlue, yetkili servislerce aracın üre deposuna konulmamış durumda olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi, AdBlue miktarındaki azalmaya bağlı olarak ekranda uyarı çıktığı ve müşterinin AdBlue ürününü aracına koymasının beklendiğini, bu durum dava konusu aracın kullanım kılavuzunda da "Tamamen bitmeden önce AdBlue'yu yetkili bir ... bayisi veya güvenilir başka bir serviste doldurunuz" şeklinde yer almakta olup burada yapılması gereken ... bayisi ya da yetkili servislerce AdBlue dolumu iken davacı yan kendi beyanlarında da yer aldığı üzere AdBlue'yu...... Petrol Ürünleri San ve Tic AŞ bünyesinde doldurttuğunu, bu haliyle de kullanım kılavuzuna aykırı davranarak aracın garanti kapsamı dışında kalmasına kendisi sebebiyet verdiğini, davacı yanın müvekkili servise garanti kapsamında onarım için başvuru yaptığında da araç geçmişinin incelendiğini, durum üretici firma olan .... Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş'ye sorulduğu ve dosyaya sunulan TSR sonuç raporunda da belirtildiği gibi "Harici AdBlue kullanımı ve sisteme hava aldırma kaynaklı oluşan bir problemdir. Müşteri hesabından işlem yapılması uygundur." şeklinde cevap alındığını, bu kapsamda da aracın onarımı garanti kapsamında yapılamadığını, davacı yanın aracında meydana gelen AdBlue sistemi arızasının nedeni uygun AdBlue sıvısının kullanılmaması olup davacının kusuruyla meydana gelen arızanın garanti kapsamında onarımının mümkün olamayacağını, dosyada mübrez 17.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda da, araç sahibi davacı şirketin, araçta sürekli .... Servisinin tavsiye ettiği Adblue yakıtını kullanmadığını, değişik petrol istasyonlarından da Adblue adı altında değişik yakıt aldığını, bu durumda araç sahibi şirketin Adblue yakıtını uygun kullanmayışından dolayı sorumluluğunun olacağının bildirildiğini, dosya kapsamında alınan 06.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, araç maliklerinin/kullanıcılarının problemli akaryakıt ürünü dolumu yaptırmaları halinde meydana gelen arızaları otomotiv firmalarına yüklemeleri mümkün değilse, standartlara uygun olmayan Adblue kullanımı halinde de meydana gelen arızayı üreticiye veya ithalatçıya yüklemelerinin de mümkün olmadığını, dolayısıyla 06.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirmede bulunulmamış olmasının hatalı olup iki rapor arasında çelişkiye de sebep olduğunu, müvekkilinin söz konusu aracın onarımının garanti kapsamında yapılması talebiyle üretici firma nezdinde kayıt oluşturduğunu, ne var ki işbu talep üretici firma tarafından kabul edilmemiş olup müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu araçta üretim ya da müvekkili servis kaynaklı bir ayıp bulunmamakla, söz konusu arızanın hatalı ürün kullanımı neticesinde meydana geldiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin....... Esas, ...... Karar sayılı ve 17.04.2025 tarihli kararının kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı .... Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş.vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Dava konusu aracın, 2 yıl yasal garantisinin bulunduğunu, dava konusu aracın 24.11.2021 tarihinde satılarak teslim edildiğini, dava konusu araç için verilen 2 yıl / 60.000 km (hangisi önce dolarsa) garanti süresinin 24.11.2023 tarihinde sona erdiğini, bu süre içinde dava konusu araç için herhangi bir ayıp ihbarı ya da davası açılmamış olduğu dikkate alındığında huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, araçta herhangi bir arıza veya ayıbın bulunmadığını, araçta meydana gelen arızanın sebebinin davacının aracında uygun olmayan adblue kullanımı olduğunu, yerel mahkemece tüm itirazlarına rağmen bu durumunun değerlendirmeye alınmamış olmasının hatalı olduğunu, orijinal .... markalı ürünler kullanıldığında, depoda, üre pompasında ve enjektöründe bir tıkanma ve bunun sonucunda arıza uyarı lambası yanmadığını, piyasadan temin edilen ürünlerin standarta göre üretildiği belirtilmesine rağmen gerçek hayatta tortulaştığı ve parça yapılmadan giderilemeyen arızalara neden olduğu yönünde diğer otomobil firmaları ve hafif ticari vasıta satan firmalardan da çeşitli duyumlar alındığını, dava konusu araca, arızanın onarıldığı tarih öncesinde yapılan periyodik bakımların hiçbirinde adblue konulmadığını, arızanın onarıldığı tarihe kadar yetkili serviste Adblue eklemesi yapılmadığı değerlendirildiğinde, Adblue ürünününü haricen farklı yerlerden temin edilip araca eklendiğinin anlaşıldığını, gerekçeli kararda, hatalı şekilde değerlendirme yapıldığını ve araçta meydana gelen arazının garanti süresi içerisinde oluştuğu bu haliyle hasarın garanti kapsamı dışında kaldığı hususunun ispat yükünün davalılar üzerinde olduğu, yetkili servis dışında yapılan işlemlerin garanti kapsamı dışında kaldığına ilişkin iddiaların davalılar tarafından ispat edilmesi gerektiği bildirilerek davanın kabulüne karar verdiğini, yetkili servis dışında yapılan işlemler olarak bahsedilen husus, araca dışarıdan bir ürün eklenmesi durumu olduğunu, araca dışarıdan eklenen bir ürünün, araca zarar vermemesi için, araçla uyumlu ve belli kalite standartlarında olması gerektiğini, bu durumun aracın garanti süresi içerisinde olması ile bir ilgisinin bulunmadığını, araca eklenecek yağ, yakıt vb. ürünlerin kullanıcının sorumluluğunda olduğunu, 17.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişi tarafından araç sahibi şirketin, araçta sürekli ..... Servisinin tavsiye ettiği Adblue yakıtını kullanmadığını, değişik petrol istasyonlarından da Adblue adı altında değişik yakıt aldığını, bu durumda araç sahibi şirketin Adblue yakıtını uygun kullanmayışından dolayı sorumluluğunun olacağının bildirildiğini, buna rağmen, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında bu durumu dikkate almadan davanın kabulü yönünde hüküm tesis etmiş olmasının hatalı olduğunu, AdBlue ürünü tıpkı araç akaryakıtı (dizel yakıtı) gibi araç kullanıcılarının seçebileceği bir ürün olduğunu, araç maliklerinin/kullanıcılarının problemli akaryakıt ürünü dolumu yaptırmaları halinde meydana gelen arızaları otomotiv firmalarına yüklemeleri mümkün değilse, standartlara uygun olmayan Adblue kullanımı halinde de meydana gelen arızayı üreticiye, satıcıya veya ithalatçıya yüklemelerinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmeden eksik ve hatalı incelemeye dayanan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup bunun kabul etmediklerini, yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporu itirazlarını gidermediğini, Adblue'nun saklanma koşulları dahi önemli olmakla birlikte bilirkişilerin ek raporda da bu hususta herhangi bir izahta bulunmaması hatta ve hatta AdBlue dolum işleminin bir huni yardımıyla yapılması yada pompa kullanarak yapılması arasında AdBlue kalitesini etkileyecek bir etken olma durumunun söz konusu olmayacağı kanaatinde olmaları bilirkişilerin Adblue konulu vakalarda yeterli bilgi sahibi olmadıklarının düşünülmesine neden olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyeti incelendiğinde aralarında otomotiv kürsülerinde görev yapan otomotiv mühendisi bir bilirkişinin yer almadığını, raporu hazırlayan 3 bilirkişiden ikisi Makine Mühendisi, biri ise Otomotiv teknik öğretmen olduğnu, bilirkişilerin hiçbirisinin akademisyen olmadığını, makine mühendisliği çok geniş bir alanı kapsadığını, Adblue ise, dizel araçlara ilişkin teknik ve özellikli bir konu olduğunu, adblue hususunda detaylı değerlendirmenin yapılabilmesi için dosyanın, teknik üniversitelerin otomotiv kürsülerinde görev yapan akademisyen -otomotiv mühendisi- bilirkişilerden teşekkül ettirilmiş bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının tehiri icra talepli olarak istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasını, yapılacak inceleme neticesinde davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; araçtaki arızanın garanti kapsamında olduğu iddiasıyla arızanın tamiri için ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Somut olayda davacı 2021 model ....... marka aracı 2021 yılında satın aldığını, 2 yıllık garanti süresi içerisinde 05/10/2023 tarihinde aracın Adblue sisteminde arıza oluştuğunu, bu arızanın garanti kapsamında tamir edilmesi gerekirken yetkili servis tarafından garanti kapsamına girmediğinin belirtildiğini, ihtirazi kayıtla ödeme yapmak zorunda kalındığını beyanla aracın arızasında bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek ödediği bedelin davalılardan tahsilini talep etmiş, davalılar ise dava konusu araçtaki arızaya ilişkin ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davacının kullanım kılavuzundaki talimatlar doğrultusunda .... bayisi yada yetkili servislere Adblue dolumu yaptırması gerekirken Adblue ürününü farklı yerlerden temin ederek kullandığını, tıpkı araç akaryakıtı gibi Adblue ürününün de uygun kullanılmayışından doğan sorumluluğunun araç sahibine ait olacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Öncelikle ayıp ihbarının yerine getirilmediği yönündeki istinaf itirazının incelenmesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile dava konusu aracın 24/11/2021 tarihinde satın alındığı, dava konusu araç için 2 yıl/60.000 km (hangisi önce dolarsa) garanti süresinin 24/11/2023 tarihinde sona erdiği, aracın dava konusu arızasının 05/10/2023 garanti süresi içerisinde meydana geldiği, davacının arıza meydana geldiğinde yetkili servise başvurarak ayıp ihbarına dair yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu yöndeki istinaf itirazı yersizdir. Araçtaki arızanın uygun Adblue ürünü kullanılmadığından meydana geldiği yönündeki istinaf itirazının değerlendirilmesinde ise; Dosya kapsamında öncelikle makine mühendisi ....'dan rapor alınmış olup, alınan raporda dava konusu araca dava dışı ... Petrol'den alınan Adblue yakıtının araca konulmasının uygun olup olmadığı konusunda .... yetkili servisinden uygunluk raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiğinden, bu defa mahkemece otomotiv konusunda uzman 3 kişilik makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve ek rapor alınarak sonuca gidilmiş olup, alınan heyet raporunda dava konusu araçtaki arızanın adblue pompasında meydana geldiği, bu arızanın kök sebebinin tespitinin iş emrine detaylıca yazılmamış olması nedeniyle adblue pompasındaki arızanın adblue katkısının kalitesinden kaynaklı olup olmadığının dosya kapsamında belirlenemediği, adblue sıvısının standartları sağlayıp sağlamadığının kontrolüne öncelikle sıvı içerisindeki üre miktarını kontrol etmekle başlanacağı, bu işlemin laboratuvar ortamına gerek kalmadan tüm servislerde bulunması gereken dijital veya manuel refraktometreler aracılığıyla yapılabileceği, davalılar tarafından dosyaya bu kontrolün yapıldığına dair bir delil sunulmadığı, davalılar tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan aracın servis tarihçesine bakılarak arızanın garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğine dair karar verildiği, davaya konu araçtaki adblue pompasının adblue sıvısından kaynaklı olmadan da arızalanma ihtimalinin bulunduğu, davalı yetkili servisin depo içindeki adblue sıvısının standartlarını kontrol etme imkanı varken yapmadığı bu nedenle pompa arızasının malzeme ve üretim kaynaklı sorunlar nedeniyle oluştuğu kanısına varıldığı, aracın bu nedenle gizli ayıplı olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup, ilk derece mahkemesince de hasarın garanti kapsamı dışında olduğunun ispat yükünün davalılar üzerinde olduğu, buna göre adblue pompasındaki arızanın uygun adblue katkısı kullanılmaması nedeniyle meydana geldiği yönündeki savunmanın davalılar tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, ilk derece mahkemesince ispat yükünün doğru tayin ve tespit edilerek sonuca gidilmiş olmasına, ilk raporda kanaat bildirilmemiş olması nedeniyle raporlar arasında çelişki oluştuğundan söz edilemeyeceğine, garanti süresi içerisinde meydana gelen arızanın uygun Adblue katkısı kullanılmaması nedeniyle meydana geldiğinin davalılar tarafından ispat edilememiş olmasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarih, .... Esas..... Karar sayılı kararına karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı .......A.Ş.'den alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ......A.Ş.'den alınması gerekli 3.769,41 TL istinaf karar harcından peşin alınan 942,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.826,91 TL'nin davalı .... Otomotiv Paz.Tic.ve San.A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.