18. Ceza Dairesi 2018/6440 E. , 2018/13084 K. "" KARAR Hakaret suçundan sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda; aynı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.03.2014 gün ve 2013/433 Esas, 2014/66 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13/02/2018 gün ve 2017/8140 Esas, 2018/1580 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2018 gün ve 2018/73168 sayılı itiraz yazısı il…
**18. Ceza Dairesi 2018/6440 E. , 2018/13084 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda; aynı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.03.2014 gün ve 2013/433 Esas, 2014/66 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13/02/2018 gün ve 2017/8140 Esas, 2018/1580 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2018 gün ve 2018/73168 sayılı itiraz yazısı ile 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2018 tarih ve 18-2018-73168 sayılı itiraz yazısında; Sanığın davanın devamı sırasında dosyanın bilirkişiye sevk edilip edilmemesi, önceki dosyaların bilirkişiye sevki nedeniyle yaşadığı sıkıntılar nedeniyle davaların kaybedildiği inancı ile hakimin reddini de içeren dilekçesinde mağdura yönelttiği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının kabulü gerektiği, kaldı ki avukat olan sanığın dilekçesinde yazdığı ağır ve incitici ifadelerin de TCK'nın 128 maddesinde düzenlenen savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suretle Yerel Mahkemenin kararının bozulması talep edilmiştir. Gereği görüşülüp,düşünüldü: Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.