3. Hukuk Dairesi 2014/10071 E. , 2015/3211 K. "" MAHKEMESİ : AKÇAKALE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2013 NUMARASI : 2011/289-2013/187 Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar vekili…
**3. Hukuk Dairesi 2014/10071 E. , 2015/3211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKÇAKALE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2013 NUMARASI : 2011/289-2013/187 Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar vekili, dava dilekçesi ile; davacı Hadi'nin, 06/07/2011 tarihinde engel, korkuluk, ikaz levhası bulunmayan direğe, elektrik kesintisi meydana geldiğini iddia ederek; onarmak için çıktığını, akıma kapıldığını, vücudunda yanıklar oluştuğunu; olayın, davalının önlem almaması nedeniyle, meydana geldiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı Hadi için 50.000.00 TL manevi, 1.000.00 TL maddi (iş göremezlik), eşi davacı Şemse için 20.000.00 TL ve çocukları olan diğer davacılar için 5.000.00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, cevap dilekçesi ile; olayın, davacının kusurundan kaynaklandığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; kendi kusuruna dayanarak hak iddia etmenin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği gerekçesi ile, davacı tarafın maddi ve manevi tazminata ilişkin tüm talepleri reddedilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava konusu olay nedeni ile yapılan bilirkişi incelemeleri ve alınan raporlardan davacının %60, davalının %40 oranında kusurlu olduğu belirlenmişsede, yerel mahkeme, asli kusurun davacıda olduğu ve davacının kusuru olmasaydı somut olayın meydana gelmeyeceği gerekçesi ile davayı reddetmiştir. Anılan gerekçe kendi içinde çelişik olup, davacı tarafın asli kusurlu olması diğer tarafın tali kusurunu ortadan kaldırmayacağı gibi, davacı tarafın kusuru illiyet bağını koparacak düzeye ulaşmadığından, davacının kusuru olmasa idi somut olayın meydana gelmeyeceğinin kabulü de hatalıdır. Şu durumda yerel mahkemece de kabul gören kusur oranlarına göre davacının kusuru dışında meydana gelen zarardan, davalının sorumlu tutulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.