13. Hukuk Dairesi 2016/21511 E. , 2018/10878 K. "" ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat...aralarındaki dava hakkında ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 26/11/2013 tarih ve 2011/482-2013/318 sayılı hükmün Dairemizin 02/05/2016 tarih ve 2015/40210-2016/11951 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, müvekkilinin çiftçi olduğunu, ürünün…
**13. Hukuk Dairesi 2016/21511 E. , 2018/10878 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat...aralarındaki dava hakkında ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 26/11/2013 tarih ve 2011/482-2013/318 sayılı hükmün Dairemizin 02/05/2016 tarih ve 2015/40210-2016/11951 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, müvekkilinin çiftçi olduğunu, ürününün davalı kuruma emanet usulüyle bırakıldığını, karşılığında davalı yanca makbuz senetlerinin teslim edildiğini, müvekkili tarafından bankalardan kullanılan kredinin teminatı olarak bu makbuz senetlerinin ... Bankasına verildiğini, ... bedelleri ödenmeyince bankaya verilen makbuz senetlerinin banka tarafından ...'den tahsil edildiğini, ancak tahsilat yapılırken davalı kurum tarafından yasal kesintiler bittikten sonra fazladan %10 kesinti yapıldığını, yapılan bu kesintinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, kesinti konusunda düzenlenen bir sözleşmenin olmadığını ileri sürerek, 56.840,04 TL'nin kesinti tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalıya makbuz senedi karşılığı teslim edilen ürünler nedeniyle düzenlenen ve dava dışı bankaya ... sözleşmesi teminatı olarak verilen makbuz senetlerinin davacı yanca ... borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı yanca paraya çevrilirken davacının taraf olmadığı sözleşmeye ve Bakanlar Kurulu tarafından yapılan düzenlemeye dayanılarak yapılan kesintinin yerinde olmadığı ve davacıya ait makbuz senetlerinden 56.860,04 TL kesinti yapıldığı, TMO'nun 17/06/2009 tarihli yazısı ile sabit olduğu gibi davalının kesinti miktarına ilişkin bir itirazı da bulunmadığından söz konusu miktar üzerinden davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 02.05.2016 tarih 2015/40210 E.-2016/11951 K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiş, davalı taraf bu kez karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Emtia senetlerinden biri olan makbuz senedi, çeşitli türlerden malların kolayca devredilmesi amacı ile umumi mağazalar tarafından çıkarılabilen bir kıymetli evraktır. Sadece kendilerini temsil eden senedin el değiştirmesi ile bir mal ya da zahirenin bir kişinin mülkiyetinden çıkıp diğerinin mülkiyetine girmesini sağlayabildiği için, ekonomik açıdan yükleme, boşaltma, taşıma gibi masraflardan tasarruf edilmesini sağlar. Makbuz senedi emre ya da nama yazılı olarak düzenlenebilir ve her iki durumda da ciro ve temsil yolu ile devredilebilir. Ciro, yapıldığı günün tarihini de içermelidir. (TTK'nun 750/1. maddesi) Makbuz senedi ve varant birlikte beyaz ile de devredilebilir. Bu tür bir ciro, her iki senet teslim edildiği taktirde cirantanın haklarını hamile geçirir. (TTK 750/2)