TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR KADİR SAVCI BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/21119) Karar Tarihi: 21/10/2020 Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLUBasri BAĞCI Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Kadir SAVCI I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nede niyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. I
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR KADİR SAVCI BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/21119) Karar Tarihi: 21/10/2020 Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLUBasri BAĞCI Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Kadir SAVCI I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nede niyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 2/7/2018 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığın a (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: 8. Başvurucu Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde şube müd ürü olarak görev yapmakta iken 5/7/2013 tarihli işlemle aynı görev unvanıy la Elâzığ iline atanmıştır. Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 39. Başvurucunun bu işleme karşı açtığı dava, Çanakkale İdare Mah kemesinin (Mahkeme) 14/11/2013 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Gerekçe de, başvurucunun i ş yerinde çal ışanlar ile ya şadığı uyum sorunu ve yap ılan şikâyetlerin kamu hizmeti gerekleri dikkate alındığında görev yerinin de ğiştirilmesi ad ına yeterli bir hukuki sebep olu şturduğu ifade edilmiştir. 10. Ret kararı, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından 18/11/2014 t arihli kararla bozulmuştur. Bozma gerekçesinde, başvurucunun atanmas ına esas olan tefti ş raporlar ının bir başka işleme de esas oldu ğu, bu işlemin kesinle şmiş bulunan yarg ı karar ı ile iptal edildi ği ve bu nedenle söz konusu tefti ş raporlar ına dayanan atama i şleminde hukuka uyarl ık bulunmad ığı belirtilmiştir. 11. Bozma kararına uyan Mahkeme 13/2/2015 tarihli kararı ile ata ma işlemini iptal etmiştir. 12. İptal hükmü, Danıştay Beşinci Dairesi nezdinde temyiz ve kar ar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmiştir. Başvurucunun sunduğu belg elerden karar düzeltme talebinin reddine dair 9/3/2016 tarihli nihai hükmün 21/6/2016 tarihinde tebellüğ edildiği görülmektedir. 13. Başvurucu 22/6/2016 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına v erdiği dilekçe ile hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilmiş işlem nedeniy le uğradığını ileri sürdüğ ü maddi ve manevi zararın tazmin edilmesini istemiş ancak talep 1 /7/2016 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu talebinin reddi üzerine 5/8/2016 tari hinde aynı Mahkemede tam yargı davası açmıştır. 14. Mahkeme 20/10/2017 tarihli kararı ile davayı esastan reddetm iştir. Gerekçede özetle, yarg ı karar ı ile iptal edilen idari i şlemin tesisinde ve uygulanmas ında idarenin tazminat sorumlulu ğunu gerektirecek kadar a ğır ve önemli bir hizmet kusurunun bulunmad ığı ifade edilmiştir. 15. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Dava Dairesi (istinaf mahkeme si) 5/6/2018 tarihli kararı ile başvurucunun itirazını ret hükmünün gerekçes ini değiştirmek suretiyle kesin olarak reddetmiştir. Değişik gerekçede davanın süresinde açılma ması nedeniyle reddi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre, başvurucunun açt ığı davan ın 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyar ınca iptal davas ı üzerine aç ılan tam yarg ı davas ı niteliğinde oldu ğu, 9/3/2016 tarihinde kesinle şen iptal karar ı üzerine altm ış gün içinde idari ba şvuru yap ılmad ığı veya dava aç ılmad ığı, dolay ısıyla yasal sürenin geçirilmesinden sonra aç ılan davan ın süresinde olmad ığı ifade edilmiştir. 16. Başvurucu, nihai kararı 25/6/2018 tarihinde tebellüğ etmesin in ardından 2/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK 17. 2577 sayılı Kanun'un "Dava açma süresi" kenar başlıklı 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "1. Dava açma süresi, özel kanunlar ında ayr ı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altm ış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 42. Bu süreler; a) İdari uyuşmazl ıklarda; yaz ılı bildirimin yap ıldığı, ... Tarihi izleyen günden ba şlar. " 18. 2577 sayılı Kanun'un "Üst makamlara ba şvurma" kenar başlıklı 11. maddesi şöyledir: "1. İlgililer taraf ından idari dava aç ılmadan önce, idari i şlemin kald ırılmas ı, geri alınmas ı değiştirilmesi veya yeni bir i şlem yap ılmas ı üst makamdan, üst makam yoksa i şlemi yapm ış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu ba şvurma, işlemeye başlam ış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altm ış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmi ş say ılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmi ş say ılmas ı halinde dava açma süresi yeniden işlemeye ba şlar ve başvurma tarihine kadar geçmi ş süre de hesaba kat ılır." 19. 2577 sayılı Kanun'un " İptal ve tam yarg ı davalar ı" kenar başlıklı 12. maddesi şöyledir: "İlgililer haklar ını ihlal eden bir idari i şlem dolay ısıyla Dan ıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine do ğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı veya iptal ve tam yarg ı davalar ını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davas ı açarak bu davan ın karara ba ğlanmas ı üzerine, bu husustaki karar ın veya kanun yollar ına başvurulmas ı halinde verilecek karar ın tebliği veya bir i şlemin icras ı sebebiyle do ğan zararlardan dolay ı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yarg ı davas ı açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyar ınca idareye ba şvurma haklar ı sakl ıdır." V. İNCELEME VE GEREKÇE 20. Mahkemenin 21/10/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları 21. Başvurucu; iptal hükmünün kesinleşmesine ilişkin kararın 21/ 6/2016 tarihinde gününde tebliğ edilmesinin ardından süresinde idari başvuru yap ılarak dava açıldığını, buna karşın davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesinin adil yargıl anma hakkını ihlal ettiği ileri sürmüştür. B. Değerlendirme 22. Anayasa nın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 523. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucunun şikâyetinin ö zü, dava açma süresine dair hukuk kurallarının ve somut olayın hatalı değerle ndirildiği iddiasına ilişkin olduğundan başvuru mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiş tir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar ver ilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Hakkın Kapsamı ve Müdahalenin Varlığı 25. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin yarg ı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sa hip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf ol duğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sö zleşme) yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 26. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama ö zgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden ger eken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridi r. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hak kı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddiaları nı ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanm a hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 27. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kapsamında yaptığı değer lendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyab ilmek ve uyuşmazlığı n etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına ge ldiğini ifade etmiştir ( Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 28. Somut olayda tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin b ulunduğu görülmektedir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı 29. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılması mümkündür. A ncak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken Anayasa'nın temel hak ve özgürl üklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13. madde sinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 630. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanmas ı" kenar başlıklı 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 31. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa nın 13. maddesinde belirti len koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa nın 36. maddesinin ihlalini teş kil edecektir. 32. Bu sebeple müdahalenin Anayasa nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir se bebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belir lenmesi gerekir. 33. Bu bakımdan öncelikle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığının incelenme si gerekir. 34. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sın ırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaley i engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsu rlarından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). 35. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun adı altında çıka rılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama o rganınca kanun adı altında çıkarılan düzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir h ükmün bulunması şartına bağlıdır. TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hük münün bulunmaması hakk a yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır ( Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 36. Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bir eylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği kadar hukuki belirlilik taşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun sağlanıp sağla nmadığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri , B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). Müdahalenin kanuna dayalı olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kuralların bulunmasını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). 37. Bir uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk kurallarının ve özellikle müdahalenin kanuni dayanağını oluşturan kanun hükümlerinin yorumlanması der ece mahkemelerinin takdirindedir. Derece mahkemelerince mahkemeye erişim hakkına y apılan müdahaleni n kanuni dayanağını oluşturduğu ifade edilen hükümlerle ilgili ol arak geliştirilen yorumların isabetli olup olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir. Bununla birlikte derece mahkemelerinin yorumlarının kanunun açık lafzıyla çelişk i içinde olduğu veya kanun metni dikkate alındığında bireyler tarafından öngörülmesinin mü mkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı hâllerde mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahaleni n kanuni dayanağının bulunmadığı kanaatine varılması mümkündür ( Ziya Özden, B. No: 2016/67737, 19/11/2019, 59). Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 738. Dosya içeriğinden; atama işleminin iptaline dair hükmün kesi nleşmesini sağlayan karar düzeltme isteminin reddine dair 9/3/2016 tarihli kararın başvurucuya 21/6/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve başvurucunun 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesinde öngörülen usul dahilinde 22/6/2016 tarihinde idari başvuru yapa rak tazminat talebinde bulunduğu, istemin reddi üzerine de 5/8/2016 tarihinde tam yarg ı davası açtığı anlaşılmaktadır. 39. İstinaf mahkemesi, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca tam yargı davasını süre aşımı yönünden reddederken iptal hükmünü kesinleş tiren karar düzeltm e isteminin reddine dair karar ın verildiği tarihi dava açma süresinin başlangıcına esas almıştı r. Davanın süre aşımından reddedilmesi bu belirlemeye dayanmaktadı r (bkz. 15). 40. 2577 sayılı Kanun'da, sürelerin yazılı bildirimle başlayacağ ı ve iptal kararı üzerine açılacak tam yargı davalarında da kanun yoluna başvurul ması hâlinde bu kararın tebliği üzerine dava açma süresinin işlemeye başlayacağı yoruma yer bırakmayac ak şekilde açıkça ifade edilmiştir (bkz. 17-19). 41. Başvuru konusu olayda dava açma süresinin başlangıcına ilişk in açık bir kanun hükmü bulunmaktadır ve bu hükme verilecek olağan anlam bellidir (bkz. 40). Ancak istina f mahkemesi, açık olan kanun hükmüne olağanın dışında farklı bir anlam vererek iptal hükmünü kesinleştiren kararın tebliğ edildiği tarih yerine kara rın verildiği tarihi esas alarak dava açma süresini belirlemiştir. Kararda bu olağan dışı uygula manın yerleşik bir içtihada dayandığı yönünde bir belirleme olmadığı gibi başvurucunun kesi nleşmeyi sağlayan kararı, verildiği tarih olan 9/3/2016 tarihinde öğrendiği veya tebellüğ ettiği yönünde bir saptama da bulunmamaktadır. 42. Bu bağlamda; istinaf mahkemesinin, iptal ve tam yargı davala rına ilişkin süreyi belirleyen açık kanun hükmünü olağan anlamının dışında, öngörül emez bir şekilde yorumlayarak verdiği kararla mahkemeye erişim hakkına yaptığı m üdahalenin kanunilik unsurunu taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır. 43. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa nın 36. maddesin de güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye eriş im hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 845. Başvurucu, yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur . 46. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 47. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 48. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fık rasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargı lama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasa l düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ort adan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 49. İncelenen başvuruda mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararı ndan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 50. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar b ulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlarda n farklı ve bireysel başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. ma ddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına y öneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş, öncelikl e hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesi ni ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkeler e uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yenid en yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2018/21119 Karar Tarihi : 21/10/2020 951.Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçtan oluşan ya rgılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin son uçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Çanakkale İd are Mahkemesine (E.2016/738, K.2017/1371) GÖNDERİLMESİNE, D. 294,70 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDEN MESİNE, E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/10 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Üye Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI