2. Hukuk Dairesi 2024/10107 E. , 2025/11213 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/512 E., 2024/456 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/917 E., 2024/423 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirl…
2. Hukuk Dairesi 2024/10107 E. , 2025/11213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/512 E., 2024/456 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/917 E., 2024/423 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların miktarı reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı davacı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, aleyhine hükmedilen nafakalar ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı davalı kadın vekilinin tüm, davalı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince davalı davacı erkeğe eşine fiziksel şiddet uygulama kusuru yüklenilmiş ise de, kusura esas eylemden sonra evlilik birliğinin devam ettiği, böylelikle kadının, erkeğe kusur olarak yüklenen bu eylemi affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış olduğu anlaşılmaktadır. Affedilen vakıalar taraflara kusur olarak yüklenemez. Bölge Adliye Mahkemesince taraflara yüklenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı davalı kadın, davalı davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurludur. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Ağır kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilemez. Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere, davacı davalı kadın boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurludur. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru bulunmamıştır. 4.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının bu kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı davacı erkek yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı davacı erkek yararına kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi, aleyhine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, 2.Davacı davalı kadın vekilinin tüm, davalı davacı erkek vekilinin sair temyiz itrazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-davalı ... ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı-davacı ... ...'ye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ye yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.