8. Hukuk Dairesi 2022/7355 E. , 2024/6549 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/112 E., 2022/214 K. KARAR : Davanın esastan reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın redd
**8. Hukuk Dairesi 2022/7355 E. , 2024/6549 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/112 E., 2022/214 K. KARAR : Davanın esastan reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacının dava dilekçesinde özetle, Bursa ili Gemlik ilçesi Umurbey Kozalan mevkiine doğusu ... Maya zeytinliği ve çalılık, batısı çalılık, kuzeyi İbrahim Somer zeytinliği, güneyi çalılık olan taşınmazı 25 yılı aşkın süredir zeytinlik vasfında kendisinin tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazın, mera, sazlık, bataklık, kayalık ve taşlık gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını, 25 yılı aşkın zamandan bu yana nizasız, fasılasız, malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, bu nedenlerle Gemlik ilçesi Umurbey köyü Kozalan mevkiindeki kain, 4.498,20 m2 miktarındaki zeytinlik vasfındaki taşınmazın kendisi adına tapuya tescil ve kaydına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile, dava konusu Bursa ili Gemlik ilçesi Umurbey köyünde bulunan 15.12.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda ve krokide (A) harfi ile gösterilen 3.662,88 m2'lik kısmın zeytinlik olarak ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan talebin reddine, (A) harfi ile gösterilen parselin içinde çalılık olarak ayrılan 835,32 metrekarelik yerin çalılık vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman İdaresi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince 02.11.2020 tarihli ve 2018/4703 Esas, 2020/5035 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümünün imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı ve bu bölüm üzerinde davacı lehine zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Dava, TMK'nin 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, çalılık olması nedeniyle tespit harici bırakılmış olup, davacı taraf, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayalı olarak çekişmeli taşınmaz hakkında tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için, öncelikle taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Bir taşınmaz üzerinde edinme koşullarının oluşup oluşmadığının ve zilyetlik süresinin belirlenmesinde en önemli delil hava fotoğrafı uygulaması olup, önceki bozma ilamında dava tarihi olan 2011 yılından 15-20-25 yıl öncesi döneme tekabül eden 1986, 1991 ve 1996 yılllarına ait 3 ayrı hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapılması istenildiği halde bu konuda kanaat vermek için elverişli olmayan döneme ait 1943-1976 ve 1997 yıllarında çekilen hava fotoğraflarıyla, imar-ihya ve zilyetlik süresinin tespiti açısından elverişli döneme ait tek (1984 yılı) hava fotoğrafının incelenmesiyle yetinilmiş ve ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmaz bölümü üzerinde 25-30 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğu belirtilmesine ve mahalli bilirkişi beyanlarında da zeytin ağaçlarının 35-40 yıl önce dikildiği ifade edilmiş olmasına rağmen, 1984 yılı hava fotoğrafı incelemesine ilişkin raporda zeytin ağaçlarından söz edilmeksizin taşınmaz bölümünün boş arazi olarak göründüğü belirtilmek suretiyle raporlar arasında çelişki yaratıldığı halde bu çelişki üzerinde durulmamış ve dava tarihine göre imar-ihya olgusunun ve 20 yıllık zilyetlik süresinin belirlenmesi amacıyla kanaat vermeye elverişli 1984-1991 yılları arasında çekilmiş hava fotoğrafı bulunup bulunmadığı araştırılmamış ve bulunması halinde getirtilip incelenmemiş ve ayrıca ziraatçi raporunda taşınmaz bölümü üzerindeki zeytin ağaçlarının dikme mi yoksa aşılımı olduklarına ilişkin açıklama yapılmadığı halde bu rapor hükme esas alınmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilmesi usul ve kanuna uygun düşmemektedir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın 1958 tarihli memleket haritasında çalılık alanda bulunduğu, jeoloji bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin % 35 oranında olduğunun rapor edildiği, dava konusu taşınmazın ihya edilerek zeytinlik haline getirildiği ancak zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Bursa ili Gemlik ilçesi Umurbey Mahallesinde bulunan, dosya kapsamında aldırılan 10.05.2022 tarihli heyet bilirkişi raporunun ekinde yer alan Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi ... Yontar'a ait krokide (A) harfi ile gösterilen toplam 3.889,14 m²'lik tescil harici bırakılan taşınmazın çalılık vasfı ile davalı Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.