8. Hukuk Dairesi 2016/9893 E. , 2020/3 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kıyı Kanunundan Kaynaklanan Tapu İptal Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı Hazine vekili, davaya konu 19 parsel sayılı taşınmazın 1.074,82 m2'lik kısmının, 26 parselin i…
**8. Hukuk Dairesi 2016/9893 E. , 2020/3 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kıyı Kanunundan Kaynaklanan Tapu İptal Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı Hazine vekili, davaya konu 19 parsel sayılı taşınmazın 1.074,82 m2'lik kısmının, 26 parselin ise 147.26 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını açıklayarak, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmına ait tapu kaydının iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 19 parselin fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 1074,84 m2’lik kısmının, 26 parsel için A harfiyle gösterilen 147,26 m2’lik kısmının davalılara ait tapusunun iptaliyle kıyıya terkin edilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkinine ilişkindir. Her ne kadar Mahkemece yukarıda belirtildiği üzere, iptal ve terkin kararı verilmiş ise de Mahkemenin bu gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır. Zira; Anayasanın 43 ve 3621 sayılı Kıyı Yasası'nın 5. maddesine göre kıyılar; Devlet'in hüküm ve tasarrufu altındadır, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Deniz, göl ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmakta, öncelikle kamu yararı gözetilir. 4.madde hükmüne göre Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgi, Kıyı Kenar çizgisi: Kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınır, Kıyı ise: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır. TMK'nin 999. maddesine göre de; özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz, tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır.