Başvuru, somut ve yeterli gerekçe gösterilmeden matbu gerekçelerle tutukluluğun devamına karar verilmesi ve tutukluluk süresinin makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede bitirilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, somut ve yeterli gerekçe gösterilmeden matbu gerekçelerle tutukluluğun devamına karar verilmesi ve tutukluluk süresinin makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede bitirilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/10/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, Çermik Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 16/7/2010 tarihinde gözaltına alınmıştır. Savcılık 19/7/2010 tarihinde başvurucunun ifadesini almış ve aynı tarihte "kasten öldürme", "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanması istemiyle Çermik Sulh Ceza Mahkemesine sevketmiştir. Çermik Sulh Ceza Mahkemesi 20/7/2010 tarihinde başvurucunun "kasten öldürme", "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanmasına karar vermiştir. Çermik Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı fezleke ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık)göndermiş, Başsavcılık 8/2/2011 tarihli iddianame ile başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında "kasten öldürme", "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından aynı yer ağır ceza mahkemesine kamu davası açmıştır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) E.2011/94 sayılı dosya üzerinden yargılamaya başlamış, Mahkeme 10/7/2015 tarihinde yaptığı yirmi dokuzuncu duruşmada başvurucunun nitelikli kasten öldürme suçlarından 16 yıl 8 ay ve 15 yıl, kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından (altı kez) 8 yıl 4 ay hapis cezası ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme hükümle birlikte başvurucunun tutukluluk halinin devamına da karar vermiştir. Başvurucunun hükmen tutukluluğun devamı kararına yaptığı itirazı Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 4/8/2015 tarihinde reddedilmiştir. Karar başvurucuya 4/9/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/10/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi-katılan A.K.ya karşı işlenen kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen hükümler hariç- başvurucu hakkında Mahkemece nitelikli kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen hükümleri 12/10/2017 tarihinde onamıştır. Mahkeme bozulan hükümler yönünden (bkz. § 13) E.2017/490 sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam etmiş ve 22/2/2018 tarihli kararıyla başvurucunun 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraatine, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ise 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Yargıtay dosya sorgulama ekranında yapılan incelemeye göre kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hüküm yönünden dosya temyiz aşamasında derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."