2. Ceza Dairesi 2023/25223 E. , 2024/7549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozuması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97428 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, "Cumhuriyet sa
**2. Ceza Dairesi 2023/25223 E. , 2024/7549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozuması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97428 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, "Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekiye ait ... ... ... marka cep telefonun hırsızlanması üzerine yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 17/09/2021 tarihli yazı cevabında belirtildiği üzere bahse konu cep telefonuna şüpheliye ait GSM hattının takıldığı, şüphelinin savunmasında Elazığ'da yaşadığını belirttiği müştekinin yaşadığı yer olan İstanbul'a hiç gitmediğini ve telefonu da Elazığ ilinde bulunan bir seyyar satıcıdan aldığını bir süre kullandıktan sonra kırılınca çöpe attığını beyan etmesi karşısında; şüphelinin telefonu satın aldığı yerin tespitinin sağlanması, söz konusu telefonun piyasa değerinin araştırılması ve şüphelinin telefonu piyasa değerinin altında satın alıp almadığı hususlarının sorulmak suretiyle bir kez daha ifadesinin alınması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Somut olayda, şikâyetçiye ait cep telefonunun 14.08.2021 tarihinde şikâyetçinin evinden çalınması ve buna dair şikâyet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, suça konu telefonunun IMEI numarasından hareketle yapılan tespitte, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun cevabî yazısına göre, telefonun olaydan sonra ilk olarak bir sonraki gün (15.08.2021) saat 20.37'de şüpheli ... adına kayıtlı hattın takılarak kullanıldığının tespit edildiği olayda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığınca şüpheli hakkında "...şüpheli ...'ın alınan ifadesinde Elazığ ilinde yaşadığını, İstanbul'a hiç gitmediğini, bahse konu telefonu Elazığ ili ... caddesi üzerinde bulunan bir seyyar satıcıdan aldığını, bir süre kullandıktan sonra yere düşüp kırılınca bozulduğunu, bunun üzerine çöpe attığını, atılı suçlama ile bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, tüm dosya kapsamına göre şüphelilerin üzerilerine atılı Hırsızlık, Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarını işlediklerine dair haklarında dava açmaya yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin ifadesinin doğruluğunun tespiti bakımından, şüphelinin suç tarihindeki telefon numarası tespit edildikten sonra HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek ve bu bilgilerden hareketle şüphelinin suç tarihinde nerede olduğu araştırılarak, çalınan ... ... ... markalı cep telefonunun suç tarihindeki piyasa değerine ilişkin dosya kapsamında bir tespit veya beyanın bulunmaması karşısında; suça konu telefonun suç tarihindeki piyasa değeri tespit edilerek, şüpheliden telefonu almış olduğu seyyar satıcının yeri ve telefonu aldığı fiyat sorularak ve telefonun piyasa fiyatı ile satın alınan fiyat arasında orantısızlık olup olmadığı tespit edilerek şüpheli ...'ın veya yapılacak soruşturmaya göre başkaca bir şüphelinin hukukî durumunun ve suç vasfının (hırsızlık veya suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçları) tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 09.02.2023 tarihli ve 2023/853 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.