1. Hukuk Dairesi 2009/5487 E. , 2009/8480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ERDEMLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2007 Taraflar arasındaki davadan dolayı Erdemli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.9.2007 gün ve 20-334 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 14.11.2009 gün ve 11120-221 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten t
**1. Hukuk Dairesi 2009/5487 E. , 2009/8480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ERDEMLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2007 Taraflar arasındaki davadan dolayı Erdemli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.9.2007 gün ve 20-334 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 14.11.2009 gün ve 11120-221 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteklerine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalan bölümleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı, kabul kapsamına giren bölüm yönünden temyiz etmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 1959 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 19.8.2004 tarihinde açıldıkları anlaşılmaktadır. Her nekadar, çekişmeli taşınmazların kıyı-kenar çizgisi içinde kalan bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davaların açıldığı tarihler arasında 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir. Hemen belirtilmelidir ki; kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının kazanılmış hak (usulü müktesep hak) ilkesinin 28.6.1960 tarih, 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır. Öte yandan, yürürlüğe konulan hükümler kamu düzeniyle ilgili bulunduğundan ve re'sen gözetilmesi gerektiğinden somut olayda, aleyhe bozma yasağı ilkesinin de uygulanma yeri bulunmadığı izahtan varestedir. Hal böyle olunca; anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalının karar düzeltme isteğinin HUMK.'nun 440. Maddesi uyarınca kabulü ile Dairenin 14.1.2009 tarih 11120-221 sayılı onamı ilamının ortadan kaldırılmasına, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetilerek, davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmek üzere yerel mahkemenin 24.9.9.2007 gün 2007/20 Esas, 334 Karar sayılı hükmünün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.