4. Hukuk Dairesi 2010/9901 E. , 2011/12211 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı S.S ... Koop. ve diğeri aleyhine 18/06/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılardan S.S ... Oto. Koop. vekilleri taraflarından süresi i…
**4. Hukuk Dairesi 2010/9901 E. , 2011/12211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı S.S ... Koop. ve diğeri aleyhine 18/06/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılardan S.S ... Oto. Koop. vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem kısmen kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dosya içerisinde mevcut Düzce Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan raporda; davacı ...'deki yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemiyeceği duyu ve organlarının birinin sürekli işlevinin kaybına neden olduğu, konuşmasında sürekli zorluk bulunduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu iyileşmesi olanağı olmayan bir hastalığa neden olduğu belirtilmiş, Düzce Atatürk Hastanesinden verilen raporda ise ; % 83 oranında özürlü olduğu bildirilmiştir. Davacının yaralanma derecesi ve yukarıda belirtilen ilkeler gözönüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat azdır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ,davalının tüm davacının öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.