T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/489 Esas KARAR NO : 2025/1393 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ TARİHİ: 14/12/2023 NUMARASI : 2021/180 Esas, 2023/282 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri(Tecavüzün Tespiti İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/1…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/489 Esas KARAR NO : 2025/1393 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ TARİHİ: 14/12/2023 NUMARASI : 2021/180 Esas, 2023/282 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri(Tecavüzün Tespiti İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; ( müzakereden çıkan dosyalar için )İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... isimli eserin 1. Baskısı 1990’da, sonuncu yeni basımının 2020 yılında yapıldığı, davalı ...’ın ilk basımı 2002 yılında ... başlıklı romanını adı, 60’ıncı sayfadan öteye kurgusu, kurgu mekânı, bazı karakterleri ve yazım üslubunun, müvekkilinin ...‘ndan intihal edildiğini ileri sürerek, 10.000-TL manevi tazminatın, FSEK m. 70/2 uyarınca şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın, FSEK m.70/3 uyarınca 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, tecavüzün men'ine, ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; intihal iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili ile...arasında imzalanan 14/11/2008 tarihli Mali Hak Devir Sözleşmesi hükümleri gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yayınevinin esere ilişkin içerik, yerindelik ve hukukilik denetimi yapma zorunluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, dava konusu ile herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, taraf sıfatının da olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kitabı 142 sayfa, davalı müvekkilinnin kitabının 281 sayfa olduğunu, okuyan herkesin göreceği üzere, ... romanının dört ana bölümden oluştuğunu, bunların sırasıyla “ daha öncesi” “öncesi” “şimdi” ve “ ya sonra” kısımlarının intihal olduğunu iddia ettiğini, iddianın son derece mantıksız ve dayanaksız bir suçlama olduğunu, ... isimli eser, ile davacının “...” isimli eser arasında değil intihal iddiası, esinlenme iddiasının dahi ileri sürülmesinin gerek edebiyat gereke hukuki açısından mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, her iki eserin karşılaştırıldığı bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, her iki eserde de “mimar” meslek karakterinin ifade edildiği, her iki eserde de azınlıkları koruma güdüsü, dinler ve inançlar, mistik hareketler, yer yer işlendiği, her iki eserde de Kürtlerin işlendiği, Kürtlerin ve Türklerin aşağılandığı, azınlıkların yüceltildiği eserlerin bütününde görüldüğü, davacı ve davalı romanlarında olayların büyük ölçüde yaşandığı yer olan apartmanlarda benzerlik olduğu, davacı ve davalı romanlarındaki ...tanımı ile Kalktı ... ...nin tanımı arasında çağrışım ve benzer anlatım tarzı olduğu, her iki eserde de apartmanın mimari tarzında ve kuş motifleri ile süslenmiş olması, her iki eserde de çevre düzenlemeleri ve yapılaşmalarda geçmişe yapılan saygısızlık, özlem ve yapılanların çirkin görüntülerini dillendirmiş olması, her iki romanda kapıcı dairesindeki karakter sayıları benzer olduğu, anne, baba ve oğulun bulunduğu, davalının özürlü bir çocuk karakteri betimlendiği, ikinci derecede karakterlerden kapıcı ... 'ın oğlunun özürlü/engelli ve büyük bir gövdeye sahip olması ile Hacı Hacı'nımn 7,5 yaşındaki torunun kocaman kafası olması; ile aralarında aşağılayıcı/çirkin bir tanım benzerliği bulunduğu, her iki eserde de travestiler ve eş cinseller karakter olarak kitaplarda işlendiği, her iki romanda da Beyoğlu'nun ünlü caddeleri ve sokak adları kullanıldığı, karakter, aile bireyleri, iş bölümü benzerliğinin bulunduğu, etraf betimlemesinde çöp, pis konu, zararlı alışkanlık olarak puro kullanımı, her iki romanda da karakterlerden kadınların apartman dışından olmaları ve arkadaşlık yaptıkları erkekler (Sinan ve...) tarafından aşağılayıcı ifadelerle tanıtmış olmaları, her iki olayda da terör olaylarının işlendiği, her iki kitaptaki karakterlerin sorunlu ve hâletiruhiyesi bozuk kişiler oldukları, davacı kitabındaki ana karakter Sinan ile sevgilisi Christine ve taşınma işi ile davalı kitabındaki ana karakter... ve arkadaşı Ethel'in ev taşınma olayı bazı bölümlerinde verilen örnekteki gibi örtüştüğü, her iki romanın bitişinde bir kendisinin yazmadığını söylerken, davalı yazar da romanını “...' uydurduğunu, kendisinin yazmadığını ifade ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafa ait eserin isim benzerliği, kurgulama, karakterler, mekân ve zaman birliği, olay örgüsüne ve soncu bakıldığında esinlemenin çok ötesinde, davacının romanının adından ve içeriğinden yararlanıldığı ve bu yararlanmanın intihal düzeyinde olduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın FSEK'ten kaynaklı haklarının ihlal edildiği, davacı tarafın FSEK 70/2 ve 70/3 maddesi gereği maddi tazminat talebinde bulunduğu, bu talep gereği davalı tarafa ait eserin bandrol kayıtları getirtilerek yapılan hesaplamada davacının kendi eserinin satışı dolaysıyla yoksun kaldığı karın intihal oranı olarak belirlenen %5 düzeyinde olacağı, bu miktarında davalı eser sahibinin aldığı telif bedelinin 159.051,65-TL olduğu dikkate alındığında bu bedlin %5 olan 7.952,58-TL olduğu, ancak davacının talep ettiği miktarın 1.000,TL olduğu, bu bedelden her iki davalının da müşterek sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafın FSEk 70/3.maddesi gereği tazminat talebinin değerlendirilmesinde, davalı ... Yayıncılık tarafından 64.678 adet kitap satıldığı, bu satıştan elde edilen gelirden davalı ...'a 159.051,65-TL ödeme yapıldığının davalı şirket kayıtları ile sabit olduğu, bu ödenen miktar yönünden davacı tarafın FSEK 70/3 maddesi gereği tazminat talep hakkının bulunduğu, yine davalı ... Yayıncılık'ın karının 83.666,87-TL olduğu, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebileceği hükmü dikkate alınarak davacı tarafın bu miktar yönünden de FSEK 70/3 maddesi gereği davalı ... Yayıncılıktan talep hakkının bulunduğu, manevi tazminat talebi de değerlendirilmesinde davalı yazarın davacı tarafa ait eserden intihal yapmak suretiyle kendisine ait eseri oluşturduğu, bu haliyle davacının eser üzerindeki manevi haklarının ihlal edilmiş olduğu, diğer davalı tarafın da intihal eserin yayın ve satışını yapmak suretiyle FSEk 54. maddesi gereği sorumlu olacağı dikkate alınarak davacının manevî tazminat talebi haklı ve yerinde, olduğu takdiren 10.000 TL tutarındaki manevi tazminat takdirinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Manevi tazminat talebi yönünden faiz talebinin bulunmadığı dikkate alınarak gerekçesiyle davanı kabulü ile, davalı tarafın davacı tarafın FSEK'ten kaynaklı haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile, davalının davacının mali ve manevi haklarına tecavüzün ref'ine, 1.000-TL FSEK 70/2. maddesine göre belirlenen maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 159.051,65-TL FSEK 70/3.maddesine göre belirlenen maddi tazminat alacağının talep artırım tarihi olan 26/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 83.666,87-TL FSEK 70/3. maddesine göre belirlenen maddi tazminat alacağının talep artırım tarihi olan26/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Yayınları Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş.'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, 10.000-TL manevi tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar ... Yayınları Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş ve...vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki savunmalarını tekrar ederek; yerel mahkemenin hukuki değerlendirme ve gerekçesinin açık bir şekilde mevzuata, yüksek daire içtihatlarına aykırılık oluşturduğunu, edebiyat alanında faaliyet gösteren tüm eser sahipleri nezdinde tedirginlik oluşturduğunu, kamu vicdanını zedelediğini, dosyaya sundukları uzman görüşlerinin eğerlendirmeye alınmadığını, uzman görüşleri ile çelişki yaratan bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının görmezden gelindiğini, iki eser arasındaki %95 lik fark ile ilgili yerel mahkeme hakimi’nin değerlendirme yapmamış olmasının adil yargılama hakkının açık bir ihlalini oluşturduğunu, yüksek daire kararları kapsamında yerel mahkemenin intihal kavramı değerlendirmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğinin açıkça ortada olduğunu, ... romanının müvekkili ...’ın hususiyetini taşıyan özgün bir eser olduğunu, dosya bilirkişisinin yargılamaya ilişkin bir uzmanlık ve yeterliliğinin olmadığını, üniversitelerin edebiyat fakültelerinden tespit edilecek akademisyenler tarafından her iki kitabın karşılaştırılması taleplerinin reddinin adil yargılama hakkı ihlali olduğunu, yerel mahkemenin FSEK 70/3 maddesi kapsamında %5 lik intihal oranını göz önünde bulundurmadan elde edilen kâr’ın %100’ünün davacıya verilmesi yönündeki kararının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki savunmalarını tekrar ederek; kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, kararla müvekkilinin mahkemece dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın dürüstlük kuralına aykırı olarak açıldığını, davanın kabulüne dair kararın bu yönden de hukuka aykırı olduğunu, davaya konu ...'ın FSEK kapsamında edebi eser kategorisinde olduğunu müvekkilin hususiyetini yansıtan özgün bir eser olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK'ten kaynaklanan tecavüzün ref'i ve tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın; davalı ... (Sağlık) tarafından yazılan "..." isimli romanda, davacının "..." isimli romandan intihal yapıldığı iddiasıyla açıldığı, uyuşmazlığa konu intihal iddiasının hakimin hukuki bilgisi ile çözülemeyeceğinden bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğu, davalı tarafça sunulan uzman görüşünün, davalının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olduğundan, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının da ancak bilirkişi delili ile mümkün olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafa ait eserin isim benzerliği, kurgulama, karakterler, mekân ve zaman birliği, olay örgüsüne ve sonucuna bakıldığında esinlemenin çok ötesinde, davacının romanının adından ve içeriğinden yararlanıldığı ve bu yararlanmanın intihal düzeyinde (%5) olduğunun tespit edildiği iki roman arasındaki benzerliklerin tek tek değerlendirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı yazarın davacının eserinden yaptığı intihalin davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu, söz konusu tecavüz nedeniyle davalı yazar ile "..." isimli romanın yayıncısı olan diğer davalı şirketin de sorumlu olduğu, FSEK 70/2.maddesi uyarınca hükmedilen maddi tazminat hesabının %5 intihal oranı üzerinden yapıldığı, FSEK 70/3.maddesi uyarınca ihlal nedeniyle mütecavizin elde ettiği karın tamamının talep edilebileceği, burada gerçek zararın önem arzetmediği sadece FSEK 68.madde kapsamındaki tazminatın mahsup edileceği, bu nedenle FSEK 70/3.maddesi uyarınca hükmedilen tazminatta intihal oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekmediği, somut olayda FSEK 68.maddesi uyarınca talepte bulunulmadığı, bu nedenle FSEK 70/3.maddesi uyarınca hükmedilen tazminatta indirim yapılmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı, ilk derece mahkemesince tecavüzün ref'i ile davacı lehine yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata karar verilmesinde ve hükmedilen tazminat miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı yazara ait eserin basımının devam ettiği, davadan önceki son basımının 2020 yılında yapılması, devam eden eylemler ve uzamış ceza zamanaşımı dikkate alındığında zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ... Yayınları Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş ve ... vekillerinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Alınması gereken 17.331,51 TL harçtan, peşin alınan 4.332,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.998,91 TL harcın davalı ... Yayınları Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-Alınması gereken 17.331,51 TL harçtan, peşin alınan 4.332,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.998,91 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025