Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında müvekkilinin ağız ve diş sağlığı hizmeti ile ilgili olarak yürütülen hizmetin bilgisayar ortamında yürütülebilmesi için program ve alt zeminin tümüyle satın alınması yazılım-güncelleme işlemi ile ilgili olarak anlaşmaya varıldığını ve 23/11/2015 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı şirketin hesabına 24/11/2015 tarihinde ilk ödemeyi yaptığını, programın sat
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari ilişki sonucu emtia satışına karşılık olarak karşılığında ... Bankası ... Şubesi’nin 30.11.2015 tarih ve 60.000,00 TL bedelli çekini almış olduğunu,Davalı bankaya ait bulunan çek bankaya ibrazında karşılıksız çıkmış ve bu yönde şerh düşülmüş olduğunu, Karşılıksız çek ile ilgili olarak ....İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş ise de takip semeresiz kalmış olduğunu,Borçlu şirkete ait hiçbir mal bulunamamış, bankalara yollanan haciz ihbarnamelerine olumsuz yanıt verilmiş olduğunu, 5941 sayılı Çek Kanunu bankalara çek konusunda önemli bazı mükellefiyetler getirmiş olduğunu, Bu mükellefiyetler bir yandan bankaların çek hesabı açtığı müşterilerini titizlikle seçmelerini amaçlamış diğer yandan da karşılıksız çek keşidesini önlemeyi öngörmüş olduğunu, banka, TTK’ya göre tüzel kişiliğe sahip bir tacir olduğunu, TTK. m. 18/2 hükmüne göre her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde “basiretli bir iş adamı gibi” hareket etmesi gerektiğini,5941 sayılı Çek Yasası’nın 2.maddesinde bankaların çek karnesi verirken basiretli olmaları gereği ile hangi kural ve koşullara riayet edileceği açıklanmış olduğunu, bu kapsamda semeresiz kalan icra takip dosyamızdaki çeklerin hesap sahibi ile ilgili yeterli araştırma yapılmaksızın verildiği anlaşılmış olduğunu, davalı bankanın çek karnesini vermeden önce yeterli maddi varlığının bulunup bulunmadığını tahkik etmesi, üçüncü şahısların zarara uğramasına sebebiyet verilmemesi, bankanın vasıta kılınarak dolandırıcılık suçunun işlenmemesi için gerekli özeni göstermesi ve basiretli davranması gerekmekte olduğunu, oysa bu gereklilik yerine getirilmemiş, çek hesabı açılan müşteriye yeterli malı olmamasına rağmen çok yapraklı çek karnesi verildiği gibi, bilançolarının değerlendirilmediği, vergi borçlarının tahkik edilmediği, şirketin merkez adresinin kaç kere değiştiğinin tespit edilmediği ve yerinde olmayan şirketin merkezinde tahkikat yapılarak tutanak tutulmadığının anlaşıldığını, bu nedenle semeresiz kalan takip borcunun davalı banka tarafından karşılanması gerekmekte olduğunu, üstelik çek hamillerine verilmesi zorunlu olan adreslerde verilmemiş, çek karnesi verilirken yapılan tahkikat bilgileri dahi müşteri sırrı olarak gizlenmiş olduğunu, ileri sürmek suretiyle Yukarıda açıklandığı üzere, fazlaya ilişkin ve artırma hakkımız saklı tutulmak koşulu ile 5941 Sayılı Kanun’un 2.maddesine aykırı olarak basiretsiz bir şekilde çek karnesi veren davalı bankanın anılan yasa kapsamındaki sorumluluğu nedeni ile şimdilik 5.000,00 TL olmak kaydı ile çek bedeli kadar maddi tazminatın icra takip tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.