11. Ceza Dairesi 2024/5358 E. , 2025/4394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2023/236095 Soruşturma, 2024/25650 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/184 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mah
**11. Ceza Dairesi 2024/5358 E. , 2025/4394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2023/236095 Soruşturma, 2024/25650 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/184 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, bila tarihli ve 2024/381 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/18199 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/97794 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/97794 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2024 tarihli kararı ile "...şüphelilerinin alınan savunmasında söz konusu şirketin aslında kendisine ait olmadığı, para karşılığında açtırıldığı, yapan kişilerin ad, soyad bilgilerini verdiği anlaşılmakla salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiğinden, hiçbir delil araştırılması yapılmadığından, şüpheli ... iddiaları doğrultusunda ifadesinde ismi geçen kişiler tanık dinlenilmediğinden, sahteliği iddia edilen faturalardaki imzalar ile şüphelilerin imza ve yazı örnekleri karşılaştırılmadığından, sahteliği iddia edilen faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadığından, soruşturma aşamasında savcılığın görevleri arasında sayılan şüpheli lehine de delil toplama görevi yerine getirilmediğinden, suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadığından, iddianamenin eksik düzenlendiğinden..." bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, şüpheliler haklarında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 19/06/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheliler haklarında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/184 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Şüpheli ... iddiaları doğrultusunda ifadesinde ismi geçen kişiler tanık dinlenilmeden, 2-Sahteliği iddia edilen faturalardaki imzalar ile şüphelilerin imza ve yazı örnekleri karşılaştırılmadan, 3-Sahteliği iddia edilen faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadan..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, "suçun sübûtuna doğrudan etki edecek birçok delil toplanmadan düzenlendiği" belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve 2023/236095 Soruşturma, 2024/25650 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... Reklam Kağıtçılık Matbaa Ambalaj Malzemeleri Toptan Alım Satım Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ... hakkında, "2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme", şüpheli ... hakkında "2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna iştirak" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 19.06.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-412)/8 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda şüphelilerin düzenlediği iddia olunan sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, soruşturma aşamasında ifadelerine başvurulan şüphelilerden ...'ün internet üzerinden tanıştığı bir kişi vasıtasıyla para karşılığında üzerine 2 adet şirket kurulmasını kabul ettiğini, herhangi bir fatura düzenlemediğini, şirketlerin faal olup olmadığı konusunda bilgisinin olmadığını, şirkete ait defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını bildirdiği, her ne kadar şüpheli ...'nin adı geçen şirkette ortak veya yetkili sıfatının bulunmadığı, şüphelinin savunmasında şirketle ilgili bilgisinin olmadığını söylediği anlaşılmış ise de, dosyada bulunan vergi tekniği raporunda şirketin düzenlediği sahte faturalara ilişkin ödemelerin muvazaalı olduğunun ve bu ödemeler sırasında şüpheli ... ile nüfus kaydına göre eşi olduğu belirlenen ...'nin banka hesaplarının kullanıldığının tespit edilmesi karşısında; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/184 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen deliller ile şüphelilerin ifadelerinde dile getirdiği hususlara yönelik diğer delillerin yargılama sırasında Mahkemece de toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, bila tarihli ve 2024/381 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.