Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin ...'nde pay sahibi hissedarı olduğunu,şirketin faal bir şirket olmayıp uzun zaman boyunca genel kurulun toplanamadığını, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantılarının yapılamadığını,son yıllarda yönetim kurulunun müvekkilinin girişimiyle yalnızca bir kez toplanabildiğini,fakat müvekkilinin tüm çabalarına rağmen genel kurul çağrısı için karar alınamadığını,dava konusu olayda müvekkilinin yönetim kurulunun toplanması
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...’nin %60 payına sahip olan hissedarı olduğunu, halihazırda şirketin yönetim kurulu resmi olarak belge üstünde olsa da fiilen yoktur. Davalı şirketin yönetim kurulu başkanının tek başına imzaya/münferiden temsile yetkili olması, şirketi temsile başka bir yetkilinin bulunmaması genel kurulun toplanmasını imkânsız hale getirdiğini, ihtarname keşide edilmişse de bugüne kadar herhangi bir cevap alınamadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı tarafından ihmaller ve kasıtlı işlemleri nedeniyle gerek şirket gerekse de müvekkil aleyhine gelişen aşağıda sıralı durumlar mevcut olduğunu, şirketin işyerinde usulsüz elektrik kullanımı yapıldığını belirterek davalı şirket yönetim kurulunun 30.01.2018 tarihinden beri hiç bir şekilde genel kurulun toplantıya çağrılmaması, %60 şirket hissesine sahip müvekkilin ihtarname ile olağanüstü genel kurul talep ettiği halde yönetim kurulu başkanın bu talebi cevapsız bırakması, şirket ticari faaliyetlerinin düşmesi, şirket borçlarının hızla artması hususları dikkate alınarak TTK m. 410/2 gereği, müvekkile “genel kurulu toplantıya çağırma izni” verilmesini talep ve dava etmiştir.