3. Hukuk Dairesi 2020/2965 E. , 2021/5594 K. "" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : SAMSUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temy…
**3. Hukuk Dairesi 2020/2965 E. , 2021/5594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : SAMSUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; .... isimli tıbbi malzemeyi 2014 Yılı aralık ayından itibaren hastaların tedavisinde kullanmaya başladıklarını, bu ürünün .... Medikal Ürünler Tic. ve San. AŞ. tarafından ithalatının ve satışının yapıldığını, SGK tarafından 23/11/2017 tarihli kararla ... isimli ilacın çok kullanımlık ibaresinin SUT hükümlerine aykırı olarak yorumlanması sonucunda ilacın 10 kullanımlık ve 2 ay süre ile kullanılması gerektiğinin belirtilerek hakedişlerinden kesinti yapıldığını, bu kesintilere ilişkin kuruma 1.617.213,60 TL asıl alacak ve 225.410,57 TL tutarında faiz borcunun olmadığının tespitini istemiştir. Davalı; dava konusu ürünün SUT hükümlerine göre fiyatının 10 kullanımlık formuna göre belirlendiğini, bu nedenle hastanenin her seans için ürün bedeli faturalandıramayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporu, bilimsel mütalaalar ve tüm dosya kapsamına göre ... mükerrer kullanıldığından bu hastalara uygulanan tedavi için Kurum tarafından davacı hastaneye tedavi başına ödeme yapması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalı kurum tarafından davacı aleyhine tanzim edilen 1.617.213,60 TL asıl alacak, 225.410,57 TL'lik faizi olmak üzere toplam 1.842.624,17 TL mahsup edileceğine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacının borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.