Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1125 E. , 2024/2376 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1125 Karar No : 2024/2376 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gümlükleme Gıda Pazarlama Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozul…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1125 E. , 2024/2376 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1125 Karar No : 2024/2376 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gümlükleme Gıda Pazarlama Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına 2021 yılının Ekim ve Kasım aylarında tescilli 22 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen muhtelif eşya kıymetinin, referans kıymete yükseltilerek yurt dışı gidere eklenmek suretiyle beyanı üzerine fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyalara ait faturalarda gösterilen kıymetlere göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca tecil faiziyle birlikte iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin 28/07/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değişik ve beyannamenin tescil tarihinde yürürlükteki halinden bahsetmek suretiyle ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin davacının kendi beyanı ile arttırılması sonucu tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında geri verilmesi talebinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece ara kararına verilen cevaptan, dava konusu beyannameler içeriği eşyalar hakkında beyannamelerin tescil edildiği tarih itibariyle herhangi bir ticaret politikası önlemi (koruma ve gözetim, v.b) uygulaması bulunmadığı, ancak referans kıymet uygulaması bulunduğunun anlaşıldığı ve yurt dışı gider tutarları dahil edilmiş ve yurt dışı gider eklenmeden tahakkuk edecek bütün vergilerin ayrı ayrı gösterildiği hesaplama tablosunun ibraz edildiği; öte yandan, Gümrük Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (n) bedindinde, ticaret politikası önlemlerinin gözetim, korunma önlemleri, miktar kısıtlamaları ve ithalat veya ihracat yasaklamaları gibi eşyanın ithal ve ihracı ile ilgili hükümlerle belirlenmiş tarife dışı önlemleri ifade ettiği, bu önlemlerle idarenin yasalarca kendisine verilen yetkiler çerçevesinde ithalat ve ihracat işlemlerinin belirlenen politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamayı ve her türlü denetleme, inceleme ve araştırma yapabilmeyi hedeflediği, bu kapsamda ithal edilen eşyanın insan, bitki ve çevre sağlığına olabilecek zararlı etkilerinin engellenmesi veya ithal edilen eşya miktarının yerli üreticiyi olumsuz etkileyecek oranda artıp artmadığının belirlenmesi ve bu suretle, gerçek kıymetler üzerinden tahakkuk ettirilecek vergilerin ödenmesi sağlanarak kamu zararı oluşmasının engellenmesinin idarenin yetki ve görevinde olduğu ve bu çerçevede yapacağı işlemlerin yükümlüler açısından haksız zorlama olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; davalı idarece kabul edildiği üzere "referans/veri fiyat bilgileri" kıymet tespitinde gümrük idaresinin beyanın gerçekliği ve doğruluğu konusunda yapılacak incelemede yol gösterici mahiyette kullanıldığı ve bu haliyle emsal-referans kıymeti uygulamasının bir ticaret politikası önlemi değil, eşyanın gerçek kıymetinin bulunması ve idareye yön göstermek amacıyla belirlenen bir değer olduğu ve bu hususun, davalı idarece ara kararına verilen cevapla emsal fiyat uygulaması bulunduğu halde herhangi bir ticaret politikası önleminin bulunmadığı belirtilmek suretiyle teyit edildiği dikkate alındığında, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişikliğin, emsal-referans kıymet uygulamasından kaynaklı geri verme taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin bir değişiklik getirmeyeceğinin anlaşıldığı; bu nedenle, eşyaların faturalarında gösterilen kıymetinden fazla olarak yurt dışı gider kalemine yapılan emsal-referans kıymet uygulamasından kaynaklı ek kıymet beyanının, alıcı ile satıcı arasında bir ilişki bulunduğu ve bu ilişkinin eşyanın beyan edilen kıymetini etkilediği ya da davacı tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerde yazılı kıymetin gerçeği yansıtmadığı yolunda herhangi somut bir tespit yapılmamış olması karşısında, yurt dışı giderin bir kıymet unsuru olarak kabul edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından fazladan tahsil edilen vergilerin iadesinin gerektiği, bununla birlikte davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk eden ve ödenen vergilerin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesinin 7190 sayılı Kanun'la değişik haline göre, idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne ve dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu beyannamelerin davacı tarafından bilgisayar ortamında gümrük bilge sistemine veri olarak işlendiği, idarece mevzuata aykırı bir husus görülmemesi üzerine beyannamelerin tescil edilerek ithalatların gerçekleştirildiği, davacının iradesini sakatlayacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, davacının kendi beyanları doğrultusunda tahakkuk eden ve tahsil edilen vergilerin iadesinin istenilemeyeceği, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına 2021 yılının Ekim ve Kasım aylarında tescilli 22 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen muhtelif eşya kıymetinin, referans kıymete yükseltilerek yurt dışı gidere eklenmek suretiyle beyanı üzerine fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyalara ait faturalarda gösterilen kıymetlere göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca tecil faiziyle birlikte iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 61. maddesinin 2. fıkrasında, aksine hüküm bulunmadıkça, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarihin, beyannamenin tescil edildiği tarih olduğu, 3. fıkrasında, beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş olması halinde bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükümleri yer almaktadır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Olayda, davacı tarafından 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında yapmış olduğu iade başvurusuna konu beyannameler kapsamında ithal edilen eşyalarla ilgili olarak referans kıymet belirlendiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu kıymetler yalnızca emsal nitelikte olup, yükümlüler nezdinde ithalata konu eşyanın kıymetini referans kıymet üzerinden beyanda bulunmayı zorunlu kılan bir uygulama niteliğinde olmadığından, uyuşmazlığın çözümü için zorlayıcı nitelikte bulunmayan uygulamanın gerekçe gösterilerek davacının kendi iradesi ile ithale konu eşyanın kıymetini yükseltmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük vergilerinin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iadeye konu edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Her ne kadar İstinaf Dairesince; 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesindeki değişikliğin referans kıymet uygulamasından kaynaklı geri verme taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin herhangi bir düzenleme öngörmediğinden bahisle karar verilmiş ise de; ithalata konu eşyanın kıymetini referans kıymet üzerinden beyana zorlayıcı yasal bir düzenleme olmadığı gibi tamamen yükümlünün kendi iradesiyle beyan edilen kıymetin esas alındığı ve yukarıda değinilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine istinaden kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilmiş vergilerin iade istemine konu olabilmesi için aranan yanlışlıkla alındığı veya fuzulen tahsil olunduğu anlaşılan bir verginin bulunmadığı da açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf kararı aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.