4. Hukuk Dairesi 2022/13954 E. , 2023/1327 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/583-2022/604 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/342-2020/5147 sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar v…
**4. Hukuk Dairesi 2022/13954 E. , 2023/1327 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/583-2022/604 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/342-2020/5147 sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan ... 'ın, Halk Bankası Girne Şubesinden kullandığı 60 ay vadeli 40.000,00 TL bedelli kredi karşılığında kendisine hayat sigortası yapıldığını, ... 'ın 11.07.2014 tarihinde vefat ettiğini, vefat ettiği tarihte 60 ay üzerinden çektiği kredinin 11 ayını ödemiş olduğunu, vefat sonrasında kalan taksitlerin müvekkilleri tarafından ödenmeye devam edildiğini, müvekkillerinin kalan kredi borcunun sigorta tarafından ödenmesi için başvuruda bulunduklarını ancak sigorta şirketinin "murisin poliçe düzenlenmesi sırasında ölümüne neden olan hastalığını gizlemiş olduğu" gerekçesiyle ödeme yapmadığını, müvekkillerinin murisi ... 'ın kredi çekerken yapılmış olan hayat sigortası sırasında vefatına neden olan hastalığını bilmesine imkan olmadığını, durumunu saklasa bile bu araştırmayı yapmayan sigorta şirketinin haksız olduğunu, sigortacılar tarafından doldurulan beyan formunda murise rahatsızlığına ilişkin açık bir sorunun olmadığını, müvekkillerinin 3. kişi yani poliçenin lehtarı konumunda olduklarını, murislerinin veya sigorta şirketinin kusur veya hatasından kaynaklanan durumların kendilerine yansıtılamayacağını belirterek, müvekkillerinin murisi ... 'ın vefat tarihi olan 11.07.2014 tarihinde kalan borcu olan 44.411,64 TL'nin vefat tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.07.2017 tarih ve 2016/1019-2017/525 sayılı kararı ile; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/342-2020/5147 sayılı kararı ile" poliçede dain mürtehin sıfatına haiz bankanın davaya muvafakat etmemesi üzerine mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de kararın temyizi üzerine temyiz incelemesi aşamasında dava dışı bankanın, kredi borcunun davacı mirasçılar tarafından kapatıldığını borç kalmadığını bildirdiği,dain mürtehinin davaya muvafakati ya da kredi borcunun ödenmesine ilişkin hususun, sonradan tamamlanabilir dava şartı olduğu gözetildiğinde bankanın krediye ilişkin borcun ödeme ile son bulduğuna ilişkin yazı cevabı karşısında bankanın davaya muvafakatına gerek kalmayıp davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunun gözetilip, işin esasına girilerek karar verilmek üzere hükmün bozulmasına" karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;" hükme esas alınan 28.04.2022 havale tarihli Adli Sağlık Raporu uyarınca, davacıların murisinin ölüm sebebi olan "Serebrovasküler olay" tanısının gelişiminde rol oynayan geçmişteki birçok hastalık ve durum bulunmakla birlikte, muriste poliçe tanzimi öncesi mevcut olan Geçici Serebral İskemik Atak ve Serebrovasküler Hastalık tanıları ile ölüm sebebi arasında illiyet bağının bulunduğunun, ayrıca murisin geçmişteki tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı, kalp hastalığı, kalp yetmezliği, kalp damar hastalığı, damar hastalıklarının Serebrovasküler olay gelişimine zemin hazırlayan hastalıklar olduğunun tespiti karşısında; sigorta ettiren murisin sözleşme yapılırken mevcut olan hastalıkların, doğru şekilde sigorta şirketine bildirmemek suretiyle beyan yükümlülüğüne aykırı davranmış olduğunun anlaşıldığı, murisin beyan yükümlüğüne ihlali ile gerçekleşmiş olan riziko arasında da bağlantı bulunduğu yani illiyet bağı bulunması sebebiyle sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkması sebebiyle" davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, görüş bildirilen Geçici Serebral İskemik Atak ve Serebrovasküler Hastalık tanılarının hangi tarihte ve nerede konduğu ve bunlar için müteveffanın düzenli ya da geçici ilaç kullanıp kullanmadığı anlaşılamadığını, müteveffanın kalbiyle ilgili rahatsızlığı olduğunu, Geçici Serebral İskemik Atak ve Serebrovasküler Hastalık tanıları diye raporda belirtilen hastalıkların belli olmadığını, bu sebeple en azından bu hususta ek rapor alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin poliçede bilgilendirmeye ilişkin yönetmelikteki yükümlülüklerine uymadığını, müvekkilerinin murisine eksik beyanda bulunmasının sonuçları, beyanının nasıl olması gerektiğinin izah edilmediğini,matbu evrakların imzalatıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigorta poliçesine dayalı vefat tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları, 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve 25.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerledirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanı mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.