T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/441 KARAR NO: 2026/403 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/12/2022 NUMARASI: 2021/496 Esas - 2022/1253 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/441 KARAR NO: 2026/403 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/12/2022 NUMARASI: 2021/496 Esas - 2022/1253 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın 09/01/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda pert total işlemine tabi tutulduğunu, müvekkilinin ihtirazi kayıtla mutabakatı imzaladığını, söz konusu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... sigortası kapsamında sigortalı olduğunu belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 100.000 TL'ye çıkartmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davanın ticari dava olmadığını, araç üzerinde bankanın rehin hakkının bulunduğunu ve davacının aktif husumetinin bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, davacı şirkete ait ... plakalı aracın pert değerinin kasko sigorta poliçesinin 9. maddesinde düzenlenen ve taraflarca kabul edilen yönteme göre tarafsız ... tarafından tespit edildiğini, bu miktarın gerçek zarar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 100.000,00 TL'nin 21/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Huzurdaki yargılama öncesi zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve arabuluculuk son tutanağı ticari uyuşmazlık şeklinde tutulduğunu, davanın da Ticaret Mahkemesinde ikame edildiğini, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan dava ticari dava olup araç maliki şirketin tüm faaliyetleri ticari nitelikte olduğunu, TTK ve 3095 sayılı Yasa uyarınca temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada alınan bu iki bilirkişi raporu, dosyanın ihtilaf noktası olan ... plakalı aracın kaza tarihindeki rayiç değeri bakımından birbiriyle çeliştiğini, bilirkişi raporlarında ... plakalı aracın kaza tarihindeki rayiç değerleri miktar olarak çok farklı tespit edildiğini, Yerel mahkeme tarafından iki rapor arasındaki çelişki giderilmediğini, bu çelişkinin giderilmemesi tek başına yerel mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirdiğini, bilirkişi raporunda gelişigüzel birkaç yere telefon açılarak aradan 2 yıl geçmiş bir dönem için fiyat sorulduğunu, ne kadar doğru olduğu belli olmayan bu fiyatlar ile rayiç değer tespiti yapılıp rapor düzenlendiğini, Yerel mahkeme tarafından hiçbir veriye ve hiçbir somut bilgiye dayanmayan son derece gayriciddi hazırlanan dayanmayan ve gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmayacağını, kasko ... şartları taraflar için bağlayıcı olduğunu, ... plakalı aracın rayiç değeri ... tarafından poliçe şartlarına göre tespit edildiğini, ... tarafından tespit edilen rayiç değeri üzerinden müvekkil şirket tarafından davacı sigortalıya ödeme yapıldığını, ... plakalı aracın rayiç değeri poliçe şartlarına göre tespit edilip sigortalıya ödendiğinden işbu davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlar'ın 3.3.1.1. maddesinin ''Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır.Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse Hazine Müsteşarlığınca tespit edilecek kurallar çerçevesinde belirlenecek referans rayiç değerler esas alınır.'' hükmüne; B.3.3.1.2.1 maddesi hükmü uyarınca, "Onarım masrafları, sigortalı taşıtın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği taktirde sigortacının malı olur." hükmüne haizdir. Kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hasarlı hali, hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti gerekir.( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13793 E. -2022/9551 K. sayılı kararı). Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır. Sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi halinde, sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamına göre taraflar arasında kasko sigortalı aracın pert olduğu konusunda ihtilaf yoktur. İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında da araç pert olması gerektiği belirtilmiştir. İhtilaf pert bedelinin ne kadar olduğu noktasındadır.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında kaza tarihi yerine, kaza tarihinden sonra ki tarihli emsal satışlar üzerinden aracın piyasa rayici belirlenmesi doğru olmamıştır. Yine dosya içeriğine göre sovdajın davacı yanda mı yoksa davalı yanda mı kaldığı anlaşılamamaktadır.O halde mahkemece, davalı sigorta şirketi ile yazışma yapılarak sovdaj bedeli dahil ödeme yapılmış ise ödeme belgeleri istenmeli, sovdajın kimde kaldığı sorulmalı ayrıca taraf vekillerine de kazalı aracın sovdajının kimde kaldığı konusunda beyanda bulunmak üzere mehil verilmeli, gelen yazı cevabı ve beyanların yetersiz olması halinde davacı vekiline hasara uğrayan sigortalı aracın sovtajının kimde kalacağı (çekme belgesi vardır) hususunda beyanda bulunmak üzere mehil verilmeli, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalı aracın kasko poliçesindeki 5. ve 9.maddelesi hükümlerine göre aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, onarım bedeli ile sovtaj bedelinin ayrı ayrı belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması ve sonucuna göre hangi rapora üstünlük tanındığı tartışılarak değerlendirilme yapılarak karar verilmesi olmalıdır.Kabule göre davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2026