13. Hukuk Dairesi 2014/26206 E. , 2014/25888 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki kredi masraf iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, sözleşme imzalayarak davalı bankadan konut kredisi aldığını, bankaca yersiz olarak 3.465.00 TL kesinti yapıldığını, ilgili sözl…
**13. Hukuk Dairesi 2014/26206 E. , 2014/25888 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki kredi masraf iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, sözleşme imzalayarak davalı bankadan konut kredisi aldığını, bankaca yersiz olarak 3.465.00 TL kesinti yapıldığını, ilgili sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde olduğunu ve kesintilerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 3.465.00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, HMK'nu gereğince duruşma açılmadan, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-A.İ.H.S'nin 6. maddesinde adil yargılanma hakkı, Anayasanın 36. maddesinde hak arama hürriyeti ve HMK'nun 27'inci maddesinde hukuki dinlenilme hakkı ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup hukuki dinlenilme hakkının usul hukukundaki bir diğer yansıması ise HMK madde 297/1-c bendinde yer almıştır. Hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı gereğince kişi habersiz olarak yargılanamaz ve hakkında karar verilemez. Taraflar, mahkeme önünde iddia ve savunmalarını ileri sürme ve yargılama ile ilgili açıklamada bulunma ile ispat hakkına sahiptirler. Bu nedenlerle hukukumuzda kural olarak davalının savunma hakkını kullanmasına olanak sağlanması için duruşma açılması gerekir. A.İ.H. Mahkemesi, herkesin medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili olarak bir mahkeme tarafından davasının görülmesini isteme hakkının olduğu ve medeni hak ve yükümlülüklerin belirlenmesi için ilk derece ve temyiz mahkemelerine erişim ile beraber mahkemeye gitme hakkının da eşit derece korunduğunu belirtmiştir. Ayrıca, mahkeme erişim ve yargıya gitme hakkına getirilen sınırlamaların hakkın esasına zarar vermemesi gerektiğini belirtmiş, haklı bir amaç gütmeyen ve başvurulan yollar ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmayan bir sınırlamanın AİHS'nin 6'ıncı maddesine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Yine de bu hak mutlak olmayıp bazı sınırlamalar getirilmesi mümkündür. HMK'nın 320/1.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlenmiş olup bunun ancak ön inceleme aşamasında ve "mümkün olan hallerde" olduğu belirterek sınırlama alanı dar bir çerçeve içine alınmıştır.